17 Nisan, 2026 10:14:19 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Geleceğe Dair  (Okunma sayısı 36 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gabriela Black

  • Bakanlık Çalışanı
  • 1. Seviye
  • İleti: 2
  • 41 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Gabriela Black
  • Güç Puanı: 20
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Bego
  • Meslek: Seherbaz
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 8
  • Lanet Gücü: 13
  • Tılsım Gücü: 10
  • İksir Kabiliyeti: 3
Geleceğe Dair
« : 14 Ağustos, 2022 14:40:01 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Hayatı bugüne kadar hiç bu kadar sıradan olmamıştı. Kendini hayal edebileceği son noktataydı. Bir işi vardı, bir ailesi, sorumluluğunda olan üç çocuk... Aslında bakıldığında herkesin hayalini düşlediği, sıradan, mutlu bir yaşam tablosu gibi görünüyordu. Gabriela'nın ise istediği son şeydi herkesin düşledikleri. Hogwarts'tan mezun olurken sıradan bir hayat yaşamamaya yemin etmişti. O ana kadar tüm hayatı sıradandı zaten. Kardeşlerinin gölgesinde büyümüş silik bir karakter...
Her şeyi değiştireceğine dair kendisine bir takım sözler vermişti. Fakat hayat onu yine belli başlı sorumlulukların altına itmişti zorla. Yiğenlerini her şeyden çok sevmeseydi belki işler biraz daha kolay olabilirdi ama onların sorumluluklarını üstlenmek zorunda hissediyordu kendini. Bu da onu istemediği hayata sürüklüyordu. Sadece işine ve eve odaklanmış, son zamanlarında kendine bile vakit ayırmıyordu bu genç yaşında. Pek arkadaşı kalmamıştı çevresinde. Abisi ile de sık konuşmuyorlardı bu aralar. Evde yalnızlığında boğulmaktansa, bunu dışarıda yapmayı tercih ederek kendini dışarıya attı.

 Daha önceden çok değerli bir dostu ile birlikte gelmişlerdi Mag Mell'e. Bakanlıkta çalışmaya yeni başlamışlardı o sıralar. Sarı saçlı, beyaz tenli güzel bir kızdı İsabelle. İkisi de gençliğin verdiği ateş ile kıpır kıpır ve heyecanlılardı. Seherbaz olmak ikisininde hayallerini süslemişti öğrencilik yıllarından beri. İsabelle2e baktığında Gabriela aynaya bakıyormuş gibi hissediyordu. Hayalleri, hedefleri, ideolojileri aynıydı. Yaşam tarzları birbirine benziyordu. Görevlerine olan aşkları da onları birbirine bağlayan en büyük etkendi. Buraya sık sık gelir, birlikte vakit geçirirlerdi. Fakat İsabelle'de gizemli bir hava vardı her zaman. Her zaman her şeyi anlatmadığı çok kesindi. Son zamanlarda ortadan kaybolmaya başlamıştı ara sıra. Gabriela ile bir araya geldiğinde ise hiçbir şey anlatmamayı tercih ediyordu. Fakat Gabriela onun yüzündeki korku ifadesini sezebiliyordu. O neşe dolu İsabelle'in yerini endişeli biri almıştı artık. Son günlerde başka ülkelerden söz etmeye başlamıştı sıkça. Buradan uzaklaşmak ve başka bir yerde hayata başlama fikri Gabriela'nın kafasındaki İsabelle'den, yani eski İsabelle'den çok uzaktı. Bundan bir hafta sonra da tamamen ortadan kaybolmuştu. Gabriela onu bulmak için çok çabalasa da İsabelle artık hiç var olmamış gibiydi. Asasını bile geride bırakan İsabelle'e ne olduğunu hiçbir zaman bilemedi. Gabriela da ne zaman kötü hissetse Mag Mell'e gelir, eski günleri hatırlayarak onu anardı.

İçeri girdiğinde dikkat çekici güzelliğinden olsa gerek birkaç göz üzerine yapıştı. Etrafına bakıp boş bir yere oturdu. Kafası pek yerinde değildi. Bakışları oldukça boştu. "Ya gördün mü İsabelle, güya iz bırakacak büyük işler yapacaktık," dedi kendi kendine, sinir bozucu bir ses tonuyla. Buraya gelmeden önce ateş viskisini biraz kaçırmıştı. Gabriela'nın alkol eşiğinin pek iyi olduğu söylenemezdi. Uzun boylu zayıf bir adam yanına kibarca yaklaştığında, "Her zamankinden Freddy" dediği an adam başını tamam anlamında sallayarak oradan uzaklaştı. Gabriela ise başını öne eğerek gözlerini kapadı ve düşüncelerinden arınmaya, kendini rahatlatmaya çalıştı.