17 Nisan, 2026 09:11:08 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: FB - Saf güç! Bilgi...  (Okunma sayısı 72 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
FB - Saf güç! Bilgi...
« : 29 Mart, 2023 17:47:31 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kurgu: Nora'nın Adras d'Ibelin ile konuştuktan ve bazı bilgiler edindikten sonra bunu Balian'a bildirir o da bu bilgileri yüz yüze konuşmak için onu ofisine davet eder.

Önceki Rpgler:
1- https://buyucedunya-rpg.com/seherbaz-buro/fb-eyvahlar-olsun!/
2-https://buyucedunya-rpg.com/birlesik-krallik/fb-murekkep/msg3250/?topicseen#msg3250
3-https://buyucedunya-rpg.com/diger-dunya-ulkeleri/fb-dried-rose/msg3282/#msg3282

Karakterler: Nora Gray & Balian d'Ibelin

Tarih: 25 Ağustos 1860



Genç cadı adeta evin içinde ne yapacağını düşünüyordu. Dolanıp dururken aklındakileri sıralıyordu. Arkadaşı olan Balian'a ilk başta neler olduğunu bildirmeliydi gerçi onun için bir mektup göndermişti ama cevabını henüz alamamıştı. Şu büyük d'Ibelin ile tekrardan görüşmeli ve olan biteni adam gibi öğrenmeliydi. O silah tüccarı ile ne işi olabilirdi acaba adamın ismi listelerde yazıyordu sonuçta bir kaçakçıydı. Acaba Adrasın kötü işlerini mi yapıyor diye düşündü. O kadar çok aklını kurcalayan şey vardı ki. Ahşap dolabı açtı ve çekmecenin de ki kıyafetlerini yana çekip gizli bölmede bulunan Adras için topladığı bilgiler dolu dosyayı eline aldı. Silah kaçakçısı olan adamın fotoğrafını eklemişti geçen gün. Derin bir nefes aldıktan sonra dosyanın içindeki bilgileri tek tek göz attı. Nasıl bir iş peşindeydi büyük d'Ibelin.

Pencereden gelen ses ile irkildi ve hemen çıkardığı kağıt parçaları, resimler ve dergi gazete küpürlerini dosyanın içine geri koyup dosyayı da gizli çekmecesine yerleştirdi. Başını kaldırdığında pencereyi bir kaç kere daha tıklatan baykuşunu gördü. Pencereyi açmasıyla artık sonbahara dönen hava içeri girdi. Baykuşun gagasından mektubu aldığında baykuş süzülerek gözden kayboldu. Mektuba baktığında seherbazlık bürosundan geldiğini gördü. Baş seherbaza yazdığı mektubun cevabı olmalıydı bu. Zarfı acaleyle açtığında mektubun küçük bir köşesinin yırttığını fark etti buna aldırış etmedi ve mektubu içinden çıkarıp okumaya başladı.

Sevgili Nora,

Bu konu hakkında mektuplaşmak yerine yüz yüze konuşmak daha güvenli olacaktır. Kısa zamanda beni ziyaret edersen sevinirim. Kendine dikkat et.



Baş seherbaz
Balian d'Ibelin


Balian'ın zamanı vardı demek ki kendisi de yüz yüze konuşmanın en iyisi olduğunu biliyordu bazı mektuplar bakanlıkta okunabiliyordu yada yanlış yere gidebiliyordu evet bu tehlikeyi göze almıştı ama ve bu yüzden gergindi. Mektubu alıp çantasına tıkıştırdı daha sonra ocakta kaynamakta olan çaydanlığın altını kapattı. Üzerindeki lacivert renkli sabahlığını çıkardı ve üzerine bir şeyler giymek için dolabını açtı. Kırmızıya yakın bir pembe olan gözleğini ve onun altına uygun da krem renkli bir pantolon giyidi. Siyah renkli topuklu ayakkabılarını kutusundan çıkardı. Aynanın karşısına geçtikten sonra saçlarına şekil verdi ve hafif bir makyajla artık hazırdı. Yatağın üzerine daha demin fırlattığı çantasını aldı ve yerde onun için duran siyah topuklu ayakkabıları giyidi. Kapıyı açtığında karşısında ev sahibini gördü. "Kira evet" dedi kadına karşılık kadın da kaşlarını kaldırmış şekilde ona bakıyordu. "Efendim şuan çok acil bir işim var hayat memat meselesi gelince muhakkak" dedi ve kadının yanından adeta koşarak uzaklaştı. Dışarı çıktığında belli bir mesafe yürüdü ve bir ara sokağa daldığında sihir bakanlığına cisimlendi. Eski gıcırdayan ve gerçekten çok kötü kokan asansör ile ikinci kata çıkmaya çalıştı. Çantasından çıkardığı parfümünü etrafa biraz sıktı en azından bir süre işe yarardı. Yanındaki adam ona ne yapıyor bu kadın diye bakarken "Gerçekten de çok kötü kokuyor" diye söylendi Nora. İkinci kata geldiklerinde indi ve ciğerlerine derin bir hava çekti. Daha sonra onu verdi. Mermer zeminde yürürken topuk sesleri etrafta koşuşturan insanların seslerine karışıyordu ve az kalsın ona biri çarparken genç cadının yan dönmesiyle onu sıyırmış elindeki dosyaların dağılmasına neden olmuştu. Genç çırağa dosyalar konusunda yardım ederken uzakta gördüğü kişiyi hemen tanıdı. Onlara doğru geliyordu. Cadı elindeki dosyalar la ayağa kalkarken "Bay d'Ibelin" dedi ve gülümsedi. Elindeki dosya yığının çırağın kollarına bırakırken "Bende size geliyordum" diye ekledi.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #1 : 30 Mart, 2023 11:50:35 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
23 Ağustos 1860

Hayatının 16 yılını bakanlığın koridorlarını adımlamakla  geçmişti. Aldığı nefeslerin yarısının kaynağı burasıydı yani. Ayakları alışmıştı artık, ezbere yürüyordu. Balian, sırtına binen sorumluluklarıyla birlikte attığı adımların daha da ağırlaştığını hissediyordu. En başta stajyer olarak geldiği bu yere şimdi Baş Seherbaz olarak giriyordu. Aslında yıllar içerisinde değişen, yükselen rütbesiyle birlikte artan sorumlulukları olmuştu. Hem halkın hem de ailesinin ondan beklentileri artmıştı. Tecrübeli büyücünün en çok zoruna giden konu ise şüphesiz çok fazla masumun ölümüne sebep olmuş Adras amcasıyla aynı çatı altında çalışmaya başlamak olmuştu. Rütbesini kendi çabaları sayesinde elde etse de bunu basına ve halka inandırmak neredeyse imkansızdı. Hedeflerinden vazgeçmek gibi bir düşüncesi asla olmamıştı lakin sırtındaki yükler onu yıkmadan bu duruma bir çare bulmalıydı. Bu Adras belasını hem İngiltere'den hem de kendi hayatından atmanın bir yolunu bulmak zorundaydı.

Endişeleri eski dostu Nora ile çalışmaya başladığında azalmıştı bir nebze. Zeki ve çalışkan, tuttuğunu koparan bir kadın olduğunu biliyordu. İnatçı tavrını hala kaybetmemişti. Ama onu bu işe sokmuş olmak ayrı bir yük daha yüklemişti Balian'a. Ondan istediği ricayı kabul etmekle elini büyük bir taşın altına koymuştu Nora. Balian bu taşın asla yerinden oynamayacağına güvenmek istiyordu. Günlerdir beklediği güzel haberin, cadıdan gelecek bir mektubun yolunu gözlüyordu birkaç gündür. Ve sonunda masasına bırakılan zarfı görüp, istediklerini alabilecekti. En başta Nora'nın görüşmesini sağ sağlim bitirdiğinin göstergesiydi.

"Merhaba Balian.
Sana burada kısaca bahsedeceğim ama istersen bürona gelip de konuşabiliriz. Yunanistana gittim evet bunu başardım dediğin kişiyle görüştüm tabi gizli kimlikle. Fakat yarım kaldı acil işi çıktığı söylenildi ve ilginç bir şeyle karşılaştım. Keşke sana onun ile ilgili bir şeyler söyleyebilseydim ama elime geçen tek bilgi Drejlaskov soy adındaki silah tüccarı olan adamla çalışması. Evet yanlış okumadın bir silah kaçakçısı ile çalışıyorum umarım bu bilgi işine yarar göndereceğin mektubu bekliyor olacağım."


Sevgiler
Nora Gray

Mektubu okumayı bitirdiğinde hızlı şekilde masasından kalkıp odasından çıktı. Kapının önünde dikilirken, büroda çalışmakta olan birkaç çaylağın merakla kendisine baktığını görebiliyordu. Aralarından en çalışkan olanı olduğunu düşündüğü birisine seslendi "Martin di değil mi? " diye sordu sesindeki telaşlı tını ile. Kendisine seslenildiğini duyan gençte telaşlanmıştı haliyle "Buyrun efendim." dedi resmi olarak. Balian ast üst ilişkilerinden pek haz etmezdi, ona göre bütün rütbeler aynı saygıyı hak ediyordu. Tabi bunu boşverdi ve "Odama gelmen gerek. Hadi acele et." dedi ve beklemeden açık bekleyen kapıdan odasına girdi. Masasına oturmadan ama ona dayanarak içeri gelen genç seherbazın içeri girişini bekledi. "Kapıyı kapat. Ve senden isteyeceğim şeyi de kimseye söyleme." dedikten sonra masasında ki mektubu eline aldı tekrar. Bu sırada kapının kapanma sesi duyulmuştu odada. Elinde ki kat izleri belli kağıdı tekrardan gözden geçirdi " Bir silah kaçakçısı, Soy adı Drejlaskov." genç seherbaz kendini kanıtlamak istercesine atılacaktı "Ramin Drejlaskov!" diye. Balian mavi gözleriyle süzdüğü gence uyaran bir bakış attı. "Bir isim sormak için çağırmadım seni elbette. Arşivde bu adamla ilgili ne varsa bulmanı istiyorum. Muggle irtibat dairelerini de kullanabilirsin." seherbazın bir şey soracak gibi olduğunu görünce "Ne olursa olsun bul ve bana getir. Ve kimsenin haberi olmasın. Başka birinden bu ismi duyarsam.." yine dikmişti mavi gözlerini gence. "Tabi. Başka isteğiniz ? " çıkmadan önce sordu ve "Çabuk ol." cevabını aldıktan sonra odada yalnız başına kaldı Balian. Bundan sonrası için düşünmesi gerekiyordu.

25 Ağustos 1860

Araştırmalarının sonuçlarını kısa bir değerlendirmeden geçirdikten sonra sıra bunları ikinci bir kişinin tecrübe ve akıl süzgecinden geçirme vakti gelmişti. Adras'ın bir silah tüccarıyla iş yapıyor oluşu pek süpriz değildi ama sonuçları çok kötü olacaktı. Silah ticareti muggle dünyasında popüler bir şeydi. Büyü dünyası genelde asa yada iksirlerle hallediyordu işlerini. Yaşlı adamın masum insanları katletmeye yarayacak silahlarla bu kadar ilgilenmesi hic hayra alamet değildi. Aralarındaki anlaşmanın büyüklüğünü tahmin edememek, Balian'ın endişelenmesine yol açmıştı. Hemen aklındaki isme mektup yazmak için kağıdını ve kalemini hazır etti. Mektuplaşma sakıncalıydı ve sabahın erken saatkerinde yüz yüze görüşmek istediğini yazan parşömeni, Nora'ya ulaştırması için baykuşuna verdi.

Öğle arasından dönerken içtiği kahvenin tadını dilinden atmaya çalışıyordu. Herzamanki gittiği restorant ne olduysa bugün tarihinin en berbat kahvesini getirmişti Balian'a. Öyle ki gazetesini bile okumamış, odasında güzel bir kahve keyfiyle birlikte, ceketinin iç cebinde, sonraya saklıyordu. Adımlarının çıkarttığı sesle ritmik olarak yürümeye devam ederken karşıdan gördüğü, pek şık giyinmiş, kadın silüetini gördü. Biraz yaklaşınca Nora'yı tanıdı ve yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile karşıladı eski dostunu ve sevgilisini. İşler iyi gitseydi belki şimdi evli bile olabilirdi bu kadınla. Onu soy adıyla selamladığını duymak komik gelmişti. "Balian de lütfen, geçirdiğimiz onca günü unutmuşsun anlaşılan. " diyerek cevapladı ve kapıyı açtıktan sonra ilk olarak içeri geçmesini bekledi. "Bir ara hatırlatmak isterim aslında. Güzel günlerdi..." sevgilisi varken flört etmezdi ama karşısındaki kadını kızdırmak için konuşmuştu. Topuklarını vurarak içeri geçerken izledi Nora'yı. Geçen yıllar boyunca hiç yaşlanmamıştı. Gerçi Balian daima genç kalmayı sağlayacak bir iksir yada büyü varsa bunu Nora'nın bulacağına emindi. "Ne içmek istersin? Az önce içtiğim faciadan sonra iyi bir kahve alacağım ben." sanki hiç bir şey yokmuş gibi neşeli çıkıyordu sesi. Fırtına öncesi sessizlik misali.
« Son Düzenleme: 30 Mart, 2023 11:54:27 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Balian d'Ibelin »

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #2 : 30 Mart, 2023 14:56:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Genç cadı bakışlarını yanında dikilmiş çırağa baktı ve göz işareti yaparak gitmesini istedi. Zaten neden dikildiğini de anlamıyordu ki. Dosyaların hepsini ona vermişti, daha sonra çırağın yere baktığını gördüğünde ayağının altında duran beyaz kağıdı fark etti. "Ah" dedi kısaca, fısıltılı bir sesle ve ayağını hemen yana çekti. Çırak yerdeki kağıdı aldı ve hemen karşısında bulunan genç adamı selamlayıp hızla gözden kayboldu. Çırağın gitmesiyle karşısındaki genç adamın sesinin duyması bir oldu. Adam ona kapıyı açarken söylediği sözlere karşılık gülümsedi. Açılan kapıyla genç cadı içeri girdi topuklu ayakkabılarının sesi halının üzerinde boğuk bir ses almıştı. Kapıyı kapatan genç adam yarım kalan sözlerini tamamladığında genç cadı bakışlarını ona çevirdi. "Hatırlat o zaman "dedi ve gülümsedi. Balian'ın niyeti onu kızdırmak olduğunu biliyordu aslında ve genç cadı şuan pek kızacak gibi de görünmüyordu. Konu Balian ona ne içmek istediğini sorduğunda "Benim ne içtiğimi en iyi sen bilirsin tabi unutmadıysan" dedi kaşlarını havaya kaldırarak daha sonra masanın hemen önünde bulunan koltuğa oturdu. Genç adam kapının önüne çıkıp çırağın birine seslenmiş ve onlara içeceklerini getirmelerini istemişti. Çok geçmeden kapıyı geri kapatmış ve koltuğuna geçmişti. "Bak Balian bu iş sandığımdan da zor" dedi ciddi bir ses tonu ile buraya aslında ne için geldiğini hatırlatarak. "Yunanistana gittim bunu mektupta da sana yazmıştım bir daha yine gidebilir miyim bilmiyorum ama bunu deneyeceğim" dede sağ bacağını sol bacağının üzerine atarken. Elinde bulunan çantasını dizlerini üzerine koydu ve bakışlarını tekrardan karşısında ki adama çevirdi. Daha demin ki sözünü kendisi de düşündü nasıl yapacaktı bilmiyordu ama oraya gitmeliydi. Belki tekrardan bir mektup gönderir ve yarım kalan konuşmalarına tekrardan devam etmek istediklerini yazardı. Adrasın pek kabul etmeyeceğini biliyordu ama oraya girmesinin başka yolu yoktu. Kabul etmesini ummasın dan başka seçeneği yoktu. Aslına bakarsa bir B planına ihtiyacı vardı ve bunun içinde gördükleri ve bildiklerini genç adama aktarmalıydı. "Çiftlikte çok fazla koruma var amcanın dosyalarını incelemem biraz nası desem..." dedi biraz duraksadıktan sonra uygun sözcüğü aramaya başladı. Böyle durumlarda huyu olduğu bir şeyi yapıyordu yine alt dudağını ısırıyordu. Buna fark ettiğinde hemen vaz geçti."Pek mümkün değil" diye tamamladı cümlesini. Genç adamın bu sözlere karşılık yüzünün düştüğünü görebiliyordu. "Hadi ama yapma, elimden geleni yapacağım bana güvenebilirsin" dedi ve göz kırptı. O esnada kapıdan küçük bir tıklama sesi geldi. Karşısında ki adam dışarıdakinin içeri gelmesini söylediğinde kapı açıldı elinde iki tane fincan olan çırak girdi. Elindeki fincanların birini Nora'nın önünde duran üzeri cam masanın üzerine bıraktı. Diğer fincanı da genç adamın masasına bıraktı. Başka bir şey isteyip istemediklerini sorduktan ve olumsuz yanıt aldıktan sonra dışarı geri çıktı. Nora çantasını eline aldı ve içine tıkıştırdığı dosyayı çıkardı. Ramin Drejlaskov diye yazıyordu üzerinde ve kapağını açtığında adamın uzaktan çekilmiş bir fotoğrafı bulunuyordu. Dosyayı genç seherbazın masasının üzerine koydu. "Sana bahsettiğim adam bu, amcanın sağ kolu bu isimden bahsetti tamda amcanla konuşurken" dedi. Elindeki tek bilgi buydu diğer bilgiler pek bir işe yaramazdı zaten Balian'ın amcasına tanıdığına emindi. Büyük d'Ibelin'in başka neler karıştırdığını merak ediyordu karşısındaki adam bu olayı bırakmasını istese de o bırakmayacaktı ve devam edecekti. Dosyada bulunan bilgileri toplamak uzun sürmemişti doğrusu bakanlıkta ulaşabildiği yerlere gitmişti ve tabi dışarıda da bazı adamları konuşturtmak zorunda kalmıştı ama yine de bazı bilgiler edinmişti.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #3 : 30 Mart, 2023 16:15:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Nora koltuğuna geçerken Balian kadının verdiği cevaba gülümsemeden edemedi. Evet, hala hatırlıyordu kahvesini nasıl içtiğini; zevklerinin aynıydı. Balian'a bu kahve sevdasını aşılayan da bir yerde bu cadı olmuştu zaten. Kapıyı kapatmadan önce, her gün kahvesini hazırlattığı gençten bu sefer iki tane fincan istedi. Asıl meseleyi konuşmak için onu hazır bekleyen koltuğuna doğru hızlı adımlarla ilerlerken, ceketinin iç cebindeki gazeteyi çıkarıp masasının üzerine attı. Kurtulmak için can attığı ceketi de çıkartıp masanın hemen yanında bekleyen aynalı vestiyere asmıştı. Nihayet koltuğuna oturduktan sonra, Nora'nın konuşmaya başlamasını bekledi.

Kendisinden birkaç yaş daha genç olan kadının düz ses tonu ile söylediği cümleleri dinlerken, küçük bir hayal kırıklığı yaşadı. Normalde koruma kullanma gibi bir huyu yoktu yaşlı adamın ama siyasete girmek çoğu fikrini değiştirmiş olmalıydı. Dosyaları inceleme fikrinin pek mümkün olmadığı konusunda hem fikirdi. Ayrıca yaptığı yasa dışı işleri birisinin gizlice odasına girip bulabileceği riskini çoktan düşünmüş ve iyi bir çözüm yolu bulmuş olmalıydı Adras. Balian bu şekilde ellerine bir şey geçiremeyeceklerini düşünüyordu artık. Nora'yı da aşan bir istekti bu. Aslında daha fazlasını umuyordu ama Nora'nın elinden gelenin bu olduğunu gördüğünden böyle düşünmeye hakkı olmadığını biliyordu. Koskoca konsey üyesiydi karşısında ki. "Bir daha gitme fikri bana biraz tehlikeli geliyor. Çiftliğe ondan habersiz girmeyi denemeyi düşündüm ama bu daha da tehlikeli. Adras şüphelenirse işimiz çok zorlaşır. Bulabileceğimiz şeyler varsa onları daha derinlere saklayacağından hiç şüphem yok." dedi kadının söylediklerine karşılık. Bu arada kahveleri de gelmişti. Fincandan dışarı tüten dumanın yaydığı kokuya bayılıyordu. Karışık haldeki zihnini rahatlatan bir terapi gibiydi. Aldığı bir yudumun ardından konuşmaya devam edecekti. "Elinden geleni yaptığını görüyorum Nora, ama bu adamı durdurmazsak birçok masum insanın canı yanacak gibi görünüyor. Öncelikle şu silah satıcısı ile alakalı olarak neler planladığını öğrenmemiz gerek." şimdilik ellerinde olan bu küçük ama önemli bilgiyi kullanarak yol kat etmeyi istiyordu Balian. Yaptıklarını ortaya dökemiyorlarsa yapacaklarını engellemek ikinci seçenekleriydi. Nora'nın da kendi olanaklarını kullanarak araştırma yapmış ve bir dosya hazırlamıştı. Adamın resmini Balian'a gösterirken "Sana bahsettiğim adam bu, amcanın sağ kolu bu isimden bahsetti tamda amcanla konuşurken" dedi. Eline aldığı dosyayı incelerken, geçen birkaç gün içerisinde aklında birleştirdiği birkaç parçayı kadına sundu "Ramin denilen adamında amcamdan pek bir farkı yok. İkisi de gözümde deli ve sadece gücü önemseyen insanlar. İş yaptığı yada yapacağı adamlardan sadece birisi bu." dosyayı masanın üzerine bıraktıktan sonra bakışlarını kadınınkilere sabitledi. "Kendine benzeyen bir sürü adamla iş birliği yapmaktan çekinmiyor. Ve benim bu adamı nasıl yakalayacağımıza dair tek bir planım bile yok." sesine yansıyan umutsuzluk, kahvenin güzel kokusunun yarattığı o güzel hissi kemirip yok etmişti. "Suç üstü yapmaktan başka bir çare gelmiyor aklıma, onu kızdıracak bir şey biliyor olsaydık bu planımız çok iyi işleyebilirdi." bu yolda gerekirse kendini feda etmeyi bile düşünüyordu baş seherbaz. Lanetlerden pek çok zaman kurtulmayı başarmıştı ama birçok gözün önünde Adras'tan gelen bir lanetin önüne seve seve atlardı.   

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #4 : 30 Mart, 2023 23:21:47 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Genç cadı başını hayır anlamında sallar "Kendini tehlikeye atmayı mı düşünüyorsun yani" bunu yapmasını istemiyordu evet kendisi yapmıştı ama yine de o bir ajandı bunun eğitimini almış ve her şeye göz yumardı. Bir keresinde yine büyük bir işe bulaşmıştı. Fakat o zaman ifşa olmuştu sadece bir belge yüzünden ve oradan kaçmak zorunda kalmıştı. Hem de bu olay İngiltere de değil Amerika da yaşanmıştı. Amerikalı bir kumar çetesinden İngiltere bakanlığına ait bir şey çalınmıştı onu bulmak için kendi hayatını tehlikeye atmış sonuç ise yüksek bir yerden düşmüş ve karnına saplanan cam parçası yüzünden St. Mungo da bir hafta geçirmek durumunda kalmıştı. "Ramin denilen adamın tek olduğuna inanmıyorum zaten daha bunun gibi nicesi vardır amcanın peşinde dolaşan" diye ekledi düşünceleri aklından kovalarken. Balian'ın sözlerindeki umutsuzluğu mavi gözlerindeki ışığın söndüğünü görebiliyordu. Bir şeyler bulmalıydı yada yapmalıydı Adras ile eninde sonunda tekrardan görüşmeliydi bu aklının bir köşesinde vardı ve bu görüşmeyi yaparken eline bazı bilgilerin geçmesi gerekiyordu. Belki başka bir odaya göz atabilirse yada Adrasın dolaplarını karıştırıp işe yarar en ufak bir ip ucu eline geçirirse belki de bu Adras için dönüm noktası olabilirdi. Genç cadı üzerinde dumanı tüten kahvesini eline alıp bir yudum aldı ve sonra geriye bıraktı. Genç adamın karamsar yüz ifadesi onun canını sıkmıştı doğrusu.

Oturduğu yerden ayağa kalktı ve odada tur atmaya başladı. Canı sıkıldığında yada düşündüğünde yerinde duramazdı genç cadı her zaman bir şeylerle uğraşması gerekiyordu.  Topuklu ayakkabılarının sesleri sanki  halıya sürtüyormuşçasına çıkıyordu. Masanın hemen az ilerde sağ tarafta duran camlı dolabın hemen köşesindeki küçük dolabın üzerinde duran kalemi aldı. "Bir yolunu buluruz" dedi fısıltılı bir sesle sonra elindeki kalemi yerine bıraktı. Bakışlarını genç adama dikti daha sonra daha demin genç adama verdiği dosyaya, halının üzerinde yürümeye devam etti ve genç adamın yanına geldi, arkasını masaya dönerek Balian'ın bıraktığı dosyayı eline aldı bir kaç sayfa karıştırdıktan sonra genç adamın önüne dosyayı koydu. "Bir daha ki ticaret burada gerçekleşecek" dedi parmağını dosyanın üzerine koyarak. Bakışlarını genç adama çevirdiğinde " Suç üstü yaparsan amcan neler olduğunu anlayabilir ve elindekileri saklaya bilir zaten bulmamız zor olan şeyler daha da zorlaşır" dedi genç cadı. "Balian gitmeni istemiyorum ama şu Ramin denilen adamı ben bulmaya ve onu sıkıştırmaya çalışacağım" dedi. Genç adamın bakışlarının ona döndüğünü görebiliyordu. Cadı bakışlarını dosyanın üzerindeki tarih ve adrese çevirdi. Londra da ki limanda gerçekleşecekti gece geç saatte olacağına emindi. "Ama bu biraz zaman alacak" diye ekledi sözlerine. Nasıl yapacağını bilmiyordu ama bir yolunu bulacaktı, ticaretin olduğu zamanı takip etmeli ticareti gerçekleştikten sonra bu işi yapmalı ve büyük d'Ibelin'i şüphelendirmemeliydi. Adamın da ne tepki vereceğini bilmiyordu gerçi sıkıştırırsa belki ağzından bazı şeyleri alabilirdi fakat Adrasa tamamen sadıksa ki bunun olduğunu pek sanmıyordu adamın kendi çıkarları için bu işi yapacağını zannediyordu ve Adrasa pekte bağlı olmayacağını tahmin ediyordu.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #5 : 31 Mart, 2023 12:18:31 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Birileri kendini tehlikeye atmadığı müddetçe Adras var olmaya devam edecekti. Bu uğurda başkalarının canının yanmasındansa kendini ateşe atmayı tercih ederdi Balian. Ama karşısındaki başarılı cadı buna itiraz ediyor ve aklına gelen farklı yolları denemeye hazır görünüyordu. Bir yolunu bulacaklarına inanıyordu. Doğrusu; Nora gibi bir cadıyla birlikte çalışmak ve onun tavsiyelerini, tecrübelerini duymak Balian'ın içini rahatlatan tek durumdu. Nedenini anlamadığı bir şekilde, bu işin kendileri ve İngiltere halkı için kazançlı biteceğine dair bir his yatıyordu içerisinde. Şimdiye kadar yaşadığı kayıpların haricinde hayatın ona kattığı artılar buna neden oluyordu. Mesela ne kadar uzakta da olsa güvenliğinden emin olduğu küçük kızı ve biricik Lilith'i ona ayrı bir yaşama sevinci aşılıyordu. Şimdi de daha önce hayatının en zorlu dönemlerinde ona duygusal bağlamda yardımlarını esirgememiş Nora vardı yanında. Yine vardı hem duygusal hem de stratejik açıdan.

Az önce masaya bıraktığı dosyadan açtığı bir sayfayı açtı ve Balian'a doğru uzattı. Nasıl yaptıysa, pek hoş olmayan metotlar kullandığı çok açıktı, öğrenmişti aralarında bir ticaretin yada bir buluşmanın gerçekleşeceği tarihi ve mekanı öğrenmişti. Balian'ın bakışları kağıtta yazanları incelemeye başladı. Nora, "Bir daha ki ticaret burada gerçekleşecek" dedi parmağını dosyanın üzerindeki bilginin üzerinde sabitleyerek "Suç üstü yaparsan amcan neler olduğunu anlayabilir ve elindekileri saklaya bilir zaten bulmamız zor olan şeyler daha da zorlaşır" haklıydı, ama daha epeyce vakitleri vardı burada yazanlara göre. Daha sonra konuşmasını "Balian gitmeni istemiyorum ama şu Ramin denilen adamı ben bulmaya ve onu sıkıştırmaya çalışacağım" diyerek bitirdi. Mavi gözlerini kağıttan çevirip, kadının ciddi ve kendinden emin yüz hatlarında gezdirdi. Güzelliği cidden hiç değişmemişti, böyle bir durumda bile baş seherbazın aklını karıştırmaya yetiyordu. Derin bir nefes verirken kendini koltuğunda geriye attı ve yaslandı. Sağ kolunu dirseğinden destek alarak koltuğun kenarına sabitlerken eliyle çenesini kaşıdı. Cadının söylediklerinin ne oranda başarılı veya tehlikeli olabileceğini düşünüyordu. Nora'nın, hala bu olayda elini taşın altına koyması gerekenlerden birisi olup olmadığını tartıyordu zihninde. "Sen şimdi bu Ramin denilen deliyle konuşup, bizimle iş birliği yapmaya ikna edeceğini mi söylüyorsun?" diye sordu iyice emin olmak için. Nora kafasını sallarken kollarını birbirine bağladı ve "Peki bu Ramin denilen delinin Adras'a ihanet edebilecek birisi olduğundan emin misin?" diye devam etti soru sormaya. Ramin ihanet etmek yada arkadan iş çevirmek konusunda, maddi destekle, bu listede en başta yer alacak kişi olurdu. Tabi aynı şeyi Balian ve Nora tarafı için de yapabilirdi. Aslında bakanlıkta ajan olan cadı Yunanistan'a bir gazeteci kimliğiyle gitmişti, o delinin olası bir tehlikeli durumda Nora'yı ele vermesi kaçınılmazdı. Kadın cevap vermeden önce "Sana güvenmediğimden değil ama seni tehlikeye atmak istemiyorum Nora. Planımız işe yaramazsa, Adras'ın başarılarını sıraladığı listeye baş sıralardan girebilirsin." konuşurken sesindeki nefret açığa çıkıyordu "Öldürdüğü yada ölümüne sebep olduğu kişilerin listesinden bahsediyorum." diye ekledi. Nora'ya iyice düşünmesi için vakit tanıyordu ayrıca.   

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #6 : 31 Mart, 2023 17:13:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Genç adam dan biraz daha zaman istiyordu hem şu adamı konuşturmak için hem de Adras'ın sakladıklarını öğrenmek için. En kısa süre içinde her şeyi halletmesi gerekiyordu büyük d'Ibelinin artık daha fazla masum insanlara kıymasına izin veremezlerdi. Bunu yaparken de dikkatli olmalı masumları kurtarıcam diye kendi sonunu hazırlamaması gerekiyordu.  Bakışlarını sol yanına çevirdi ve dosyaya tekrardan göz attı. Onu hazırlamak için çevresini kullanmıştı tabi bide ajanlık mesleğinde öğrendiği başka tecrübeleri de ve bunların hepsi pis işler olduğunu biliyordu fakat adam hakkında bilgi toplaması gerekiyordu. Hem üstelik Raminin bazı konuştuğu kişiler pek sadık değildi anlaşılan. Elbette bazen zorlandığı oluyordu ama o gün şansı yaver gitmişti doğrusu.

"Evet o herifi sıkıştırmayı düşünüyorum" dedi genç cadı, başını sallayarak onayladı, tek yolunun bu olduğunu biliyordu eğer adam kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederse onlara istedikleri bilgiyi verebilirdi ama tam tersi de olabilir çuvallayabilirdi. Karşısında iki seçenek vardı genç adama yardım etmek için birinin sonunda olayı çözen anahtar varken diğerinin sonunda da keskin bir bıçak olabilirdi kalbine saplanacak olan. En ufak hatasında Adrasın ağına takılır ve soğuk hançerini boğazında hissedeliridi. Defalarca ölümden dönmüştü, defalarca boğazına bıçak yada asa dayanmıştı ama şimdi yaşıyordu her seferinde kurtulmanın yolunu bulmuştu şimdide bulacaktı tek sorun kendisini kurtarmaya çalışırken karşısı da ki adamı asla kuyunun içine atmayacaktı. "Hayır değilim" dedi genç adamın sorusuna karşılık. Arkasını dönüp Balian'ın masasından bir kalem aldı eline "Risk almadan bazı şeylere ulaşamazsın" dedi bakışlarını kalemde tutarak daha sonra başını tavana çevirdi ve içine derin bir hava çekti. Oksijeni ciğerlerinde dolaşmasına izin verirken aklındakileri de toparlamaya çalışıyordu. "Onu biliyorum" dedi genç cadı "En küçük hatamda asasını boğazımda hissederim" diye ekledi ve yutkundu. Sanki büyük d'Ibelinin asası gerçekten boğazına dayalı gibiydi. Ramin adında ki adam ile işler iyi gitmezse ve onu Adrasa ispiyonlarsa genç cadının kimliği açığa çıkardı. "O herif bunlar sonucu gidip amcana öterse açığa çıkarım bunu biliyorsun ve işine yaramam artık" dedi genç cadı. Açığa çıktığında zaten var olacak bir Nora kalmayacaktı. "Başkalarına da güvenmiyorum" diye ekledi sözlerine karşılık. Kime güvenebilirdi ki, mesleği gereği kimseye güvenmemeyi öğrenmişti tabi dostları vardı güvendiği seherbazlık bürosunda yada bakanlıkta olsun ama bu iş başkaydı.

Kalemin kapağı ile oynarken eline akan mürekkeple bakışlarını sağ eline çevirdi. "Hadi ama" diye söylendi kendi kendine. Çantasındaki ıslak mendilin bunu çıkarabileceğini sanmıyordu eve döndüğünde elini alkol ile yıkamalıydı yada tıraş kolonyası ile. Evet tıraş kolonyası bulaşan mürekkebi temizlemek için işe yarıyordu genç cadının başına geldiği için evde bulunduruyordu. Elindeki kalemi masanı yanındaki çöp kutusuna atarken "Üzgünüm"  dedi genç cadı. Umarım hediye falan değildir diye geçirdi içinde lakin böyle manevi değeri olan şeylere dikkat ederdi. "Başka aklında bir fikir varsa söyle Balian ama bu odadan çıktığımda eğer aklıma yatmayan bir fikir olursa o adamı bu konuşmadan sonra gider istediğimi almak için ne gerekiyorsa onu yaparım" dedi genç cadı sonra bakışlarını dosyaya çevirdi tekrardan. "Dosyada yazılan zamanın çok uzak olmadığını görüyorsundur" diye ekledi.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #7 : 31 Mart, 2023 18:42:20 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Kadının kararlı tavırları ve konuşmaları, Balian'ın onun hakkındaki düşüncelerinin biraz daha hayranlığa doğru ilerlemesine yol açmıştı. Çevresinde pek çok cesur kadınla birlikte çalışıyordu, seherbazlık korkaklara göre bir meslek değildi. Ama bu seferki olay suçu sabit olan bir suçluyu yakalayıp, sorgulamanın ötesinde bir şeydi. Adras çoğu suçludan daha zeki ve tecrübeliydi. Üstelik elinde tuttuğu siyasi ve ekonomik güç olağanüstü bir kalkan oluyordu yaşlı adam için. Şuan daha iyi anlamıştı o yaşlı kurdun konseyde sahip olduğu koltuğun nedenini; yenilmez olma yolunda kalkan olarak görüyordu orayı. Ama Balian bir yolunu bulup delecekti o kalkanı ve ulaşacaktı amacına. Neye mal olursa olsun bırakmayacaktı bu işin peşini. Kız kardeşinin ve ölmesine sebep olduğu nice masum insanın intikamını alacaktı. Bu yolda zaman zaman çaresiz kaldığını hissetmek de bu işin bir parçasıydı. Bu işte tek başına olmadığını bilmek biraz daha rahatlamasına neden oluyordu gerçi. Şimdilik yanında Nora var olsa da zamanı geldiğinde ona yardımcı olacak, taşın altına elini koyabilecek başkalarını da tanıyordu.

"Pekala Nora senin dediğin gibi olsun. Başka bir çare bulamacağımız konusunda haklısın." karar verilmişti sıradaki hamleleri Adras'a değilde onun çevresinden bir kişiye karşıydı. Ama Balian bu işin sonrasını, varılabilecek sonuçları da konuşmak istiyordu. "Diyelim ki adamımız tamam dedi ve bizimle iş birliğine sıcak baktı." konuşurken aklına önemli bir şey gelmişcesine heyecanla dikti kadına gözlerini "Bu arada aklında bu adamı yanımıza çekmeye yarayacak bir fikir var olduğunu sayıyorum." aslında bir soru cümlesiydi bu, daha sonra asıl konuşmasına devam edecekti "Daha sonra ne olacak ? Yani sadece ikimiz yetmeyiz bu adamı yakalama konusunda. İş o raddeye gelirse güvenilir yardımcılara da ihtiyacımız olacak." diyerek bitirdi söyleyeceklerini. Her şeyin yolunda gideceğini umarak daha sonrası için de bir plan yapmaları gerektiğini düşünüyordu. Koskoca konsey üyesini tutuklamak isteyecek daha sonrada yargılamaya gücü yetecek bakanlık çalışanlarına ihtiyacı olacaktı. Bu konuda güvendiği dostları vardı ve Nora'ya bu isimleri söylemeden önce kadınında fikirlerini dinlemek istiyordu bu konuda. Bu sırada ikisininde boşalan kahve fincanları yenileriyle değiştirilmişti. İçeri giren çırağı başıyla selamlayıp teşekkür etmeyi ihmal etmedi baş seherbaz. Güzel kahve kokuları eşliğinde konuşmak daha zihin açıcıydı.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #8 : 31 Mart, 2023 22:50:28 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bakışlarını dosyadan koparıp sol tarafındaki adama sabitlemişti. Ne diyeceğini merak ediyordu, kendi içinde düşünüyor gibi gözüküyordu gerçi her ihtimalin riskli olduğunu biliyordu ikisi de biliyordu. Bu olay hiç kolay değildi zaten riski göze almasa o adamın evine gidebilir miydi genç cadı en başta bu olanakları kabul etmişti. Nora bakışlarını hemen önünde duran pencereye çevirdi. Seherbazlık bürosu pek fazla yüksekte değildi ikinci katta yer alıyordu bunun yüzünden gök yüzüne pekte yakın değillerdi. Genç adamın kabul ettiğini duyduğunda bakışlarını ona doğru çevirdi tekrardan. Balian başka bir varsayımda bulunurken genç cadı yapacaklarını aklında birleştirmeye planını kurmaya çalışıyordu. "Aslına bakarsan sende süreyi bunun için istedim" dedi genç cadı. "O herifin zayıf noktasını bulmam lazım onu biraz araştırmalıyım" diye tamamladı sözlerini.

Ayakta durmaktan sıkılmıştı. Daha demin oturduğu koltuğa tekrardan oturmuş soğumuş olan kahvesini bir kaç yudumda bitirmişti. Bu arada da genç adamın sözlerini dinliyordu. Ellindeki fincanı masanın üzerine bıraktıktan sonra çantasında açtı ve ıslak mendilini çıkardı. İçinden bir tane aldıktan sonra mürekkep bulaşa elin silmeye başladı. Siyaha dönen mendil biraz işe yarasa da yine mürekkebin bir çoğu genç cadının elinde duruyordu. Can sıkıntısı ile sağ bacağını sol bacağını üstüne attıktan sonra bakışlarını karşısındaki seherbaza sabitledi. "Senin tanıdıkların vardır tabi ama Adrasın son durumunu soruyorsan daha doğrusu bu işin sonunda onu konseyden almayı o zaman yetkini neden kullanmayasın" diye fikir verdi genç cadı. Karşısında baş seherbaz oturuyordu nede olsa diğer seherbazlara ve kendisiyle beraber diğer ajan arkadaşını da alıp konseye gidebilirdi. O arada artık her şey bitmişken Adrası elindeki tüm belgelerle yakalayabilirdi. "Sana güvenilir olan kişilerle konuşmayı dene ilk baş" dedi genç cadı evet ne kadar güvenmese de çevresindekilere yine Balian'ın güvendiği dostları vardır sonuçta diye geçirdi içinde. Kapının çalınıp açılması ile daha demin ki çırak boşalan bardakları yenisi ile değiştirmek için gelmişti. "Teşekkür ederim" dedi geç cadı ve çırağın masanın üzerine bıraktığı fincanı eline aldı. Üzerinden dumanı tüten kahvenin kokusunu ciğerlerine çektiğinde onların ısındığını hissetti daha sonra da bir yudum aldı. "Buranın kahvesi gerçekten de güzel" dedi genç adama gülümseyerek.   

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #9 : 01 Nisan, 2023 01:42:59 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Kahveyi ben Yunanistan'dan getirtiyorum. Beğenmene sevindim." dedi kadının dediğine karşılık olarak "Ne zaman içmek istersen, önceden haber vermek şartıyla, odama gelip bana eşlik edebilirsin." diye ekledi. Birde gergin bir ortamdaki atmosferi anında değiştirme yeteneğine sahipti Nora. Ajan kimliğine bürünmeden önce de vardı bu yeteneği ve ajan olduktan sonra ancak çok tecrübeli bir büyücü yada cadı düşmezdi onun bu tuzağına. Adras'ın şüphelenmemesi her ne kadar güzel bir haber olsa da bu ya yaşlandığı için hislerinin köreldiğine yada umursamayacak kadar yükseklerde olduğuna bir işaretti. Balian her iki durumda da Adras'tan kurtulacaktı, öyle yada böyle, ama gücünü arttırmış olması olasılığı daha mantıklı görünüyordu. Nora'ya söylemese de, Adras'ın onda bir şeylerin ters olduğunu anladığı noktaların var olabileceğini biliyordu. Hatta emindi, sadece önemsememişti.

"Baş seherbaz olmak benim gençliğimde en çok istediğim şeylerden biriydi, bilirsin." iş konuşma faslı bittiğinden, Balian kısa bir sohbetin fena olmayacağını düşündü "Bakanlığın kendi içinde sürtüştüğü yıllarda seçilemesem de sonunda istediğim koltukta oturuyorum." dedi sağ eliyle koltuğuna hafifçe vurdu "Peki sen Nora, hedeflediğin yere gelebildin mi? Daha yükselmeyi düşünüyor musun?" koltuğunu masasına yaklaştırıp dirseklerini masasına dayadı. "Yoksa koltuğumda gözün mü var?" ne kadar alaycı bir ifade ile sorulmuş olsa da gerçeklik payı da vardı sorunun. Ondan gelen cevabı ilgiyle dinledikten sonra uzun süredir aklında yatan diğer bir konuyu gündeme getirmek isteyecekti.
"Asıl merak ettiğim konu benden daha iyisini bulabildin mi?" terk eden taraf kendisiydi ve bu soruyu sormakla büyük bir akılsızlık ettiğini bilse de susturamadı kendisini. Zihninde kendisine küfürler ederken dışarıdan gayet hınzır bir ifadeyle Nora'dan gelecek yanıtı bekliyordu. Bu soru, büyük ihtimalle, sohbetlerinin kısa sürmesine ve kadının gururuyla birlikte bu kapıdan çıkıp gitmesine neden olacaktı. Ama cevabını merak ediyordu.

Çevrimdışı Nora Gray

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 42
  • 211 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Nora Gray
  • Güç Puanı: 25
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nora
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Merlin Tılsım Kulübü
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #10 : 01 Nisan, 2023 12:17:42 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Dudaklarına değen sıcak sıvı içini rahatlatmaya devam ederken yumuşak tadı da onu tüm düşencelerinden alıp götürüyordu adeta. "Güzel bir kahvenin tadını hiç bir şeye değişmem" dedi genç cadı gülümseyerek. Bakışlarını genç seherbaza çevirdiğinde adamın kahveyi Yunanistandan getirdiğini öğrendi. Yunanlıların zevkleri gerçekten çok iyiydi. Çevresindeki diğer seherbazlar gibi bağımlı değildi kahve veya çay içmeye belki böyle oturup arkadaşları ile beraber tek fincan içerdi o kadar ama güzel bir şey buldu mu bunu kaçırmazdı. Aynı elindeki kahve gibi. Genç adamın önceden haber verme şartıyla olan teklifine sıcak bakmıştı elbette karşısındaki adamla iş zamanları da hariç oturup sohbet edebilirdi önceden bunu defalarca yapıyorlardı. Genç cadı aklından geçirdi kaç sene olduğunu. İngiltere ordusundan ayrılalı kaç sene olmuştu, yüz başı kıyafetini çıkaralı kendisi de aslında bilmiyordu. Muggle dünyasında en başında yaşamayı seçmiş ve kendini eğitmişti. Uzun bir süre orduda görev yaptıktan sonra oradan ayrılmış ve kendi ait olduğu dünyaya geri dönmüştü. O Muggle dünyasına ait değildi ama orayı da seviyordu, aile büyükleri ne kadar ona karşı gelseler ve her seferinde safkanlığını dillendirseler de genç cadı onlara karşı gelip gitmişti Muggle dünyasına. Belkide sırf inattı yüzünden yapmıştı bunu ama ona faydası çok fazla dokunmuştu. Özellikle de gizli ajan olduğu sırada.

Karşısında oturan seherbazın sözleri ile daha yirmilerinde orduda görev yapan kadın gözünün önünden silinmişti. "Ah evet Hogwarts yıllarında seherbazlık bürosunda çalışırken okula geldiğinde arkandan geleceğin baş seherbazı diyorlardı" diye gülümsedi. Genç adamın sözlerini dinlerken cadı elindeki kahve fincanını masanın üzerine bıraktı. Aralarında sadece üç yaş olması Hogwarts senelerinde genç adamı biraz olsun tanımasına neden olmuştu. Gerçi gidip tanışmamışlardı o yıllar onun dikkatini başka birisi çekiyordu yine Slytherin binasında olan.  Balian sözlerini devam ederken genç cadı düşünmeye başladı. Hedeflediği ye mi aslına bakarsa o tam da istediği yerdeydi. Dosya işlerinden sıkılıyordu ama yinede işini seviyordu. Ne seherbazlar gibi tamamen bakanlık için oradan oraya koşturuyor İngilterenin düzenini sağlamaya çalışıyordu ne de casuslar gibi başka bir ülkeye sızmaya çalışıyordu. Hogwarts yıllarında da seherbazlık bürosuna girmeyi istiyordu fakat aklını karıştıran çok fazla şey vardı daha sonra annesinden ajanlığın nasıl olduğunu öğrendiğinde bu işe başlamıştı. Karşısında oturan seherbazın sözlerine karşılık küçük bir kahkaha attı. "Aslına bakarsan ben yerimden gayet memnunum" dedi ve daha sonra tek sorunu olan ayak işleri geldi aklına. "Tabi şu dosya imzalatma gibi ayak işlerini çıraklar yerine beni göndermeseler daha iyi olacak"diye ekledi. Baş seherbaz, diğer seherbazlar yada farklı bakanlık katları arasında mekik dokuyordu ona göre bunlar çırakların işi değil miydi. "Ne kadar yükselirsem sorumluluk o kadar artar ben daha fazlasını kaldırabilecek biri değilim" diye ekledi. Bazı şeylerden çok çabuk sıkılıyordu Nora. Evet emir almamak tam tersine emir vermek güzel bir şeydi ama bir yükseldiğinde insan saflığını kaybedebiliyordu ve başka bir şeye dönüşebiliyordu. Karşısındaki adam öyle olmamıştı yani şimdilik en azından ve değişmesini de istemiyordu.

Genç cadı fincanını eline aldığında bir yudum daha içti fakat Balian'ın sorduğu soru içtiği kahveyi adeta boğazına bir yumru gibi oturmasına neden olmuştu. Gülümsemesi silinmişti birden, bunu neden sormuştu ki şimdi geçmiş defterleri neden karıştırmak istemişti. Normalde olsa çekip giderdi bu durumdan aslında karşısındaki adam onu en iyi şekilde bilen kişiydi ve böyle bir soruya şaşırmıştı doğrusu. Ne cevap vereceğini kafasından tartarken elindeki kahveyi bıraktı. Oturuşunu düzeltti ve yüzüne sahte bir gülümseme koydu. Balian onu tanıyorsa ki en iyi şekilde tanıyan oydu bu gülüşün sahte olduğunu çok kolay anlardı. "Bay d'Ibelin, işim gereği bazı şeyleri hayatımdan çıkarmam gerekti" diye yanıt verdi. "Bunlar geçmişte kaldı" diye ekledi. Bakışlarını adamdan kaçırıp eline kahve fincanını alıp kahvesinden bir yudum alırken içtiği kahve sanki acıydı artık.

Arada bir karşılaştığı diğer seherbaz arkadaşları vardı. Bunlarda biri Balian'ın en çok güvendiği Leonardoydu. Ondan öğrendiğine göre baş seherbazın Milla isimli bir sevgilisi vardı. "Eminim siz şu şapkacı kız ile iyisinizdir, umarım Lilith'e güzel bir anne olur" dedi elindeki kahve fincanını bırakarak. "Bu arada sormayı unuttum ne zaman evleneceksiniz?" dedi genç cadı. Genç adamın şaşkın bakışlarını görebiliyordu Milla ismini söylediği ilk saniyeden itibaren. Leonardo dan bu ismi duyduğunda Ağustos ayıydı ve genç cadıyı araştırıp dükkanını bulmuştu fakat kadının dükkanı kapalıydı. Şansını denemek istemiş ama olmamıştı.

Çevrimdışı Balian d'Ibelin

  • Hogwarts Profesörü
  • 11. Seviye
  • İleti: 67
  • 56 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Balian d'Ibelin
  • Güç Puanı: 17
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: tunahan
  • Meslek: Sihirli Yaratıkların Bakımı Profesörü
  • Cemiyet: Özgür Orenda Kardeşliği
  • Biçim Değiştirme Gücü: 25
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, Seviye 3
Ynt: FB - Saf güç! Bilgi...
« Yanıtla #11 : 01 Nisan, 2023 13:35:03 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Şapkacı kız mı?" hiç beklemediği bir yerden vurmuştu Nora Balian'ı. Kelimeler boğazında düğümlenmişti adeta. Her şey yolunda giderken bir anda terk edip gitmişti biricik şapkacı kızı. Ağustos ayından beri ondan tek bir haber bile alamamıştı. Yaşadığı onca şeyin altında ezilen bedeni birde bu yükün altında kalmıştı. Şaşkın bakışlarla soruyu soran kadına bakmaya başladı, sanki ona ceza vermek istiyor gibiydi. İşin garip tarafı başarmıştı da. Biliyormuydu yani onu terk edip gittiğini ? "Nora o gitti. " dedi buruk bir ses tonuyla, ama hayır, onun kazanmasına izin vermeyecekti bu küçük sürtüşmeyi. Kendisini zorladı ve yüzünde ki o silik, dertli ifadeyi yok etti ve "Artık yalnızım anlayacağın. Evlenmek pek bana göre değil." dedi ve göz kırptı. Perde çektiği ve dışarıdan özenle sakladığı duygularına ışık tutup göstermediğini umuyordu. Ama kalbinde çıkarttığı fırtına yakıp yıkmaya devam edecekti uzunca süre. Bir an odasında yalnız kalıp bu duyguyla yüzleşmeyi istedi. Sevdiği, daha doğrusu sevmeyi istediği kadını yine kaybetmişti. Bu sefer Syrinx'den daha çok yıkıma uğramıştı. Tek bir kelime söylemeden, ardında bir iz bırakmadan çekip gitmişti. "Biliyor musun Nora seninle konuşmak gerçekten güzel, geçen birkaç yılda değişmemişsin. Tam tersine güçlenen bir kadın görüyorum karşımda." dedi ve ayağa kalktı. Oturduğu yerden başını kaldırıp meraklı gözlerle onu izleyen kadının yanına kadar gitti. Artık yalnız kalmak istiyordu bu yüzden "İzin verirsen üzerinde çalışmam gereken konular var. Asıl işimizi hallettiğimize göre, sohbetimizi sonraya da bakabiliriz. " gitmesi gerektiğini anlayan Nora'nın da ayağa kalktığını gördü. Aralarında çok bir boy farkı yoktu cadının giydiği topuklu ayakkabılar sayesinde. "Bugün için teşekkürler." dedi ve elini uzattı. Nora'da çok beklemeden tokalaşıp veda etmek üzere elini uzattı. Son kez selamladıktan sonra, sinir bozucu topuklularının çıkarttığı ses eşliğinde kapıya doğru gitti ve kapıda son kez attığı bakışın ardından odadan çıktı. Balian ise yüzleşmek zorunda kaldığı duyguları ile başbaşa kalmış halde oturup kalmıştı koltuğuna.

SON