17 Nisan, 2026 08:55:43 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Luna'nın İlk Günü (Max'le İlk Tanışma)  (Okunma sayısı 29 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Luna White

  • Bakanlık Çalışanı
  • 7. Seviye
  • İleti: 29
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Luna White
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: ciseak77
  • Meslek: Baş Lanet Kırıcı, Gizem Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 30
  • Tılsım Gücü: 20
  • İksir Kabiliyeti: 5
  • Özel Yetenek: Cadı Görüşü, Seviye 2
Luna'nın İlk Günü (Max'le İlk Tanışma)
« : 20 Ağustos, 2022 23:40:25 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Luna stajını tamamlamış, küçüklüğünden beri hayali olan Gizem Dairesine girmeye hak kazanmıştı. Geleceğini hayal ettikçe kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Tüm gizemleri çözecek, maceradan maceraya koşturacaktı. Belki yeni büyüler keşfedecek ya da keşfedilmiş büyülerin sırrını çözecekti. Aklının hayalinin almadığı şeyler yaşayacaktı, yaşamalıydı. Hakkında pek bilgi olmayan Gizem Dairesinin olayı buydu. Sınır yoktu, her şey olabilirdi. Burayı seçmesinin nedeni de buydu.

Gizem Dairesinin başıyla görüşmek için alt kata inmişti. Tam da gizem dairesine yakışan bir yerdi. Kim bilir burada ne gizemler çözülmüş, ne patlamalar yaşanmıştı! Sakinleşmesi gerekiyor. Gizem Dairesi Başkanı Twinkle’ın karşısına yeniyetme biriymiş gibi çıkamazdı. O artık okulda her şeye dahil olup hiç göze batmayan Luna değildi. O Gizem Dairesinin en yeni çalışanı ve geleceğin Büyüceşura üyesiydi, en azından her şey planına göre giderse böyle olacaktı. O yüzden kapıyı çalmadan önce derin bir nefes aldı.

“Girin.”

Biraz yaşlı ancak gür bir sesin ona müsaade ettiğini duyunca sırtını dikleştirip kapıyı açtı. İçerisini görünce bir gözleri büyüse de hemen toparlandı. Twinkle da bunu görmüş olacak ki açıklamaya başladı.

“Dağınıklığın kusuruna bakma. Belgeler karışmış, onu düzeltmeye çalışıyorum. Bu da işini doğru düzgün yapamıyor.”

Söylenirken bir yandan da koltuğundan üzerindeki kağıtları uçurup Luna için yer açtı. Eliyle oturmasını işaret etti, Luna reddecek olduysa da Twinkle’ın zorlamasıyla oturdu.

“Bir şey içer misin?”

“Hayır, efendim, teşekkürler.”

Konuşma tarzı Twinkle’a garip gelmişti. Yüzünde kibar bir gülümsemeyle elini iki yana salladı.

“Benimle böyle konuşmak zorunda değilsin, yaşlı hissettiriyorsun. Bana herkesin dediği gibi Twinkle diyebilirsin. Siz demene de gerek yok.”

“Ama…”

Twinkle onun sözünü kesti.

“Aması yok. Şimdi eğer bir şey içmek istemiyorsan lafı kısa keselim. Senden önce gelmiş biri var. Max Walker. Geleceği parlak bir büyücü olduğu söyleniliyor. İlk görevin olarak onunla birlikte şu dağınıklığın içinde gerekli belgeyi bulmanızı istiyorum. Yapabilir misin?”

“Tabii, e- Twinkle.”

Ellerini çırptı neşeyle.

“Harika, harika! Artık ben de kendi işlerime dönebilirim. Siz burada kalın, benim gitmem gereken yerler var. Max de birazdan gelir, size kolay gelsin.”

Luna onu uğurlamak için kalkmaya kalksa da Twinkle buna gerek olmadığını söyleyip onu binlerce kağıt parçasıyla odada yalnız bıraktı. Luna da saçını toplayıp işe koyulmaya başladı. Aradığı belgenin ne olduğunu stajyerlik döneminden biliyordu. Biliyordu da böyle bir dağınıklıkta nasıl bulacağını bilemiyordu. Bir yerden başlaması gerektiğini düşünüp belgeleri havalandırıp kısaca göz atıyor, ardından da düzenli bir şekilde kenara koyuyordu.

Bunu ne kadar yaptığını bilmiyordu, derken kapı açıldı. Ondan biraz uzun, jet siyahı saçlarıyla kendisinin tam tersi olan genç, oldukça çekici biri içeri girdi. Luna girdiği anda kim olduğunu anlamıştı. O yüzden lafı kısa kesti.

“Max Walker, değil mi? Ben Luna White. Sohbet etmek isterdim ancak şu belgelerin arasında boğulurken edebileceğimi sanmıyorum. İkimiz daha hızlı bitiririz. Bir yere otur da başlayalım.”

Ardından karşısındaki tekli koltuğun üstündeki kağıtları kenara uçurdu. Max o anda Luna’nın nasıl biri olduğunu anlmıştı. Kendinden emin, otoriter, profesyonel. Ve eğer partner olurlarsa onunla hiç sıkılmayacağına emin gibiydi.