Büyücedünya RPG

İngiltere Büyücedünyası => Godric's Hollow => Black Malikanesi => Konuyu başlatan: Gabriela Black - 02 Ağustos, 2022 01:47:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866

Başlık: Geçmişin izleri
Gönderen: Gabriela Black - 02 Ağustos, 2022 01:47:45 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Zaman her şeyi ilacıdır diye bir söylem alıp başını gitmiş, herkesi de inandırmış kendisine. Gerçekten de söz ettikleri gibi zaman iyi gelir mi her şeye? Unutturur mu insana acılarını, sarar mı yaralarını? Yoksa her şey ilk gün ki derinliğinde, sadece hissi uyuşturucu etkisi yaratıyor gibi, alışmamızı mı sağlıyor? Küçükken her şey insana oyun gibi gelir. Sabırsızsındır, elinde olsa zamanı ileri almak istersin. Büyümek istersin, büyüdüğünde her şeye karar vereceğini, her şeye hükmedebileceğini düşünürsün çünkü. Fikirlerinin saygı göreceğini, dikkate alınacağını, her şeyin daha kolay olacağını...
Halbuki zaman geçtikçe anlıyorsun ki sabırsızlanarak yıllarını boşa harcamışsın. Zaman geçtikçe hislerin ağırlaşmış, yük olmuş kendine. Gerçekler ile yüzleşmişsin, alışmışsın onun tatlı acısına. Zaman dedikleri gibi ilacı mıdır her şeyin gerçekten? Yoksa değerini bilmediğimiz, ellerimizden kayıp giden, sürekli boşa harcadığımız ve yüzümüzdeki çizgiler sayesinde yaşadıklarımızı bize unutturmayan bir lanet midir?

Nora'nın ölümü Feanor'u yıkmasının yanı sıra Gabriela'yı da derinden yaralamıştı. Nora'ya gerçekten değer veriyordu ama yeğenlerinin annesiz büyümesinin doğurduğu acı gerçek Gabriela'nın daha da canını yakıyordu. Onlara karşı duyduğu sevgi hiçbir şey ile ölçüşemezdi. Nora'nın öldüğü gün kendine bir söz vermişti Gabriela, yeğenlerine annelerinin yokluğunu hissettirmemek için elinden geleni yapacaktı. Bu yüzden dönmüştü Black Malikanesine, bir daha geri dönmeyi düşünmediği o eve. Neden istemiyordu ki geri dönmek? Halbuki oldukça mutlu bir çocukluk geçirmişti, güzel günleri olmuştu burada. Annesi ve babasının göz bebeğiydi. Fakat Gabriela bir yetişkin olup evden ayrıldığında anladı, özgürlüğü tattı. Anladı ki kendi hayatını yaşamıyor, kendi kararlarını vermiyormuş bu evde. Küçükken deli gibi rol model aldığı ablası Alissa'nın gölgesinde yaşamış aslında. Onun gibi davranmış, onun eskilerini giymiş, onun oyuncakları ile oynamıştı. Saçını bile annesi onun gibi yapıyordu. Bu durumdan oldukça memnundu o zamanlar. Ablasına aşıktı çünkü. Fakat zamanla fark etmişti aslında onu takip eden bir gölge olduğunu. Slytherin yerine Gryffindor'a seçildiğinde başlamıştı ufaktan bunu fark etmeye. Çünkü kendini bulmaya başlamıştı. Alissa ile farklılıkları göz önüne geldikçe anlamıştı ki Gabriela'nın da bir kişiliği, karakteri, kendine ait zevkleri, yetenekleri vardı. Okul bittiğinde evden ayrılarak kendini bulmaya ve keşfetmeye devam etti. Ablası ile sorunu yoktu, onu yine de çok seviyordu ama sonunda anlamıştı ki o Gabriela'ydı. Kendisi gibi olacak ve kendi fikirlerini yaşatacaktı. Ama gelmişti yine işte odasına. Alissa'nın eski nevresimlerinin serili olduğu yatağına oturmuş, iç çekerek etrafı inceliyordu.   

 Yatağından kalktı ve odasında volta atmaya başladı. Dolabına bir göz gezdirdi. En azından içinde artık kendi kıyafetleri vardı, Alissa'nın eskileri değil. Eh bu da bir şeydir değil mi? Tam o sırada masasının ilk çekmecesinin aralık olduğunu fark etti. Çekmeceyi açtığında içinde günlüğü olduğunu hatırladı. Yüzünde acı bir tebessüm oluştu. Uzun zamandır okumamıştı yazdıklarını. Günlüğü eline aldı ve çiçek işlemeli pembe nevresimine oturdu yavaşça günlüğün kapağını açarken. Yedi yaşındayken başlamıştı yazmaya. Eğri büğrü yazısını kendisi bile zar zor okuyordu. Gerçi yazısı hala güzel sayılmazdı. Günlüğün bazı sayfalarına  Slytherin arması çizmişti. Hogwarts'a gittiğinde Alissa gibi Slytherin'e seçilmek onun hayaliydi. Gabriela bunlara bakarken kendi ile dalga geçermiş gibi bir gülümseme takındı. Sayfaları çevirdikçe anıları gözünün önünde canlanıyordu. Rastgele seçtiği bir sayfada durdu. On yaşında yazdığı bir anı, merak etti ve okumaya başladı.
"Sevgili Günlük,
Uzun zamandır kardeşlerimi göremiyorum. Hepsi mesleklerini eline almış yetişkin insanlar oldular. Ben ise hala Hogwarts kabul mektubunu bekliyorum. Onlara gerçekten çok özeniyorum. Bir yıl sonra Hogwarts'a ayak bastığımdan itibaren onlar gibi olmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Umarım Alissa'nın izinden gidebilirim. Benimle gurur duymasını istiyorum. Umarım bunu başarabilirim. Ben de onlardan biri olmak istiyorum. Belki böylelikle aramızdaki yaş farkı çok sorun olmaz ve daha iyi arkadaş olabiliriz. Belki bu şekilde beni görmezden gelmezler."
Gabriela bu cümleden sonra birden duraksadı. Abilerinden ve ablasından yaşça küçük olması aslında fark edilmeden dışlanmasına sebep olmuştu. Gerçekten de kimse bunun farkında değildi. O küçük anlamaz, o daha küçük bunları bilmemeli, hayır Gabriela gelemez o henüz küçük tarzı cümleler birden kulaklarında yankılanmıştı. Hafiften gözleri dolmuş, ağlamamak için dudaklarını ısırıyordu. Dikkatini daha fazla dağıtmamak için okumaya devam etti,
"Neyse ki özlemimiz son buluyor. Bu akşam ailecek akşam yemeği yiyeceğiz. Annem beni özenle giydirdi ve saçlarımı ördü. Onlara tüm öğrendiklerimi anlatacağım ve Hogwarts hakkında bana tavsiyeler vermelerini isteyeceğim ilk defa. Ben de onların maceralarını can kulağıyla dinleyeceğim. İple çekiyorum."

Okumayı orada bıraktı ve sayfaları çevirmeye devam etti. Zaman ne çabuk geçmişti. Göz açıp kapamış ve bir anda yirmi yedi yaşına gelmişti sanki. Sanıyordu ki büyüdüğünde zaman ona iyi davranacaktı. Halbuki zaman geçtikçe fark etmişti her şeyi. Her şeyin ağırlığını hissediyordu zamanla. Yine de kendini bulmuştu bu zaman içerisinde. Biraz geç olsa da başarmıştı bunu.
Belki de bu şekilde büyümesi gerekiyordu. Bunu tecrübe etmesi gerekiyordu. Çünkü şimdi yeğenlerinin sorumluluğunu üstlenmişti. Bu sayede onların bu şekilde büyümesine izin vermeyecekti. Onların son derece öz güvenli, kendilerinden emin, kendi fikirlerini ortaya koyabilecek ve kendi kararlarını alabilecek, aklı başında bireyler olarak yetişmeleri için elinden geleni yapacaktı.
"Her şeye rağmen, iyi ki yeniden buradayım." dedi tebessümle ve günlüğün sayfalarını karıştırarak anılarına dalmaya devam etti.