17 Nisan, 2026 09:46:31 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Parfait C. Barthélemy

Sayfa: [1]
1
NPC Karakterler / Ynt: NPC Karakter Listesi ve Başvuruları
« : 19 Mart, 2023 16:39:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
NPC İsmi: Bortancılardan Murat
NPC Yaşı: 48
NPC'nin Hogwarts Binası/Mensubu Olduğu Hizip: ?
NPC'nin Fiziksel Özellikleri: Kalın sesli, pala bıyıklı, kıllı, yağlı kaslı bir türk erkeğidir. Boyu 1.60, kilosu 95, yüzü yuvarlaktır. Sert gözükür, konuştuğunuzda babacan tavırlı olduğunu görürsünüz. Güldüğünde sadece bıyıklarının ucu yana doğru kıvrılır. Kafasındaki kavuğunu çıkardığında kel kafası ortaya çıkar. Bu yüzden kavuksuz dolaşmamaya çalışır.
NPC'nin Kişilik Özellikleri: Yüksek sesle kahkaha atan, el şakalarını seven, çok güzel çiğ köfte yoğuran bir adamdır. Yıllarca hamamlarda tellaklık yaptığı için hem hamur işlerinde iyidir, hem de çok güzel adam yıkar. Gelenekçi değildir. Yeniliklere açık bir adamdır. Yükseklik korkusu vardır. Kilolu görüntüsünün altında o kadar güçlüdür ki, 150 kiloyu kaldırıp fırlatabilir! Çok düşünmez, anı yaşar. Seçeneklerini açık tutar. İnsanları pek düşünmez. Boş boğazdır.
NPC'nin Kurgudaki Yeri: Koftidir kendisi. Muggle dövemeyeceğimiz için okula onu getirdik. Öğrencilerle boğuşturucam derste.
NPC'nin Diğer Oyuncuların Kullanımına Açıklığı: Kullan gitsin.

2
Büyük Salon / Ynt: 1866-1867 Yılı Hogwarts Açılış Seremonisi - Gryffindor-Wampus Masası
« : 18 Mart, 2023 02:36:24 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Lan size bir şey diyeyim mi? Ben neredeyse 2 gündür bir şey yemiyorum ha! Evden atıldım gibi bir şey, alacaklılar biliyor evi. Marcel beni teslim etmekle tehdit etti. Kaçak gibi yaşıyoruz anasını satayım. Şimdi geldim Hogwarts’a bedava yemek. Bir yiyorum ki agaa! Önümdekiler bitti yanımdakilerin önündekileri alıyorum. Ellerim yağ oldu. Amerika’dan çok güzel bir hatun gelmiş. Onu da oturttular yanıma. Fransız aksanımla düşürdüm. Kaç senedir İngiltere’de yaşıyorum inadına aksanımı bırakmıyorum. Ne için? İşte böyle hatun düşürmek için. Lucifer Michealson olarak görevimiz bunları size anlatmak sayın alfa dostları. Hatuna bir şeyler söylüyorum nasıl kıkırdıyor. Düştükçe düştü. “Harold ile biz kankayız ya.” diyorum. Harold müdür bu arada. “Çok kral adam. Alacaklılar peşimdelerdi, aldı iş verdi. Ölüyordum ben hatun.” diye anlatıyorum. Doğruya doğru. Bende yalan olmaz. Kadına böyle anlatırken bir yandan da elimle tavuk yiyorum. Vahşi bir hayvanım şuanda. Yatakta da öyle olduğumu bildiği için kıkırdıyor bak.

Profesöre akşam ne yapacağını, isterse şöyle güzel bir şarap açabileceğimizi falan söyleyecektim ki bir anda bebenin teki yanımda belirdi. Hocam diyor ben bina başkanıyım ayağınızı denk alın hoşgeldiniz demeye geldim öğrencileri salmayayım üstünüze diyor.  Benim zamanımda en yakın kankitellam Nicky bina başkanıydı canım bıyıklım. Sonra zaten ben okulu bıraktım. Baktım bebeye ilk bir şöyle. Lan biz de mi bu kadar velettik buradayken? Yağlı elimi, metal tabağın yanında elit elit duran bezin içinden geçmek suretiyle yarım yamalak sildim. Bebenin bana uzattığı eli sıkıp, “Ne şekil yapıyorsun?” dedim. “Ben de Gryffindor bina sorumlusuyum havan kime?”

Yanımdaki Amerikan güzeline “Mademoiselle, ben öğrencilerle tanışacağım ya. Harold kankam bana güvendi, emanet etti. Önce onu halledeyim, sonra sizi hallederim. Hadi kaçtım.” diyerek kalktım profesör masasından. Üstüme kendime büyük gelen bir gömlek giymiş, dar siyah pantolonumun içine sokmuştum. Düğmelerini de kapatmamış olduğumdan taktığım 3-5 kolye rahat rahat gözüküyordu. Valeria’dan çaldığım için çiçekli böcekli şeylerdi bunlar. Şuan her parmağımda en az bir tane olan yüzükleri de evden atılmadan önce Marcel’den çalmıştım. Kocaman taşlı yüzükler bunlar. Bi yumruk çaksam adamın yüzünü parçalarım. Ayağa kalkınca Samuel’in kafasına elimi getirdim. Oradan kendime doğru bir doğru çekerek boyunun nereme geldiğini ölçtüm. Neyse ki benden uzun değildi. Rahatladım tabi. Buyur gel der gibi bir kafa hareketiyle kolumu omzuna atıp yürümeye başladım Gryffindor masasına doğru. “Ça va?” diye sordum çocuğa yolda. “Nasıl dayanıyorsun Sammy oğlum burada? Vakit kaybı başka şey değil. Ticarete atılacaksın. Herkes senden okumanı, ailenin işini falan yapmanı bekleyecek. Sen daha yükseğini düşüneceksin. Abi- Yani, profesör tavsiyesi.”  Gryffindor masasına geldik. Bir sürü minik lavuk doluşmuş masaya heyecanlı heyecanlı bakıyorlar bana. Zavallılar ya. Gözüme sadece buraya zorla kapatılmış mahkumlar gibi geliyorlar. Açık renk saçlı bir kız benim okul zamanlarımdan bir arkadaşıma aşırı benziyor bu arada. Kankam Dylan’ın manitası. Kanayan hani. Kız tanıdık gibi geldiği için masada yanına kadar yürüdüm. Gözlerimi kısıp baktım buna. Bir süre bakıştık. “Sen bana tişört borçlu olabilir misin bir şekilde?” diye sordum gözlerimi kısarak buna.

Samuel’i iyice kendime çekip öne, masaya doğru eğildim. Çocuğu da kendimle birlikte eğilmek zorunda bıraktım. “Bakın.” dedim. “Je m'appelle Parfait. Yeni bina sorumlusu hede hödö.” Kafamla Harold’u gösterdim. “Müdür, benim kanka. Bir şey yaptığınızda yakalanmayı beklemeyin bana söyleyin. Bir yolunu buluruz her türlü. Yemek bitsin, kulede daha ayrıntılı konuşuruz. Hadi kaçtım x2.” Dikleştim. Samuel’i de omzundan çekiştirdim. Omzundan beline doğru indirdim elimi, o elimle belinden ittirirken, diğer elimle de omzunu geride tuttum. “Dik dur oğlum. Böyle kambur durursan kızlar bakmaz. Konuş bakayım bi.” Çocuk konuşunca kafamı salladım. “İyi iyi, sesin kalın. Hadi ben profesör masasındayım.” dedikten sonra yanından geçerken kıçına da bir şaplak attım. Öğrenciler yatakhanelere dağılmadan Amerika’lı profesörü odama atabilir miyim lan? Zaman kısıtlı ama beni bilirsiniz. Sınırları zorlamayı severim.[/justify]

3
Büyücü Kısmı / Ynt: Ballı Bela
« : 09 Eylül, 2022 03:08:23 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Ben buraya +16 ibaresi koyuyorum. Küfür falan okumak istemeyen pas geçsin.


Adıyla seslenmeyeyim mi? "Tamam Emmeriman." dedim kafamdan bir isim uydurarak. Nicky kankamın sorunu şu, adam sürekli ağlıyor. Yok şunu beğenmedim, yok şunu sevmedim. Ulan karın evde dua okuyor, 5 çocuğun var. Bitmişsin sen. Bir de gelmiş getirdiğim yeri beğenmiyormuş gibi hareket yapıyor. Girdik odaya var ya leş gibi apış arası kokuyor. Camları açaydınız bari. Nicholas'a o kadar laf ettim de, ben de geldiğimiz gibi yüzümü buruşturdum. Valeria evde binbir çeşit çiçek esansı ile malikaneyi çiçek bahçesi gibi kokutuyor alışık değilim.

Abi beni görünce "Aaaahh! Parfait!" dedi ki çok iğrenç telaffuz etti adımı. "Gel canım gell!" Ben gidip her zamanki fransız öpücüklerimden birini kondurdum abinin dudaklarına şöyle bir sarıldık. "Ahahahah! Bu çocuk da böyle çok samimi yaaa!" diye tanıttı beni yanındakilere. Ben de hiç beklemeden iki tane iç çamaşırlı kızın arasına attım kendimi. "Salut mesdames!" Kızlar şöyle hafiften bana sarılırken ben de kollarımı attım omuzlarına. Abiciğim bana malların durumunu bilip bilmediğimi sorarken kankam hediye diye tütün dağıtıyordu herkese. "Ben bıraktım o işleri ya." dedim kız Nicholas'ın verdiği tütünü yakıp ağzıma yaklaştırırken. Bir nefes alıp üfledim ki, baya baya ağırdı lan bu. "Ehem... Hogwarts'tan iş teklifi aldım. Bu sene oradayım. Malları takip etmiyorum."

"Hadi ya?" dedi herif. Tütünden o da kullanınca "Off, bu ne aromalıymış." yaptı.

Biraz sonra iyice ağırlık bastı üstüme. Tabi bu sırada içtiğim tütün yüzünden olduğunu da anlamıyorum. Uykum geldi herhalde diyorum. Kızlar da karnımda gezdiriyorlar ellerini. "Bundan bir sene önce görecektiniz baklavalarımı. Sporu bırakınca yok oldular. En zor çıkan kas onlar. Çok çalışmak gerekiyor. Ortaya çıkması için vücut yağ oranının %10'un altına inmesi ve ideal oranda %7–8 aralığında olması gerekiyor. Yani baklavaları gösterecek olan şey orada ne kadar kas olduğu değil, ne kadar yağ olmadığı. Bu aralar çok yemek yiyorum. Cardio lazım. Koşu yapmaya başlayacağım. Hogwarts'ta her sabah koşu yapardım öğrenciyken, yine yaparım." Kafa açıyorum böyle. Nicholas da diyor ki yandan kahveliymiş tütün. Kahve içmesem inanacağım ha.

Yanımdaki kıza dönüp "Dudağının kenarında bir şey var." dedim.

"Ay nerede?" yaptı böyle saçma sapan.

"Tam şurada." dedikten sonra öpmeye başladım bunu ama kafam ne güzel. Çilekler geliyor aklıma. Kızın kokusundan mı acaba? Olamaz ki, burası apış arası gibi kokuyordu daha demin. Diğer kız tuttu ayırdı bizi. Bana da diyor. Ohh ben bu sefer ona yamuluyorum. Arkadaşın da gelsin diyorlar. Nicholas bulmuş kendine biri ama neyse. "Emmeriman. Uzakta kalma benden kankam gel."

Normalde sevişiriz, eğleniriz diyordum da bu tütün benim kafayı çok garip etti. Kendimi mal bir hikaye anlatırken buldum.

"Bir gün bizim yan komşumuz Ophelia ablalar geldi bize. Oğlunu da getirmiş. Oğlu 9 yaşında ismi Klaus. Hiç sevmiyorum orospu çocuğunu çok gıcık bir şey.

Neyse bu Klaus dediğim 1 ay önce vaftiz olmuştu. Muhabbet bunun vaftizinden sonra da benim vaftizimden açıldı. Ben çok korktuğum için 15 yaşımda vaftiz olmuştum annem olacak kadın aldı anlattı bunu.

Sonra ne olduysa bu Klaus indirdi anneme gösterdi "bak erkek oldum" falan diyor. Benim nutkum tutuldu ulan suratım bembeyaz oldu herifin yaptığı harekete bak. Sonra annem bu piçi kucağına alıp sevmeye başladı. Annem yapmacık yapmacık seviyordu Klaus piçini. Annem bence samimi değildi Klaus'u severken çünkü Klaus sevimsiz çirkin şişko bir piçti.

Baktım bu piç annemi öpüyor annem de onu öpüyor falan kadının ırzına geçecek kafayı yedim. E dedim yeter lan. Koştum bunun anası Ophelia'nın üstüne atladım ve öpmeye başladım. Herkes şok oldu. Bir yandan da kucağına oturmaya çalıştım iri cüssemle sen de beni öp Ophelia teyze dedim.

Sonra aldım indirdim şortumu. Klaus'un yaptığının aynısını yapıyorum! Annem beni arkamdan çekiyor Merlin belanı versin diyor. Bu Ophelia şokta ağlamaklı. Bir yandan da Klaus'a bakıyordum çünkü annemi öperken o da bana sinsi sinsi bakıyordu. Bu kız gibi ağlamaya başladı çıldırdım lan. Neyse annem kafama oklavayla vurdu kendime geldim.

Annem Merlin belanı versin deyip suratıma tükürdü. Kadının ırzını kurtardım bana söylediği lafa bak. Giderken Klaus'a bir tekme atmaya çalıştım şişko piç bedeniyle çelişkili kıvrak bir manevra yaptı ayağımı kapıya vurdum. Çok zoruma gitti odama geçtim ayağımın ağrısı ve yaşadıklarım yüzünden hüngür hüngür ağladım."


Bana göre mükemmel olan bu hikayeyi mal mal anlattım kızlara. Onlar da çok havalarındaydılar. "Ay gerçekten mi?" falan yapıyorlar. "Niye yalan söyleyeyim size yalan borcum mu var?" diyorum falan. [/justify]

4
Avatar & İmza / Ynt: Avatar Kayıtları
« : 09 Eylül, 2022 01:00:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Parfait C. Barthélemy - Ton Heukels

5
Büyücü Kısmı / Ynt: Ballı Bela
« : 09 Eylül, 2022 00:38:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]"Borsa, kira, tapu, icra, maaş, emekli maaşı, sigorta." Saçlarımı arkaya doğru atıp aynada baktım kendime. "Çok yakışıklıyım lan. Çok yakışıklı ve sorumluluk sahibi bir herifim."

Üstüme bir gömlek giydim, düğmelerini kapatmadan dar pantolonumun altına uzun çizmemi geçirmeye başladım. "Sen var ya Parf. Adamın dibisin oğlum. Manyak herifsin. Tek sorunun sporu bıraktın. Bira içmeye gidiyorsun şimdi, göbek yapmak sana yakışıyor mu?" Diğer çizmeyi de giydim çekiştire çekiştire. "Yakışmıyor. Kim der Britanya Milli Takımında vuruculuk yapıyordu bu herif diye? Yaşlanmayacaksın oğlum sen. Bir yaşlan var ya!" Kalktım ayağa aynaya bakıp kendime el kol yaptım. "Öldürürüm oğlum seni. 45'inden sonra kafana sıkacaksın. Sıkmazsan adam değilsin."

Malikanenin alt katından gelen sesleri umursamamıştım o ana kadar ama adımı duyduğum gibi kulaklarımı diktim bir av köpeği misali. Koşar adım o taraftaki pencereye gittim. Aşağıdaki sesi mükemmel keskin kulaklarım tanımıştı. En iyi kankam Nicky Urssy gelmiş. Pencereyi açıp nedense dışarıya doğru "VALLL! MAL MISIN KANKAM O BENİM!" diye anırdım. "DUR GELİYORUM." Hemen sonra da odama tekrar dönüp, üstüme süslü püslü mavi renkli bir ceket geçirdim omzuma atmak sureti ile. Asamı da bir kenara fırlatmışım o kadar umursamıyorum ki kendisini. Şuan cisimleneceğiz ama ihtiyacım var yani. Cüzdan müzdan alıp arka cebime koydum. Sonra da demin anırdığım pencereye tırmanıp aşağıya atladım. Bunu kaçıncı yapışım bilmiyorum. Sarı pipi, alt kattaki odaya geçirmiyor beni. Büyük ihtimalle böyle atlarken bir gün ölmemi planlıyor.

"Arresto Momentum!"

Git gide yavaşlayan bir şekilde yere indikten sonra koşup Nicholas'ı yakaladım. En sulusundan bir öpücük kondurdum bıyıklarının altından kiraz gibi sırıtan dudaklarına. Bu herif felaket züppe ama bir kız düşürüyor var ya! Karılar bıyığına bayılıyor herifin ya. Ben sinir oluyorum, bıyık hiç sevmem. Öpüşürken dişlerimi fırçalıyor sanki. Zaten bir çıkmadı bir sakalım düzgün. Böyle genetiğe sokayım çok afedersiniz. Baktım tipine şöyle. Güzel giyinmiş yine.

"Kankam hiç Amerika'ya gittin mi?" dedim. "Burası gibi aynı. İngilizce konuşuyorlar." Evet, benim için ülkeler konuşulan dile göre ayrılıyor. "Ben bir plan yaptım. Plan şu, Amerika'ya gideceğiz. Nasıl? Hadi gidelim." Yürümeye başladım malikanenin dışına doğru. Benden çıkan plan bu kadar. Buluruz bir yolunu.

----

Akşam, Amerika, The Solid Angel


"Geldik bir şekilde ama değil mi? Ben bir yolunu buluruz demiştim." Nicholas'ın omzuna elimi atmış, rastgele bir yerden aldığım şekerli elmayı yiyordum. "Gel bak burası mekan." Yeni açıldı, benim tanıdığım birinin tanıdığı var şuan burada odasında günlerce parti verecekmiş. Nicholas evli falan da yüzüğünü çıkarsın 2-3 günlüğüne bir zahmet. Beynimiz yamulana kadar yiyip, içip, sevişeceğiz. Hanın içine girdik, ben herifin adını falan söyleyip soktum bizi içeri. Baya baya partiye gideceğiz. O sırada aklıma geldi işte. "Ha bu abi mafya bu arada kanka." dedim hanın koridoruna bitirdiğim elma çöpünü fırlatırken. "En son partisinde eğlencenin içine sıçan birini öldürüp hiç etti. O yüzden eğlencenin içine sıçma. Hadi devam."

[/justify]

6
Yetişkin Karakter Başvuruları / Parfait Chance Barthélemy
« : 11 Ağustos, 2022 23:55:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Karakterin Adı ve Soyadı: Parfait Chance Barthélemy
Karakterin Yaşı: 31 sjsj
Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Anlatılmaz yaşanır denecek bir kişiliğe sahip olan Parfait, fazlasıyla anarşist bir yapıya sahiptir. Kuralları sorgular, gevşettikçe gevşetir. Kafasına yatmayan ve saçma olan kurallara da göz göre göre çiğner. Belli başlı ritüelleri vardır, bilen bilir. İz bırakmak gibi. Hafiften hayvansı bir yaşayış tarzı benimsemiştir. Büyücü ya da Muggle, herkesin hayvan olduğunu ve doğa ile bir bağı olduğunu düşünür. Hogwarts'ta edindiği arkadaşları sayesinde yanındaki kişilere karşı korumacı bir kişilik olmuştur. Herkesle kavga edebilir ama bu kavgaları kişisel değildir. Duygusal kararlar vermez. Kimseden de korkusu yoktur. Okudukça anlarsınız zaten kişiliğini.
Karakterin Kısaca Geçmişi: Beauxbatons'taki öğretmenine yumruk attı diye okuldan atılınca Hogwarts'a geçiş yapan Parfait, Gryffindor Binasında onun gibi bir manyağı kabul edip bağrına basan arkadaşlar edinince daha uyumlu bir insana dönüşmüştür. Yakın arkadaşı Dylan'ın geçirdiği zorlu zamanlar sonunda zaten okulun boş olduğunu düşünen Parfait ona okuldan kaçmayı ve Quidditch takımlarından birinin seçimlerine katılmayı teklif etmiştir. Bu şekilde Hogwarts'taki öğrenciliklerini bırakıp Quidditch takımına girmişler ve takımda başarılı bir kariyer yapmışlardır. Haksızlık yüzünden orada da kavga edip atılan Parfait, yirmili yaşlarının ortasında başlayıp iki kere girişim yapmaya çalışmıştır. Biri büyücedünya, biri de Muggle dünyası olmak üzere iki şirketi de batmıştır. Bu sıralarda iki cemiyettekilerle de dövüşmüş, mafya işlerine karışmış, her bir haltı yemiştir. Büyü gücü olanlarla hiç sevmediği asası ile, Muggle'larla da çatır çutur yumrukları ile girişerek kendisine "Bela" lakabını almışken, Hogwarts'ta eğitim veren profesörün hayatını kaybetmesi ile Parfait'in "mukassigüd" diye kısalttığı Mugglelara karşı savunma ve sihri güvenlik dersini vermesi için teklif almıştır. Yarıda bırakmış olduğu okuluna bu sefer profesör olarak geri dönmüş bulunmaktadır.
İstediğiniz Meslek: Mugglelara Karşı Savunma ve Sihri Güvenlik Dersi Profesörü / (kendi bırakmış olduğum) Slytherin Bina Sorumluluğu
Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip: Hizip olayları bana ters baba.
Büyü Yatkınlıkları
Profesörlükten 35, yaştan da 2 = 37 puan dağıtıyorum.
Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 10
Tılsım Gücü: 10
İksir Gücü: 7

Örnek RP: Seth Carter, Eadwig Alger Boleyn ya da Das'ın rp'lerine bakılabilir.[/justify]

Sayfa: [1]