17 Nisan, 2026 09:06:33 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - Balian d'Ibelin

Sayfa: 1 [2]
16
Yasak Orman / Korkunç ısırık - Flashback
« : 11 Mart, 2023 15:39:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »


Noel vakti gelip çatmıştı. Okul neredeyse bomboş kalmışken Balian ve iki bina arkadaşı bu Noel'de okuldaydı. Her Noel içini bir hüzün kaplıyordu. Okula geldiğinden beri Noel'leri buruk geçiyordu. Evine gitmek istese de bu kadar kısa bir tatil için upuzun bir yolu gitmesinin bir anlamı yoktu.
"Hey, Balian!" diye seslendi kısa çocuk. Her Noel onlarla takılmak zorunda kalıyordu. Aksi takdirde bütün tatil tek başına odasında oturmalıydı Balian. "Okul boşaldığından beri kös kös odalarımızda oturuyoruz. Biraz maceraya ne dersin ha?" Balian "ne saçmalıyorsunuz yine" der gibi suratlarına baktı. Diğerine göre biraz daha uzun olan arkadaşı "Hadi ama gerçekten çok eğlenceli olacak. Yasak ormana gitmeyi planlıyoruz." dedi. Balian ağzı açık bir şekilde kalmıştı. Saat çoktan gece yarısını geçmişti ve onlar yasak ormana gitmeyi planlıyorlardı. "Orasının yasak olması için bir neden var çocuklar. Hem bu saatte odalarımızdan çıkmamız bile yasak." Kısa olan çocuk bir kahkaha patlattı. Kahkahadan çok boğuluyormuş gibi bir sesti aslında. Uzun kahkahası bittiğinde "Koca adam korkuyor mu?" diye sordu. Tekrar o tuhaf gülüşüyle kahkaha atıyordu. "O seherbaz olmak istiyor. Eksi puanı göze alamaz." diye yanıtladı uzun olan. Ardından o da daha düzgün olan gülüşüyle kahkahalara boğuldu. "Sizi bu kadar güldüren ne bilmiyorum ama ben sizi uyarmaya çalışıyorum." Bunu söylerken büyükannesinden gelen mektubu kenara bıraktı. Henüz tamamını okuyamamıştı bile.

...

Saat gecenin birine yaklaşırken Balian ve iki arkadaşı Ravenclaw binasından gizlice çıkmışlardı. Tabloları uyandırmamak için karanlıkta ilerlemek oldukça zor olsa da hiçbir sorun yaşamadan Yasak Orman'ın yolunu tutmuşlardı. Balian ve kısa çocuk ormana girerken diğeri geride kalmış "Çocuklar belki de bir kez daha düşünmeliyiz." dedi. İkna olması zor olsa da şuan buraya kadar gelmiş olan Balian'ın dönmeye niyeti yoktu. Çoktan bir sürü kuralı çiğnemişlerdi, artık çok merak ettiği ormana girmeye hazırdı. "Orada bir şey olmadığına eminim." dedi kısa çocuk. Oldukça kısa boyluydu fakat kaslı gövdesi onu kocaman gösteriyordu. Adımlarını hızlandırıp öne geçti ve ormana girdi. Balian son bir kez arkasına bakıp uzun çocuğu süzdü. Kaçacak gibi görünüyordu.

Ormana girdiklerinde üçü de nefeslerini tutmuş etrafa bakıyorlardı. Sanki bir şeyin çıkıp onları korkutmasını ya da tek boynuzlu bir atın önlerinden koşarak geçmesini bekliyorlardı. Uzun çocuk çoktan titremeye başlamış diğerlerinin kollarına yapışmıştı. "Size burada bir şey olmadığını söylemiştim. Niye yasak ki burası?" dedi kısa olan. Diğeri tam bir şey söyleyecekti ki bir uluma sesiyle donakaldılar. Balian gökyüzüne baktı. "Dolunay" diye mırıldandı. Dolunay vardı ve onlar girmemeleri gereken bir ormanın ortasındaydılar. Nasıl oldu da dikkatimi çekmedi bu diye kendi kendine kızdı. Uluma sesi tekrar duyuldu. Ama bu sefer sanki daha yakındaydı. "Çocuklar buradan biran önce gitsek iyi olur." dedi öne geçip ilerlerken. Hızlı adımlarla okula doğru yürürken uluma sesi daha da yakından geldi. "Be- belki de koşsak- koşsak daha iyi olur." dedi uzun olan.

İki arkadaşı önünde koşuyordu. Uzun olan düştüğünde diğerini onu kaldırdı ve devam ettiler. Ses gittikçe yaklaşıyordu ve onlar hala çıkışa yaklaşmamışlardı. Balian yavaş yavaş yön duygusunu kaybetmeye başlamıştı. Doğru tarafa gittiklerinden bile emin değildi artık. Durup etrafında döndü. Doğru tarafa mı koşuyorlardı? Tekrar eski yönüne döndüğünde arkadaşları yoktu. Koşmaya başladı. Yoklardı. Sanki yok olmuşlardı. Birden bir hırıltı duydu. Sağından yavaş yavaş ve hırıltıyla gelen bir nefes alışverişi duydu. Başını yavaşça çevirdiğinde korktuğu başına gelmişti. Kurtadam hızla ona doğru geliyordu. Cübbesinin kolundan asasını çıkarıp koşmaya başladı. Avcısının yaklaştığını anladığı anda dönüp "Sersemlet!" dedi. Ama ıskaladı. Bir daha denedi. Yine olmadı. Eğer onu bu büyü ile bayıltabilirse o ayılana kadar rahatlıkla kaçabilirdi. Kurtadam o kadar hızlı koşuyordu ki ondan kaçmak için kaslarını yırtarcasına koşmak zorundaydı. Daha fazla koşamayacağını anladığında hızlı bir karar vermesi gerekiyordu. Durup büyü yaparsa onu bayıltabilir miydi? Öldürmek ya da yaralamak istemiyordu. Ama gerekirse bunu da yapabileceğini düşündü.

Durdu. Arkasını dönüp ona doğru hızla gelen kurtadama asasını yöneltti. "Sersemlet!" diye bağırdı. İşe yaramıştı. Avcısı olduğu yere yığılırken o da yere çöktü. Nefes nefese kalmıştı. Geniş göğsü hızla inip kalkıyordu. Biran önce buradan gitmeliydi. Avcısının ayılması en fazla 10-15 dakika sürerdi. Kalktı ve bir kaç adımı geri geri attı. Gözünü kurtadamdan ayırıp önüne döndüğü anda üzerine bir şey atladı. Yere çarpan sırtından boynuna bir sızı yükseldi. Gözlerini açtığında üzerinde başka bir kurtadamın olduğunu gördü. Ellerini kurtadamı itmek için kullanırken başını çevirdi. Asasını aradı ama düştüğü sırada uzanamayacağı kadar uzağa gitmişti. Tekrar kurtadama döndü. Deliye dönmüş bir şekilde ona uzanmaya çalışıyordu. Kol kaslarındaki yanmaya aldırmadan daha da itti onu. Güçlükle bacağını karnına doğru çekti ve kollarının da yardımıyla üzerinden attı. Can havliyle yerinden kalkıp koşmaya başladı. Sırtında ve sol kolunda bir acı hissediyordu. Koşabildiği kadar hızlı koştu.

Ormandan çıktığında hala arkasına bakmaya korkuyordu. Vücudundaki acıya aldırmadan koşmaya devam etti. Artık yakalanmak da umurunda değildi. Ama yakalanmadı. Odasına çıktığında hemen yatağına attı kendini. Sırtı ağrıyordu. Yere çok sert düşmüş olmalıydı. Kol ve bacak kaslarındaki yanma da cabasıydı. Ama sol kolunda daha farklı bir şey hissediyordu. Acıyordu. Elini koluna omuzuna yakın olan acının kaynağına götürdü. Islaktı. Telaşla cübbesini sıyırdı. Başta yere düşünce bir yere sürttüğünü sandı. Ama dikkatle bakınca onun bir ısırık olduğunu anladı. O kurtadam üzerine atladığı sırada onu ısırmış olmalıydı. O adrenalin patlaması ile hissetmemiş olmasının  normal olduğunu düşündü. Ama şimdi ne olacaktı? Dönüşecek miydi? Yoksa ölecek miydi?

Bitti...

17
Kütüphane / Beni bir daha reddetme - Flashback
« : 11 Mart, 2023 14:06:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[youtube]https://youtu.be/_hyAOYMUVDs[/youtube]

Sınavlar yaklaşırken herkes gibi Balian'da sessiz bir yer arıyordu. Kütüphanenin kalabalık olacağını bildiği halde ayakları onu oraya sürükledi. Evet, sürükledi. Çünkü Lola'nın orada olacağını biliyordu. Hep orada olurdu zaten. Bir yanı kütüphaneye onu görme umuduyla gitmek isterken diğer yanı dönüp odasında çalışmasını söylüyordu. İki hafta önce üçüncü kez açılmıştı Lola'ya. Üçündede sert bir şekilde reddedilmesine rağmen onu görmek istemekten kendini alamıyordu. Mavi gözlerini ve saçlarını savurarak yürüyüşünü görmek istiyordu. Niye bu kadar sertti? Niye hala reddediyordu ki? Oysaki bazen onu da kendine bakarken gördüğü oluyordu. Yoksa yanılıyor muydu? Eğer yanılmıyorsa... Sorun neydi peki? Yaşça küçük olması mı? Bunu geçerli bir sebep olarak görmüyordu Balian. Çünkü boyu yüzünden büyük görünüyordu. Eğer çıkmaya başlarsalar göze batmayacaklarından emindi.

En son reddedilişi en ağırı olmuştu. Lola ağzına ne gelirse söylemiş, bir daha gözüne gözükmemesini yoksa onu bir sincaba çevireceğini söylemişti. Buna rağmen yoluna devam etti. Kütüphanenin kapısından girerken gözü kuytu sessiz bir köşeyi değilde onu arıyordu. Bir süre masaların etrafında dolaştı. Hiçbir masada onu görmedi. Ona dair bir eşyasını bile görmedi. Eşyalarının hepsini tanırdı. Birinci sınıftan beri ona aşıktı ve ancak bu yıl açılma cesareti bulmuştu. Ama tabii reddedilmesi ise kaçınılmaz olmuştu. İlk reddedilişi çok hafifti. Kız özür dilemiş ve onunla çıkmayacağını söylemişti. Ama diğerlerinde masmavi gözlerini patlatıp "Defol!" diye bağırmıştı. Oysaki son teklifinde baloya gitmeyi teklif etmişti. Henüz birisi ile sözleşmediğini biliyordu. Bu sert hayırın ardından balonun kapısından bile geçmemeye karar vermişti.

Orada olmadığını kabullendiğinde her zamanki yerine gitmeye karar verdi. Her zaman en kuytu kenarda rafların arasında yere otururdu. Böylesi daha rahat ve gözden uzaktı. Bazen insanlar uzun bedeninin orada olmasından rahatsızlık duyardı ama bu pek umurunda değildi. Umurunda olan tek şey Lola'ydı.

Köşesine gitmek için rafların arasına girdi. Biraz ilerisinden bir kız kahkaha atmıştı. "Şşt!" sesleri yükselirken kızın sesi de kendini durdurmaya çalışır gibiydi. O rafın yanından geçerken merakına yenilip dönüp baktı. O anda başından kaynar sular döküldü. Bu oydu, Lola'ydı. Hafif turuncuya çalan saçları yüzüne dökülmüştü ve sağ eli ile ağzını kapatıyordu. Hızla başını çevirip köşesine doğru hızlı adımlarla ilerledi. Gördüğü manzaradan hiç hoşnut olmamıştı. Onu görmüş olmanın verdiği mutluluğu yanındaki çocuk yok etmişti. Hala bu çocukla nasıl bir ilişkisi olduğunu bilmiyordu. Adının Blake olduğunu öğrenmişti fakat ilişkileri neydi? Yakın arkadaş olduklarını düşündüğü her seferinde bir şeyler oluyor aralarında duygusal bir ilişki olduğunu düşünüyordu. Bu da böyle bir andı. Rafa yaslanmış kahkahasını durdurmaya çalışan kıza sırıtarak bakan çocuğu o an bir kitaba çevirmek istedi. Kitaba çevirip asla bulunamayacağı bir rafa koymak...
Yerine geldiğinde kendini adeta yere attı. Öyle ki insanlar bu uzun bedenden çıkan ses ile dönüp baktı. Elini iyi olduğuna dair salladı. Gözünün önünden o sahne gitmiyordu. Hatta beyni aslında görmediği şeyleri bile gösteriyordu. O an odasına gitmeye karar verdi. Burada durduğu sürece kendini durdurması ve gidip en azından bir yumruk atmaması zorlaşacaktı. Böyle bir şey yaparsa hem Lola'yla bir şansı varsa dahi kaybederdi hem de ceza puanı alır hayallerine bir eksi puan eklerdi. En iyisi buradan bir an önce uzaklaşmaktı. Hızla yerinden kalktı. Etrafına dahi bakmadan, sanki sinirini zeminden çıkarıyormuşçasına yürüyüp gitti.


Bitti...

18
Yetişkin Karakter Başvuruları / Balian d'Ibelin
« : 10 Mart, 2023 17:07:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı:Balian d'Ibelin

Karakterin Temel Kişilik Özellikleri:
Bir süre kurtadam olduğunu kabullenememiştir. Bu yüzden herkesten gizlemiştir. Fakat zamanla öğrenen sayısı arttıkça kabullenmiştir.
Sevdi mi tam seven, güzel seven adamlardandır.
1863 yılında nişanlısı bir katil (cadı avcısı) tarafından öldürülmüştür. Başka kurbanları da olan katil yakalanamamıştır.
Nişanlısı öldükten sonra toparlanması zor olmuştur. Bir süre dünya ile bağlantısı kopmuş, oldukça derin bir yas yaşamıştır.
17 yıl seherbazlık yapmış, Hogwarts'da profesör olmak için istifa etmiştir. Bir dönem profesörlük yaptıktan sonra işine geri dönmüştür.
Hogwarts'dayken Quidditch takımındaydı.
193 cm boyu vardır ve kaslarını korumak için bol bol antrenman yapar.
Dışarıdan ağır görünsede tanışınca çok hareketli ve sempatik bir insandır.
Hogwarts'a giderken okul bitince babasının dükkanında çalışmayı planlıyordu fakat birinci sınıf ilk sınavlarından sonra seherbaz olmaya karar verdi.
Yine birinci sınıftayken iki üst sınıftan bir kıza platonik aşık olmuştur. Konu açıldığında şakayla karışık “Bana çok acı çektirdi.” der ve güler.
Eve köpek almak istiyordu. Ama arkadaşının köpeği onun kurt olduğunu anlayıp ondan hoşlanmayınca vazgeçti.
Oldukça soğukkanlıdır. Bir olay karşısında kolay kolay sarsılmaz. Bunun sebebini dönüşüm yaşamış birinin kolay kolay sarılmayacağı şeklinde açıklar.
Seherbazlığa hayallerini süsleyen meslek olduğu için aşıktır. Şakacı kişiliği söz konusu işi olunca yok olur.
Elinde olsaydı profesörlük yaptığı sırada seherbazlığa da devam ederdi.
Büyükannesi dışında hiçbir aile üyesi kurtadam olduğunu bilmiyor.
Onu ısıran kurtadamı hala bilmiyor. Yıllarca aradı ama sonra vazgeçti.
Sürüsü yoktur. Yalnız bir kurtadamdır.

Karakterin Kısaca Geçmişi:
Doğum Tarihi | Yeri: 20 Temmuz 1825 | Sidney, Avustralya
Kan Durumu: Safkan
Irk: Kurtadam
Asa: 30 cm, kızılcık ağacı, sert, özü yarasa sütü.
Patronus: Kurt | Böcürt: Dolunay
Okul, Mezuniyet: Hogwarts, Ravenclaw

Safkan bir ailede doğan Balian'ın ailesi halen Avustralya'da yaşamaktadır. Avustralya'da doğmuş ve Hogwarts kabulü ile İngiltere'ye gelmiştir. Babasının Avustralya'da asa dükkanı vardır ve annesi ise terzilik yaparak sihirbazlar için cübbe hazırlamaktadır. Hala büyük annesi dışında Kurtadam olduğunu bilen bir aile üyesi yoktur. Ailesinden uzak olması da bunu saklamasında yardımcı olmaktadır. Balian, dönüşüm yaşadığında bunu birine söylemesi gerektiğini düşünmüş ve büyükannesinin en doğru kişi olduğuna karar vermiştir. Balian dönüşüm yaşamadan önce böcürtü amcasıyken dönüşümden sonra sırrının ortaya çıkmasından korktuğu için dolunay olmuştur.


Eğitim Hayatı:
Avutralya'da mahallesindeki okulda eğitim alırken Hogwarts'dan gelen mektup ile İngiltere'ye gitmiştir. Seçmen şapka binasını seçerken karar vermekte güçlük çekmiş, sonunda Ravenclaw binasına yerleştirmiştir. Okuldaki notları iyi olan Balian birinci sınıftan beri seherbaz  olmak istemiştir. Profesörleri ise ona bir başka seçenek olarak profesörlük için uğraşmasını söylemişlerdir ve büyücü bu iki meslek arasında seçim yapmakta çok zorlanmıştır. Dönüşümden sonra seherbazlık hayalinin gerçekleşemeyeceğinden korksa da bu konuda sorun yaşamamıştır. V. sınıftan itibaren okula tılsım ile giderek gizlenmiştir. Büyükannesinden aldığı bu tılsım sayesinde okulunu kurtadam olduğu ortaya çıkmadan bitirmiştir. Fakat seherbazlık başvurusu yaptığı için daha sonra üst mevkiileri bunu öğrenmiştir.

 Karanlık Sanatlar konusunda doyum noktasına ulaşan Balian, Tılsım ve Sihirli Yaratıklar dallarına yönelerek kendini geliştirmiş, bu dallarda da uzmanlaşmıştır.  Ve bu sayede 1865 yılı Güz Dönemi'nde Hogwarts'a profesör olarak atanmıştır.

İstediğiniz Meslek:Hogwarts Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü

Karakterinizin Mensubu Olduğu Hizip: Merlin Tılsım Kulübü

Büyü Yatkınlıkları

Biçim Değiştirme Gücü: 11
Lanet Gücü: 20
Tılsım Gücü:11
İksir Gücü: 0




Sayfa: 1 [2]