17 Nisan, 2026 08:55:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Mühürlerin Akıbeti  (Okunma sayısı 102 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Mühürlerin Akıbeti
« : 14 Mart, 2022 16:34:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[spoiler]
[/spoiler]

“Ben, hayatımı büyücedünyaya için tehlike arz eden her türlü aşırılığı bertaraf etmeye adadım Madam! Kazanda çocuk pişirmeye kalkan çatlak kocakarılardan tutun, bir metrelik boylarına bakmadan düzeni bozabileceğini sanan asi cincücelere kadar... Dört tane ruh hastasının kurduğu hain pusuya düşecek kadar gevşediyse cıvatalarım, bırakın beni, başımdan kan sızarak bir köşe başında onurumla geberip gideyim! Her türlü son, bu utancı yaşamaya yeğdir!”

“Saçmalama Egnast! O kadar yıldan sonra, böyle fevri kararlarla kariyerini çöpe atmayacak kadar olgunlaşmış olduğunu düşünürdüm. Ayrıca şu dönemde, senin gibi birisinin tecrübelerine hiç olmadığımız kadar ihtiyacımız olacak. Bunun ne demek olduğunu en iyi sen bilirsin!”

Madam Deni Béringer, Bay Kellington’un ölümünden sonra, yeni bakanın seçileceği güne kadar vekaleten idare ettiği makam koltuğunda, önündeki bir yığın evrağın arasından ve gözlüklerinin üzerinden kısa boylu adamı incelemekteydi sabırla. Zavallı Twinkle, o vahşet dolu gecede tek gözünü kaybetmiş ve yerini korsanlara mahsus göz bandını takmış halde karşısında dikilmekteydi şimdi. Başına ne gelirse gelsin, kuşanmaktan asla taviz vermediği şık kıyafetlerine rağmen, şu dillere destan öfkesiyle takım elbisenin içerisine hapsedilmiş yırtıcı bir garkenezi andırıyordu adeta.

“Eğer cadı avcılarına yakalanma hususundaki tecrübelerimi merak ediyorsanız Madam, buna bakanlıkta kimsenin ihtiyacı olacağını sanmıyorum.”

“Yerini almasını istediğin genç seherbazı hatırlıyorsun değil mi Twinkle? Hani şu kilisedeki harekatta Bay Carter’ı kurtaran kızıl saçlı seherbazı...”

“Meredith Vivienne Boleyn... Elbette hatırlıyorum! Özgüven problemleri olsa da, seherbaz büronun onun gibi tehlikeye gözünü kırpmadan atılabilen cevval mensuplara ihtiyacı-“

“Cadı avcıları tarafından kaçırıldığından haberin var mı?”

“Ne!? Nasıl?”

Madam gözlüklerini çıkarıp masanın üzerine bıraktı. Önündeki taze incelediği evraklara uzanıp aralarından seçtiği bir kağıdı, Bay Twinkle’ın tam önüne doğru fırlattı. “Tecrübe derken, neyi kast ettiğimi anlamışsındır umarım.”

Cücenin sağ kalan tek gözüne kağıdı yakınlaştırıp, rapora bir çırpıda göz atmasıyla sövmeye başlaması bir olmuştu. “Hay, bin atadam testisi aşkına!”

Bay Twinkle’la çalışmaya başlayalı kaç sene geçmiş olursa olsun, bu cücenin beklenmedik küfürlerine bir türlü alışamayacağını düşündü kadın... Sihirsel Yasal Yaptırım Daire başkanlığına geldiği ilk günlerde, onun giyim kuşanına aldanarak tam bir centilmen olduğunu düşünmüş, ancak kısa sürede yanıldığını anlamıştı. Özellikle iki acemi seherbazın, aşık oldukları kız uğruna büroda düelloya tutuşmaya kalkmaları yüzünden Bay Twinkle’dan yedikleri okkalı küfürler, hala kulağında yankılanmaktaydı.

Adabı muaşeret kurallarını hatırlatmak adına kısaca bir öksürdükten sonra söze girdi Madam. “Bilgi kaynaklarım, kızcağızın Amerika Birleşik Devletlerine giden bir gemiye bindirildiğini doğruluyor. Cadı avcılarının onu kaçırmalarındaki asıl niyetleri nedir, bilemiyorum. Yeni bakan seçilene kadar da MACUSA ile kuracağım diplomatik ilişkilerin nereye varacağını kestiremiyorum.”

“Eğer emekliliğimi kabul ederseniz, onların hakkından gelmesini iyi bilirim Madam! Bu genç seherbazı kurtarmayı da...”

“Bunu tek başına yapamazsın. Ayrıca Amerika bizim yetki alanımızda değil. Yine de Meredith’i kurtarabilmek için MACUSA ile gerekli bağlantıları kurmaya başladık. O yüzden bu meseleye karışmana izin veremem. Üstelik sana çok daha mühim, başka bir mesele için ihtiyacımız olacak.”

“Başseherbaz olarak devam etmeye ne yüzüm, ne de yetkinliğim olmadığını daha ne kadar açık ifade edebilirim Madam, gerçekten bilmiyorum. Benim gibi bir külüstürü ıskartaya çıkartsanız daha iyi. Huysuz bir ihtiyarım ben. Emekliliğimi kabul edin! Edin ki, rahat rahat, kimseyi hayal kırıklığına uğratmadan, tek başıma takılayım peşlerine...”

“Olmaz dedim!” Madam’ın sesi, onu tanıyanların çok iyi bildiği üzere pek nadir bu kadar yüksek çıkardı. Çıktığında da bu uysal kadını bu halde görmeye alışmamış olanları bir hayli şaşırtırdı. Şimdi, bu anlardan birisine tanıklık ediyordu Bay Twinkle. “Merlin kanından olduğunu anlamadık mı sanıyorsun? Şu, önüme yığılı yazışmaları görmüyor musun peki? Sabah akşam kulüplerden, cemiyetlerden, topluluklardan bir dünya mektup alıyorum. Yedi mührün kalanlarıyla ilgili endişelerini içeren mektuplar! Senin soyunu öğrenip kanından bir şişe almak isteyenlerle sağ kalan tek gözünü satın almak için bakanlığa bağış teklif edenler de cabası!”

Öfkeyle sandalyesinden kalktı Bayan Béringer. Pencereye doğru yaklaşıp, Sihir Bakanlığı giriş holündeki meydana dikti gözlerini. Eski Bakan Kellington’un talebiyle organize ettiği Cadılar Bayramı resepsiyonundaki krizi anımsadı. O zamanlar, olayların bu raddeye varabileceğini kim kestirebilirdi? “Yedi mühürden bahsediyorum Bay Twinkle... Hepimizi, gerçek Carmilla’nın gazabından korumuş olan mühürler... Seni kaçıranların, kanın vasıtasıyla Merlin Mührünü kırmak istedikleri çok açık. Cadı avcılarının bu mühürlerle ne işleri olabileceğine dair yazılabilecek korkunç senaryolar bir yana, mühürlerin kırılmasıyla serbest kalacak karanlık büyülerin dünyamıza verebileceği zararlar öbür yana...”

Egnast Twinkle, babasının soyuna dair gerçekleri kabullenmek dahi istemiyordu. Her ne kadar Madam Béringer’ın samimiyeti konusunda kuşkusu olmasa da, bu ofise gelmeden evvel politikadan uzak durmayı çoktan kafasına koymuştu. Yine de sormadan edemedi... “Eğer gerçekten dedikleri gibi, bu bulanık bozuntusu kansızların kaynağı Amerika’daysa, kocamış bir cücenin bakanlığa ne gibi bir yardımı dokunur?”

“Gizem Dairesi Başkanı Bay Selwyn, geçtiğimiz hafta görevinden istifa etti. Kellington döneminde yaptıklarından sonra vazife alamayacağına pek emindi anlaşılan. Senin büyülü eşyalarla aranın iyi olmadığını biliyorum Twinkle. Ama seni o dairenin başına, tozlu harabeleri arşınlayıp antika koleksiyonu topla diye atamıyorum. Yanına Gringotts’un tecrübeli lanet kırıcılarından bir ekip verilecek. İşlerinde son derece yetkinler, buna emin olabilirsin. Onların yardımıyla kalan mühürlerin yerlerini tespit etmeli ve cadı avcılarının bu mühürleri kırmasını engellemelisin. Özellikle seni kaçıran o dört avcının bir sonraki hedeflerini açığa çıkarmaya mecburuz. Kilisede ele geçirdiğimiz yazışmalarda, onlardan mahşer gününü getirecek, kıyametin habercileri diye bahsedildiğine şahit olduk. Bu kelimelerin tınısının dahi ne kadar rahatsız edici olduğunu fark etmişsindir.”

“O dördünü de yakaladığım gibi tenasül uzuvlarından tavana-“

“Twinkle!”!"

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« Yanıtla #1 : 14 Mart, 2022 18:10:51 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Her şeyden sonra kendimi daha rahat hissediyorum artık. O kocaman boşluğum dolmuş, mutsuzluğum gitmiş gibi. Aynı zamanda da bu mutluluk eskiden hissettiğim kadar yüksek değil. Sihir Bakanlığına adaylığımı koyduğumda benim gibi düşünen insanların çoğunluğunu gördüm. İsteklerine kulak verdim. Bakanlık eskiden beri en derinden bağlı olduğum bir oluşum. Hem hak ettiği şanı geri kazanması hem de Britanya halkına düzgün bir hizmet vermek için kolları sıvayacağım. Tabi ilk seçilmem gerekiyor. Yine de yaptırım dairesindeki odamı topladım, dosyaların hepsini sıraladıktan sonra çalışanlara bu düzeni vermelerini istedim. Ben çalışırken düzensizliğe ayak uydurmuştum ancak yerime geçmesini istediğim Cornelia’ya dağınık bir halde bırakamam. Tüm düzenlenen şeyleri de bir parşomene kayıt ettim nerede neyi bulabileceğini bilmesi için. Zaten o da bir çalışan olduğu için daire yeniden düzenlenirken aktif olarak yardım ettiği için her şeyi de bilecek durumda. Meredith’in de Başseherbaz olmasını çok isterdim kadroda  ancak düşüncesizlik etmiştim. O kadar önemli bir yeri nasıl çaylaklara bırakabilmiştim? Bu olayda çok değerli gençlerimi kaybetmiştim. Hastanedeydim evet ama bu bir bahane midir? İşte tam bu yüzden elimde kahverengi renkle kaplı bir çikolata kutusu ile çıkıyorum üst katlara. İçinde portakal ve vişne likörü olan bitter çikolatalar olan tüm bu olaylara bakıldığında komik görünen bir kutu. Yanıma gelenlere selamlarımı iletiyorum sanki hiçbir şey olmamış gibi. Onlar için olmadı çünkü. İşlerini yapıp eve dönecekler, sıcacık yataklarında eşleri ile huzurla uyuyacaklar. Meredith yanımda beni korumuşken, ben onu koruyamadım. Cwénhild’i koruyamadığım gibi... Bu bizim problemimiz, tüm herkesi derdimize ortak etmemeliyiz.

Sihir Bakanının ofisine gelince yüzümdeki maskeyi şöyle bir düzelttim. Artık insan içinde metal bir maske takıyor, mavi kumaşlara sarılıyor, siyah eldivenler giyiyordum. Kimsenin yanmış görüntüme mağruz kalmasına gerek yoktu çünkü. Hem, üstüme giydiğim cübbe ferahtı. Deforme olmuş tenimi bastırıp havasız bıraktırmıyordu. Kapıya üç kere vurdum. Çıkan ses eldivenlerim nedeniyle biraz daha yumuşak çıktı. Kapı açılınca da içeri girdim. Sihir Bakanı Kellington bu dünyadan göçtükten sonra yerine geçici olarak Deni Béringer bakıyordu. Kadının yanına gitme sebebim olaylara olan rahatsızlığımı belirtmekti ancak bir yandan da Cwénhild’in duruşmasındaki tanıklığı için teşekkür etmek istiyordum. Bu yüzden ofisine girdikten sonra kafamı öne doğru eğip “Bayan Béringer.” diyerek selamladım onu. İşi başından aşkın gözüküyordu ancak tüm o evrak değil, tek gözünü bir bant ile kapatmış, normalden çok daha dağılmış gözüken Egnast Twinkle çekti dikkatimi. “Twinkle!” dedim şaşırmış bir tonlamayla. “Geçmiş olsun. Burada olmanı beklemiyordum. Bilseydim...” Elimdeki çikolata kutusuna baktım. Çikolata almazdım belki ama güzel bir parfüm alabilirdim. Twinkle o tarz şeyleri severdi. “Umarım konuşmanızı bölmemişimdir.” dediğimde aldığım red cevabı sonunda fazla oyalanmadan Béringer’ın masasına ilerleyip önündeki koltuklardan birine oturdum. Çikolata kutusunu da Twinkle ile aramda duran sehpaya bıraktım. Ben Daire Başkanı olduğumda Twinkle senelerdir Başseherbazlık görevini yapıyordu. Onunla iyi bir dönem geçirdiğimizi biliyorum, şanssızlığımız Britanya'nın bu dönem her zamankinden daha kaotik olmasıydı. Tabi bir de o kaçırıldı, gözünü kaybetti falan. Şuan Cwénhild konusunda edeceğim teşekküre sorun etmeyecektir, Cwén seherbazken Twinkle’ın ekibindeydi.

“Bayan Béringer, duruşmada tanık olmayı kabul ettiğiniz için teşekkürlerimi sunmak isterim. Tüm Carmilla soruşturmasının benim için ne kadar önemli olduğunu bilirsiniz. Cwénhild ile fikirlerimiz aynıdır. Bu fikirlere ilerleyişimiz ise iki ayrı uçtaydı. Kolay yolu seçtiği için onu suçlamıyorum. Çok acı çekti.” diyerek başladım konuşmama. Ellerimi önümde birleştirdikten sonra devam ettim asıl konuma. “Tabi ziyaret sebebim geçmiş değil, gelecektir. Meredith Boleyn.” Kızın adını söyledikten sonra durdum. Bir kaç saniye sessizlikten sonra devam ettim. “İki genç seherbazımız ve bir gazetecimiz infaz edildi. Bayan Boleyn de kaçırıldı. Artık daha fazla kayıp vermek istemiyorum Bayan Béringer, Cadı Avcılarına karşı birbirimizi savunmamız gerekiyor. Amerika’ya götürülme sebebi arı kovanının orada olması. MACUSA bu kovanı boşaltsın, arıları uzaklaştırsın diye beklemek bir şeyi değiştirmeyecek. Eşek arısı, bal arısına benzemez. Sınırları kapatmalıyız ve Amerika’ya yaptırım uygulamalıyız. Muggle Başbakanı ile konuşmanızı, onlardan da aynı yaptırımı uygulamalarını istemenizi talep etmek için burada bulunuyorum..”[/justify]

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« Yanıtla #2 : 14 Mart, 2022 20:49:54 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Bay Carter'ın odaya girişiyle Egnast Twinkle paltosunu ve ceketini daha bir nizami duracak şekilde düzelterek saygılarını belirtir bir üslupta başını usulca eğdi. Seth Carter'ın göreve başladığı ilk günlerde, onu böyle bir mevki için fazla naif bir idealist olarak değerlendirdiği gözlerden kaçmazdı. Ancak kilisede yaşananlar sonrasında deforme olmuş yüzünü gizlemek için taktığı maske, her gördüğünde ona ne kadar da yanıldığını hatırlatıyordu. Bu genç adam, yakışıklı yüzünü kaybetmişti inandığı şeyler uğruna... Çok büyük bedeller ödemiş, bir idealistten fazlası olduğunu kanıtlamıştı.

"Hoş geldiniz Bay Carter! Umarım sizin de sıhhatiniz yerindedir yaşananlardan sonra... Biz de tam Madam Béringer'la seherbaz bürodan emekliliğimi-"

"Konuşuyorduk ki, Bay Carter!" Madam gözlüklerini tekrar takmış halde, asabi bakışlarını kısa boylu adama çevirmişti şimdi. "...kendisinin Gizem Dairesi Başkanı olarak çok daha faydalı işler yapabileceği hususunda hemfikir olduk."

Sözü kesilen Bay Twinkle'ın sessizliğinde gizli bir karşı çıkma mı, yoksa çaresiz bir kabulleniş mi olduğunu anlamaya çalışırcasına adamı süzdükten sonra tekrardan Seth'e döndü Madam. Bay Carter'ın teşekkürlerine, alışılageldik politik gülümsemesiyle karşılık verdi. "Rica ederim. Bunu bir zamanların başarılı seherbazımızın yeniden bir şansa ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için değil, adaletin yerini bulması ve vicdanım için yaptım. Nihayetimde vazifem de bunu gerektirirdi. Ne yazık ki, Cwénhild'in kurtarılma eşiğini çoktan geçtiğini düşünüyorum."

Bay Carter'ın Meredith ile ilgili olan endişelerini dinledikten sonra da hak verir şekilde başını sallayıp, cevap vermek maksadıyla söze girdi. "Dediklerinizde haklı olmanızla beraber, ne yazık ki MACUSA ile ilişkilerimizi gerebilecek bir adım, Bayan Boleyn'in ölüm fermanına imza atmakla eş değerdir Bay Carter. Kendisinin akıbetiyle ilgili bir sonuç alınıncaya veya yeni Sihir Bakanı seçilinceye kadar tarafsızlığımızı ve ilişkilerin makul seviyede devam ettirilmesini sağlamak zorundayım. Muggle Başbakanın kilisede yaşananlardan sonra resmi taleplerime cevap dahi vermemesi ise ilişkilerimizin geldiği nokta hakkında umarım aydınlatıcı olur sizin için. Belki de siz; adaylığınızı koymuş birisi olarak, bahsettiğiniz radikal adımları atmakta benden daha cesur davranabilirsiniz..."

Manidar bir tonlamayla ettiği bu lafların üstüne, sehpadaki çikolata kutusundaki bol alkollü çikolatalardan birisine uzanmakta olan Bay Twinkle söze karıştı. "Tebrikler, genç adam! Bu göreve daha iyi birisini düşünmek çok zor olurdu."

"Bu kadar hırslı olduğunuzu bilmiyordum, Bay Carter!" Madam'ın yüzüne muzır bir gülümseme yayılmıştı. "Bu mevki için hem genç, hem de tecrübeli olmanız sayesinde gözümüzün arkada kalmayacağına eminim. Yine de üstünde durmamın fayda sağlayacağını belirtmek isterim. Sizden sonra Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesinin ve Bay Twinkle'ın artık Gizem Dairesi Başkanlığına terfi etmesi hasebiyle, seherbaz büronun emin ellerde olacağını temin edebilir misiniz? Biliyorsunuz ki, Britanya olarak çok zor zamanlardan geçmekteyiz."

Çevrimdışı Seth Carter

  • Bakanlık Çalışanı
  • 14. Seviye
  • İleti: 100
  • 5 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Seth Carter
  • Güç Puanı: 5
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Ceren.
  • Meslek: Britanya Sihir Bakanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 23
  • Lanet Gücü: 25
  • Tılsım Gücü: 30
  • İksir Kabiliyeti: -
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 3. Seviye; Kehanet, 3. Seviye
Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« Yanıtla #3 : 14 Mart, 2022 22:19:07 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
[justify]Twinkle’ın gizem dairesi başkanı olması konusuna olumlu bir şekilde kafamı sallayarak tepki verdim. Başseherbazken Cwénhild soruşturmasında yanımda olmasa güçlü kalamayabilirdim. Ona güvenim tam. Bu kötü zamanında benim de onun yanında olmam gerekiyor. Pek istemiyor gibi gözükse de, işin başına geçtiğinde uçacaktır. Hem ne düşünüyordu ki? Bunca sene Başseherbazlık yaptıktan sonra emekli olup rahat bir hayat süreceğini mi? Béringer teşekkürüme karşı yeni bir şans için değil, adalet için tanıklık ettiğini söyleyerek kendisine saygımı yükseltmişti. Ben de onunla aynı sebepten mahkeme sürecine karışmamış, izlemekle yetinmiştim. Şuanda da Cwénhild’in Azkaban’da olduğunu bilsem de yakında çıkacağı gerçeği her kötü düşünceyi yok ediyordu. Kurtarılma eşiği konusunda aynı düşüncede değildim. Herkes için umut vardır.

Söylediklerime karşı söylediklerini ise sessizce dinledim sadece. MACUSA bizimle olan ilişkisini germekten korkmuyorsa, bizim neden korktuğumuzu anlamamıştım. Bir seherbazımız yurtdışına kaçırılınca Bakanlık’ın elinin kolunun bağlanması, Muggle Başbakanının cevap vermemesi gibi şeyleri bilmek oturduğum yerde derin derin nefes alarak hareketlenmeme sebep oldu. Nefes alışverişim zorlanmaya başlamıştı son günlerde zaten. Benim adaylığımı öne sürerek bitirdi cümlelerini. Evet, gerçekten de bahsettiği radikal kararları alacaktım büyük ihtimalle. Şuan Başkanın bana bir özel tim kurdurup Meredith’i kurtarmaya yollamaması zayıflıktı. Politika diyorlarsa, politika. Ancak vatandaşımı sahipsiz bırakmam.

Twinkle beni tebrik ettiğinde gülümsedim maskemin arkasından. Daha sonuç belli değildi yine de bu cümleleri duymak hoşuma gitmişti tabi ki. Béringer da hırsımdan bahsetti. Dışarı yansıtmıyor muydum gerçekten? Gençliğimden beri istediğim şeydi Sihir Bakanı olup büyücedünyayı iyi yönde değiştirmek. Şu ana kadar da tüm adımlarımı bu amacım için atmıştım. Bürokrasi oyununu oynamam gerektiğinde oynamıştım. Doğru kişilerle arkadaşlık kurmam gerektiğinde kurmuştum. Şimdi de meyvesini yiyordum. Sihirsel Yaptırım Dairesinin emin ellerde olup olmadığını temin etmemi istedi. “Aklımda elbette ki bir kişi var bu rütbe için. Yaşasaydı hiç düşünmeden Hoffman'ı söylerdim.” dedim buruk bir sesle. “Daha sonuçlar belli olmadığı için çok da emin konuşmak istemiyorum. Dairemdeki çalışanlar bu soruşturmalarda çalışıp işlerin nasıl ilerlediğini gördüler.” Benim gibi evraklara boğulmadılar sorgulara da girdi gençler. “Asıl beni endişelendiren konu Bakanlık rütbesi. Siz Bakan Kellington’ın yanında oldunuz. Eğer kabul ederseniz, ben de sizi yanımda görmek isterim bu mevkiye geldiğimde.” Twinkle eğer Gizem Dairesi’nin başına geçecekse bir Başkan olarak yanımda olacak zaten. Béringer konusunda ise... İçimde bir his var bu kadına karşı. [/justify]

Çevrimdışı Kont Sati Von Richmond

Ynt: Mühürlerin Akıbeti
« Yanıtla #4 : 17 Mart, 2022 14:18:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Madam, Bay Carter'ın konuşmalarını büyük bir sükunetle dinledi. Nihayet adamın cümleleri bittiğinde de ellerini kavuşturup, bakışlarını tevazu içerisinde masasına eğerek yanıtladı kendisine göre genç sayılabilecek adamı. "Teklifiniz için müteşekkirim Bay Carter. Her ne kadar ben de en az Bay Twinkle kadar emekliliğimi arzulasam da, koşulların ve şartların bizi mecbur olduklarımızı yapmaya zorladıkları çok açık. Keza ben de sizinle beraber çalışmayı çok arzularım. Eğer seçimi kazanırsanız, yanınızda yer almaktan onur duyacağımı bilmeniz gerekir."

Bay Twinkle, kesik parmağına takılı gümüş işlemeli mekanik parmağını incelerken söze girmişti. "Bay Carter'a mühürlerden bahsetmeyecek misiniz, Madam?"

Yüzüne duygusuz bir ifade yerleşmişti bu cümleyle Deni Béringer'ın. Bir süre bakışlarıyla kısa boylu adamı süzdükten sonra tekrar Bay Carter'a döndü. "Ah, elbette! Cadı avcılarının, zamanında gerçek Carmilla'nın kullandığı kara büyüleri zapt eden mühürlerden birisini, Merlin mührünü kırdıklarını biliyoruz. Lakin bunu niye ve neden yaptıklarını bilmiyoruz, Bay Carter. Seçim döneminde odaklanmanızın zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Ama bu sözlerimi geçici olarak işgal ettiğim bu koltuktan verdiğim son emir olarak değil, yanınızda yer almaktan onur duyacak bir dostunuzun tavsiyesi olarak alın lütfen. Cadı avcılarının bu mühürlerle ne alıp veremedikleri olduğunu öğrenmeli, diğer mühürlere ulaşmalarını ve onları da kırmalarını mutlak surette engellemeliyiz. Bunu dairenizdeki ve seherbaz bürodaki herkesin kavraması gerekiyor. Aksi takdirde başımıza hiç olmadık işler açarız."

Cümlesini bitirdikten sonra sandalyesinden kalktı. Eli çantasına kadar uzanmıştı. Ofisten çıkmaya niyetleniyor gibi gözükse de onu senelerdir tanıyan Bay Twinkle, bu hareketin bir başka manası daha olduğunu biliyordu. Toplantı bitmişti.