Dünya Ülkeleri > Birleşik Krallık
Esmerelda
(1/1)
Alexander Apollo Boleyn:
[youtube width=500]https://youtu.be/UYUKsRL-YBM[/youtube]
⸻ Ⅰ ⸻
1845 yazı
"Hiçbir zaman ayrılmayalım, olur mu?"
"Olur."
"Ne zaman evlenicez peki senle?"
"Önce okulumu bitireyim, sonra düşünürüz."
"Okul mu?" Şaka yapmış gibi gülümsedi. İkisinin de bitirmesi gereken bir okul olduğu gerçeğini kolayca görmezden geliyordu, bu tarz şeylere değer vermezdi. Romantik yapısı para kazanmanın hayatta dert etmesi gerektiği en son şey olduğunu söylerdi, aşık olmak, bir aile kurmaktı onun hayali. Kocası olarak seçtiği adamın ona bakacağını biliyordu. Ona aşık olmasını sağlayan en önemli şey de bu güven duygusuydu.
Yataktan kalkıp çarşafları temizlerken sevgilisi de ona yardım etti, asaları birbirleriyle uyum halinde, benzer bir senfoniyle hareket ediyordu. Giyinir ve son dağınıklıkları asaya ihtiyaç duymadan, ağır birkaç el hareketiyle toplarken aralarına çöken sessizlik onları mutfak masasına kadar takip etti. Açık camlardan giren esinti yıllardır kullanılmamış odaların kapılarını çarpıyor, rutubet kokusunu ağır çekimde üflüyordu çiftin birlikte oturdukları masaya. Uzun zamandır raflarından ayrılmamış porselenler birkaç asa hareketiyle sıcak kahveyle dolarken Alexander asasıyla sigarasını yaktı ve gözlerini sevgilisine çevirdi. Tek eliyle orada unutulmuş kristal bir hokka ve yazı takımıyla oynuyordu, dalgındı.
Çıkmadan önce sevgilisinin alnından öperek eline FYBS sonuçlarını aldığında böyle yaşamayacaklarını söyledi.
"Hayatım boyunca bu evde kalırım diye mi korkuyorsun?"
"Elbette hayır... Ama sana daha güzel bir hayat vermek isterim. Daha büyük bir ev alırız. Ev cinlerimiz, kocaman bir bahçemiz olur."
"Çocuklarımız rahat rahat koşturur, oyun oynar."
Bu hayal ikisini de bir süre sakinleştirdi. Esmerelda son senesini okumayacaktı, çoğu kız öğrenci için yaygın bir hareketti bu zaten, o zamana kadar evlenmiş veya biriyle sözleşmiş oluyorlardı. Sonunda çalışmayacağı için diplomaya ihtiyaç duymuyordu. Alexander ise bir seherbaz olacaktı. "En büyük hayalim savaşmak." demişti bir defasında. "Muggle doğumlularla safkanlar arasındaki bu ayrımcılıktan bıktım usandım. Büyücülük dünyasını savunmak istiyorum. Kimse birbirinden üstün ya da daha özel değil."
O gittikten sonra Esmerelda geri dönüp kahvesini bitirdi. Mutluluğu yanaklarında, alnında, teninde hissediyordu; ona duyduğu büyük sevgi her yerine işlenmişti. Aklının bir köşesinde geleceklerini düşünüp duruyordu, bütün bunların uzak birer hayal olduğunu bilmesine rağmen orada pek çok kere daha buluşacaklarını, pek çok sabaha beraber uyanacaklarını düşünmeye engel olamıyordu. Sonunda uyanacakları sabah da beraber geçirecekleri hayatın olana kadar devam edecekti bu gizli geceler ve mutluluğunu sürdürmenin tek yolunun bir süre daha sessiz kalmak olduğunu anlamıştı.
Navigasyon
[0] Mesajlar
Tam sürüme git