17 Nisan, 2026 09:27:10 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Cornelia  (Okunma sayısı 127 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Cornelia Barthélemy

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 40
  • 1735 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cornelia Barthélemy
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Asu
  • Meslek: Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: 4
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 1. Seviye
Cornelia
« : 02 Ekim, 2021 19:59:50 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Adı: Cornelia

Soyadı: Yok

Yaşı: 26

Mesleği: Pawnshop Sahibi
(Hırsızlık aletleri icat edilecektir onu eklemeli miyim bilemedim, nasıl rütbeye geçerseniz artık hdjd)

Hizip: Matushka Üçüncü Enternasyonel

Karakter Özellikleri: ISTJ 3w4. Dürüstlüğünü bir silah gibi kullanan Cornelia, arabulucuğun ve manipülasyonun ustasıdır. Yaşadığı tatsız deneyimler sebebiyle birden fazla kişiliğe bürünmüş ancak kendi özünü kaybetmemiş bir kadındır. Sorumluluk edindiği zaman bilincini yitirmeyen, sorgulamaktan çekinmeyen ve geleneklere sıkı sıkıya bağlı oluşuyla genelde herkesin seveceği birisidir ilk görüşte. Gelenekselliği sorgulamalarından sonra gelir, bir fikre sıkı sıkı tutunduktan sonra onu kutsal kabul edip davası haline getirebilir. Masum yüzüne kanmamak da gerekebilir, bu tamamen sizin kim olduğunuza bağlıdır. Bir ortamda nasıl davranacağını çok iyi bilir ve aldığı eğitimler sayesinde kolayca insanları dolandırabilir. En azından inandığı şeyler doğrultusunda temiz bir kalbe sahip olan Cornelia kendi terazisine göre hareket eder. Kendi çocukluğunu yaşayamadığından çocuklara zaafı vardır ve düşmüş olanı kaldırmaya çalışır. Görev bilinciyle hareket eder ve yer yer soğukkanlılığını konuştur. Duygusal bir tavır sergilediğinde  kendi bile fark etmez. Keyfini bozan bir şeyi kolayca zihninden atamaz ve onu yok edene kadar kendi kafasındakine göre şekillendirmeden rahat edemez, üstüne düşer. Zıt uçlarda gezinen yapısıyla patavatsızlığı bazen cümbüş çıkartır. Siz yakınlaştıkça pürüzlerini daha da iyi göreceksinizdir.

Geçmişi: Cornelia, 1865 tarihinden birkaç yıl önce  melez bir cadı olarak İrlanda’nın başkenti olan Dublin şehrinde dünyaya gelmiştir. Maalesef ki hep dünyaya erken geldiğini düşünen Cornelia, İrlanda’nın Büyük Kıtlık zamanında ailesini henüz küçük yaştayken kaybetmiştir. Açlığı dibine kadar yaşamış, belirli bir zamana kadar çelimsiz görünüşe sahil olan ve ailesi hakkında fazla bilgisi olmayan cadı amcası tarafından bakılmak için alınmış ve orada da pek iyi bakılmamakla birlikte ailenin genelinde “garip” olarak adlandırılabilecek hareketlere tanıklık etmiştir. Sonradan da öğreneceği şekilde karakterinde büyük bir imza olarak taşıyacağı bu hareketleri fazlasıyla bilinçli olarak benimsemiştir(Spoiler alert anca böyle).  Maddi ve manevi yönden kötü olan amcasının her koşulda yeteneklerini kısıtlama çabasından ötürü ezilen Cornelia sokaklarda normal bir muggle çocuğu gibi büyürken edindiği bir arkadaşla bütün hayatı değişir. Yaşıt olduğu bir kızla tıpkı kardeşmişçesine bağ kurarken kızın ebeveynleri tarafından da dışlanan Cornelia’nın sevilmemek ve istenmemek üzerine korkularının oluşumunun temeli atılmıştır. Hogwarts’a başlayacağı sene gelip çattığında arkadaşının hastalık sonucu dünyaya gözlerini kapatmasıyla birçok şey değişir. Bir süre sonra paraya ve iyi yaşam koşullarına ihtiyaç duyan amca Stuart safkan olan zengin ailenin teklifiyle Cornelia’yı gözden çıkarır. Cornelia, bir bez bebek olarak o kızın yerine alındıktan sonra kimliği ayrıştırılmaya başlanır. Yaşına göre zeki olan Cornelia sabretmeti bu şekilde öğrenir ve muggle ile büyücü dünyası öğretilerini iyice kavrar. Tam bir Viktorya hanımefendisi olurken evlatlık alındığı ailenin isteğiyle Hogwarts eğitimi yarıda kesilerek tekrardan İrlanda’ya döner. Evde özel eğitime başlayan Cornelia, üvey annesinin dayatmalarıyla ve başka biriymiş gibi görülmesiyle bir buhran yaşar. Adı yok, karakteri yok, hiçbir şeyi yok. Akıl sağlığını korumasına yardımcı olan tek şey ise ileride gireceği hizibe yönlendiren mentoru ve onun bıraktığı mesajlar idi. 17 yaşına geldiğinde İngiltere’ye gitmek için bir gemiye bindiğinde asıl hikayesi başlar. Aslında kaçmaktadır.

Statlar
Tılsım:12
Biçim Değiştirme:5 +1
İksir:4
Lanet:10 +2
 
Örnek RP:[spoiler] Annalise ve Diego cezadan sonra gitar için sabahın erken saatlerinde buluşmuş, gitar çalmışlar ve bol bol sohbet etmişlerdi. Annalise her halükarda güzel vakit geçireceğini düşünüyordu ama tahminini de aşarak mükemmel bir başlangıç yapmışlardı güne. İkisi de halinden memnunlardı. Görüşmelerini bitirmemek istercesine yavaş adımlarla Büyük Salon'un kapısına doğru geldiklerinde Annalise birdenbire duraksamıştı. "Uzun bir süredir tanışıyoruz. Neden daha çok görüşmemişiz ki? Bence bunu telafi etmemiz gerekir." diye söze atılan Annalise bir yandan da burnunu ceketten gelen kokuyla dolduruyordu. O kadar güzel bir kokuydu ki bu onda hissettirdiği heyecan ve mutluluğu tanımlayabilmek için çözene kadar gece uykuları kaçacaktı, biliyordu kendisini. Diego'nun, Annalise'in söylediği üzerine ne diyeceğini bilememiş hali Anna'yı güldürmüştü. Bir şey söylemesine fırsat vermeden devam etti. "İlk buluştuğumuz noktada. Ihmm... Uygun zamanlarda. Akşam yemeği sonrası belki yatakhanelere geçmeden, belki sabah herkes uyanmadan ya da çok gürültülü olmadığı vakitlerde... Tabi, gitar çalışmamız dışında soruyorum bunu." Kafasında görüşmelerinin planını yaparken gözlerini yürüdükleri yerin tavanına dikmiş bir halde kendine kendine konuşuyormuş gibi bir tavra bürünmüştü. Daha doğrusu çekingen hali biraz daha sökülmüş gibiydi. Söylediğinde kabul etmesini çok beklediği bir şey değildi ama Diego Anna'yı şaşırtmıştı. Söylediklerinden anlaştıklarını varsayıyordu. Hal böyleyken salonun kapısına da gelmişlerdi. Gitar temizleme işini öğretmek için hatırlatmasını istemişti Diego. Usulca başını sallayarak karşılık veren Anna'nın gözü ve eli direk cekete gitmişti. Pek vermek istemiyordu da çocuğun onu garipsemesini istememişti. Çekinceleri vardı biraz. Gerçi boşuna Gryffindor'a ait değildi Anna. Farklı zamanlarda, farklı yerlerde ortaya çıkan bir cesareti vardı. Yeter ki kendinden emin olsun işte o zaman istediği her şeyi yapabilirdi. "Sende kalsın." dediğini duyunca Diego'nun cekete giden elini indirdi. "Madem öyle diyorsun... Teşekkür ederim tekrardan... Görüşürüz sonra!" diyerek vedasını ettikten sonra yüzünde büyük bir gülümsemeyle arkasını dönüp Gryffindor masasına ilerlemeye koyuldu. Gülümsemesini bastırmak çok zor olmuştu Anna için. Daha fazla dikkat çekmek istemiyorum ama midesinde hissettiği şeyin açlıktan daha çok uçuşan kelebekler olduğu şüphesiyle Diana'ya danışması gereken bir şeyler olduğunu biliyordu.

Saçını ayna karşısında siyah düz bir tokayla toplamaya çalışırken Diana'da ortak salona inmek için hazırlanıyordu. Elleri müsait olmadığı için ağzında tuttuğu tokayla cebelleşirken konuşmaya çalıştı Anna. "Ben kütüphane dönüşü uğrarım yanına". Aradan çıkan yeni uzamaya başlayan kısa telleri de topladığı alana katmaya çalışıyordu Diana'nın söylediklerini işittiğinde. Biraz bekleyip saçını istediği gibi topladığında dudaklarını araladı cadı. "Tamam o an öyle demiş olabilirim Diana ama çocuk belki kibarlıktan reddedememiştir. Şimdi gidip ne diyeceğim ki? Ya istemezse? Eğer isteseydi o da gel görüşelim demez miydi yani bilemiyorum, biraz garip." Konuşurken odanın içinde dönüp durmuştu. Cümlelerini bitirirken yılmış bir şekilde yatağa attı kendini. Diana her zamanki sakinliğiyle Anna'nın çekincesinden ötürü kaybettiği mantığı olmak adına konuşuyordu. "Sen fark etmiyor olabilirsin ama ben sendeki değişimi görüyorum. İki gecedir ders çalışırken bir anda sıkılıp bırakıyorsun. Sence normal mi? Ceketi geri de vermedin. Bunlar sana bir şeyi çağrıştırıyor mu? Hiç değilse uyku düzeninin ve ders çalışma isteğinin geri gelmesi için onu daha sık görmelisin." Dudaklarını büktü Anna. İnsanın yakın arkadaşı işte böyle acımasızca yüzüne vurmalıydı bazı gerçekleri. Bariz bir hoşlantısı vardı çocuğa karşı. Yanında panikleyip çok sık kendi kendini mat ettiği için kötü hissetmek de onu üzüyordu. Hemen yatağının üzerinde duran kitaplarına attı elini. "Haklısın, iki günün ders açığını kapatmalıyım. Çok doğru bir noktaya parmak bastın! " derken ayaklanmıştı bile. Odanın kapısını kapatmadan hemen önce Diana'ın hala öflediğini ve söylendiğini duyabiliyordu. Bildiğiniz kaçıyordu ders çalışma bahanesiyle. Hızlı adımlarla kütüphaneye vardığında hemen girişte bir soluklanmıştı Anna. Düşünceliyken hep daha hızlı yürürdü. Günün öğlen saatlerinde bile loş olan kütüphaneye göz gezdirdi. İki, üç kişi vardı. Her zaman öyle olurdu kütüphane bu saatlerde. Yemek arkasından herkes dinlenmeyi tercih ediyordu, Anna ve birkaç öğrenme aşkıyla yanıp tutuşan birkaç kişi hariç. Kitaplarını göğsünde toplayıp kollarıyla sardığında bulabildiği en ücra köşeye geçecekti. Yavaş yavaş raflar arasında ilerlemek için atıldı. Tilki kadar sessiz adımlarıyla gözüne kestirdiği yere geçecekken gözüne ilişen silüet durdurmuştu onu. Arkası dönük bir şekilde ders çalışan Diego'ydu. Ravenclaw öğrencisi tabi her fırsatı kollardı. Sessizlik fırsatını kollayan tek Anna olamazdı ya. Sadece o spor yaptığı için yemekleri de kaçıramazdı herhalde. Kısa süreliğine gelmiş olmalıydı diye düşünmeden edemedi Anna. Ses çıkarmadan geldiği gibi geri dönecekti ki zihninin içinde arkadaşının sesi dolanıyordu. "Korkaklık yapıyorsun... Resmen kaçıyorsun Anna..." ve bunun gibi bir sürü şey. Bir süre orada öylece dikildi Anna. Kafasının içindeki ses doğru söylüyordu. Evet, kendisinden yeterince emindi. Artık bahanelere sığınamazdı. Sonuçta alt tarafı yapacağı şey sohbetinden büyük keyif aldığı birini önceden de teklif ettiği gibi görüşmeye çağırmaktı. Teklifi biraz emri vaki gibi mi olmuştu bir türlü emin olamasa da sonuçta ağzından çıkmıştı bir kere. O, nasıl gelirse Anna'da öyle gidecekti çocuğa. Bebek adımlarıyla. Anna sonunda cesaretini toplayıp kıpırdanmaya karar verince derin bir nefes alıp sakin adımlarla Diego’nun oturduğu sandalye ile yanında boşta kalan sandalyenin arasına girdi. Dizlerini hafifçe kırıp çocuğun çalıştığı kitaba bakınırken dudaklarını araladı.“Umarım bu sefer Astronomi değildir.” derken çocuğa doğru çevirdiği bakışlarıyla tamamen göz hizasına girmişti. Alçak ses tonuyla konuşuyordu. Gülümsedi. “Özür dilerim böldüğüm için. Çok kısa bir şey sorup seni rahat bırakacağım, merak etme.” derken hala ona çok yakın olduğunu fark edip duruşunu toparladı. Yanındaki sandalyeye oturup aklından geçenleri bir çırpıda dile döktü. Sesi hala kütüphane ortamına uygun şekilde kısıktı. “Geçen konuşmuştuk ya hani. Bugün akşam yemeğinden sonra sana da uygun olursa avluda buluşup biraz sohbet etmeye ne dersin? Eğer işin varsa da sorun değil. Sadece ben bunu söyledikten sonra havada kalmış gibi oldu biraz.” derken meraklı gözlerle doğrudan çocuğun gözlerine bakıyordu. Daha önceki gibi değildi bu sefer Anna.

Yemeği herkesten hızlı yiyince gitmeye hazırdı Anna. Diana’da, Diego’nun tatlıya ya da meyveye geçtiğini görürse haber verecekti. Kızın ayağıyla vurarak verdiği mesaj alınmıştı. Diego’dan önce gitmek istiyordu oraya. Diego gelmekten vazgeçse dahi sorun etmemesi gerektiğini kütüphane çıkışında kafasına savunma mekanizması olarak yerleştirmişti çoktan. Kalkmadan önce Dylan’a yönelerek, “Size afiyet olsun. Ben biraz daha erken geçeceğim belki ortak salona gitmeden biraz şöyle turlarım. Orada görüşürüz.” demişti. Dylan’a cevap verme daha doğrusu sorgulama şansı tanımadan masadan hızla ayrılmıştı Anna. Gizli saklı bir şey değildi ama işte tutup durduk yere Diego ile görüşeceğini söylemesi sanki garip olacağından şimdilik bir şey dememesnin daha doğru olduğunu düşünüyordu. Zaten avluda birilerine denk gelseler bile sorun olmazdı sanki. O kadar da garipsenecek bir şey olmamalıydı sonuçta arkadaş ortamında denk geldikçe yer yer sohbet ediyorlardı sonuçta. Her türlü akşam yemeğinden sonra herkesin genelde direk kendi binasının salonlarına çekildiklerini ve kulelerin yönünün bu tarafta olmadığını ikisi de biliyordu. Endişesi yine onu ele geçirmeden sakinliğini korumuş bir şekilde avluya vardığında Diego ile oturdukları yere geçti Anna. Yan oturarak sırtını dayadı soğuk olan mermere. Dizlerini kırarak ayaklarını biraz daha kendisine doğru topladı oturacak yer kalması için. Gelen geçeni göremiyordu ama sorun değildi. Beklerken okumak için yanında kitap getirmediği için bir nebze pişman olmuştu çoktan. Başını da biraz geriye doğru verip koyu lacivert gökyüzüne dikti gözlerini. Hafifçe toplayan kara bulutlar seçilebilir durumdaydı. Yağmur öncesi de hafif toprak kokusu geliyordu inceden. Görüşmek için kötü bir akşamı mı seçmişti acaba? [/spoiler]
« Son Düzenleme: 02 Ekim, 2021 21:58:49 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Cornelia »

Çevrimdışı Büyücedünya RPG

Ynt: Cornelia
« Yanıtla #1 : 02 Ekim, 2021 23:56:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Mekan Sahibi olmak istemenizden mütevellit acaba mekanınızın yerini, tam adını ve hakkında çok kısa, site arayüzüne eklemelik (150-200 karakter) bir özet verebilir misiniz? Bunun dışında mekanınıza daha detaylı bir açıklama yazmak isterseniz bu metni de bize sağlayabilirseniz mekan forumunuza sabitlenmiş başlık olarak ayarlayabiliriz.

Bu süreç, karakter onayınızı etkilemeyeceği için şimdilik rolünüzü veriyorum.
« Son Düzenleme: 03 Ekim, 2021 00:17:48 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Büyücedünya RPG »

Çevrimdışı Cornelia Barthélemy

  • Bakanlık Çalışanı
  • 8. Seviye
  • İleti: 40
  • 1735 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cornelia Barthélemy
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Asu
  • Meslek: Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi Çalışanı
  • Cemiyet: Matushka Üçüncü Enternasyonel
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 12
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: 4
  • Özel Yetenek: Zihinbend, 1. Seviye
Ynt: Cornelia
« Yanıtla #2 : 05 Ekim, 2021 02:34:04 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Dükkan adı: Apples & Oranges
Dükkan Yeri: Knockturn Yolu
Özet:
Eski püskü bir tabela ile müşterilerini karşılayan rehinci dükkanı dışarıdan hiç gözüktüğü gibi değildir. Adını yansıtacak şekilde iç mekan tasarımı canlı bir kırmızı ve turuncu ile süslenerek karşıtlığa dikkat çekmektedir. İkinci el dükkanından hallice olmasıyla birçok antikayı da kelepir fiyata alabileceğiniz bu mekanda her daim(özellikle de acil nakit ihtiyacınızı karşılamak için) alım - satım işlemlerinizi yapabilirsiniz. Not: Yasa dışı eylemlerin döndüğü söylemlere lütfen itibar etmeyiniz.

PS: [spoiler]Rütbemi “Apples & Oranges Sahibesi” olarak yeniden düzenlerseniz çok sevinirim. Bir de dükkanın detaylı açıklaması için tekrardan sizleri rahatsız edeceğimi bildirerek şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum ^^[/spoiler]

Çevrimiçi Locomotor

Ynt: Cornelia
« Yanıtla #3 : 05 Ekim, 2021 05:01:53 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Merhabalar, maalesef ki rütbe isimlerinde ileride çözmeyi umduğumuz bir durumdan mütevellit özel karakter kullanamıyoruz. Bu sebeple "Apples and Oranges Sahibesi" olarak işledim. Mekanınız açılmıştır, umarız "tamamen yersiz" olan yasa dışı işler dedikoduları işlerinizi zora sokmaz. İstediğiniz vakit Sorular ve İstekler forumundan detaylı mekan lejantı için ulaşabilirsiniz.