(https://cdn.discordapp.com/attachments/901882054449459262/903366495709564948/Veritas_Libertate.png)
[justify] Sevgili okurlarım merhaba. Umarım bu yazımı okurken keyfiniz yerindedir. Elinizde bir fincan çay ile güzel bir pazar sabahına uyanmışsınızdır. Lakin ben uyanmadım. Sebebini hepinizin tahmin edebildiğini düşünüyorum. 28 Temmuz 1865 sabahı bu ülkede bir yazı yayımlandı. Bir meslektaşımın yayımladığı bir yazıydı bu. Kendisi bu yazıyı yayınladıktan sonra ne oldu peki? Magnus Pearson, Carmilla Sanguina'nın Gizemi isimli yazısını yayınladıktan sonra katledildi. Bu haberle uyandık. Bir meslektaşımın, bir insanın daha hayatını kaybetmesi beni derinden üzüyor. Kendisine söz veriyorum onların inlerine gireceğim!
Maalesef sizlere kendisinin yazdığı haberi sunamıyorum. Zira 28 Temmuz günü basılmış bütün Gelecek Postaları toplatıldı! Evet yanlış okumadınız, hepsi toplatıldı. Bakanlık, bu durumu araştıracağına, zavallı Pearson'un katilini arayacağına ne yaptı? Adamın yazdığı gazeteye sansür getirdi! Aranızda o sabah gazete almaya gidip gazete bulamayanlar olduğunu biliyorum. İşte bu yüzden bulamadınız hepsi toplatıldı! Yok edildi! Bir adamın emekleri hiçe sayıldı! Neydi bu insanları bu kadar korkutan acaba?! Bir insanın canından başka önceliklere yönelinmesine ne sebep oldu? Sihirsel Yaptırım Dairesi ve Seherbazlık Ofisi sessizliğini koruyor. Yetkililerden bir açıklama bekliyoruz ama boşa bekliyoruz dostlar! Kimsecikler o yazıda ne yazıyordu yada adamcağıza ne oldu bilmiyor. Bilenlerde kesin bir yerlerde susturuluyordur yada hafızaları siliniyordur. Gerçekten böyle bir dünyada yaşamak istiyor muyuz, kendimize sormamız gereken soru bu. Basın özgürlüğü diye bir şeyin kalmadığı, varlığımızı bilen muggle vatandaşların anında öldürüldüğü, her hareketimizin takip edildiği ve korkak bir başkanın koltuk sevdası yüzünden özgürlüğümüzü parsel parsel ilhak ettiği bir dünyada mı çocuklarımızı büyütmek istiyoruz ey İngiltere büyücüleri!
Bir de balo mevzusu var. Bütün bunlar olurken toplumumuza önderlik etmesi gereken varlıklı aileler saçma sapan bir balo düzenliyorlar. Mag Bell isminde bir mekanda gerçekleşecek olan bu baloya bizi bile davet ettiler olay öyle büyük. Zaten sokakta kimi çevirseniz baloyla ilgili konuşuyor. Gidebilenler ne olacağını, kimlerin davetli olduğunu ve bütün bu gizliliğin kaynağını merak ediyor. Gidemeyenler ise gidebilselerdi ne olurdu onun hayaliyle yaşıyor. Böyle zor zamanlarda kendi zevkimize bu kadar düşkün olmamız beni yaralıyor dostlarım. Bir iki içki içip abartı kıyafetlerle dans edebilmeyi özgürlüğümüze tercih mi ediyoruz ?Hiç huyum olmasa da siz okurlarım için bende o baloya gideceğim. Ayrıca mekanın sahibelerinden Isolde Aideen O'Malley benimle röportaj yapmayı kabul etti. Kendisini zor zamanların beklediğinden emin olabilirsiniz! Esenlikler dilerim!
Sadie Rosemary Caldecott
Veritas Libertate Genel Yayın Yönetmeni