Dünya Ülkeleri > Birleşik Krallık

Asasız büyü mü yapılıyormuş?

(1/1)

Fëanor Black:
[Flashback birkaç hafta önce | Kuzey İrlanda yakınları | Man Adası]

Saatlerdir Laurel'in baykuşunun peşinden şekil değiştirmiş bir halde kanat çırparak nereye gittiğini bilmeden uçuyordu. İçindeki heyecan onu fazlasıyla enerjik kılmıştı yoksa gecenin bu saatinde bu kadar yolu kanat çırparak gelmek akıl alır bir şey değildi. Denizin üstünden uçarken çarpan dalgaların sesi kulağına çok hoş geliyordu ancak sürekli duyduğu için bir yerden sonra sabrını zorlamaya başladı. Neyse ki çok geçmeden baykuş adaya doğru alçalmaya başladı. Feanor da aşağı doğru indiğinde içinde bir rahatlama oluştu. Bir süre sonra bir çıkmaz sokağa doğru geldi. Sokakta neredeyse hiç kimse yoktu, saatin kaç olduğuna dair bir fikri olmayan Feanor bunu çok garip buldu. Boş ve gözlerden ırak olacak bir alana inip insan formuna döndü. Mektupta evi gördüğünde tanıyacağı yazıyordu bu yüzden yavaş adımlarla sokağı gezmeye başladı. Baykuş dönüşüm esnasında gözünden kaçmıştı bu yüzden kendisinin bulması gerekiyordu. Birkaç evi inceledikten sonra "Nasıl bir şey olabilir ki bu işaret" diye söylendi. Evlerin arasından bir tanesinin kapısında gördüğü sembol dikkatini çekti. Yüzünde istemeden bir gülümseme oluşan Feanor hızla üstünde kuş çizili olan kapıya ilerledi. Kapının zilini çaldı, içeride çalan melodi dışarı kadar duyuluyordu sıradan kapı ziline ıslığı ile eşlik ederken kapı aralandı. Laurel'i gördüğü için sırıtmaya başlayan Feanor "Aaaahh seni çok özlemişimm" diyerek kapıda duran kadına sarıldı. Laurel onu içeri buyur ettiğinde üstündeki ceketini çıkartıp bir kenara ve kendisini de koltuğa attı. "Beni neden çağırdın? Geçen sefer seni kurtaran ben değildim biliyorsun ki sen kendin kurtuldun." dedi genç Feanor. Hala onu kurtaranın kendisi olduğundan haberi yoktu ve bu sır öyle de kalacaktı. Laurel oturmadan ayakta dikildi kısa bir süre, evin koridorundaydı gözü. Birini bekliyor olduğu vücut dilinden belliydi bu yüzden kaşlarını çatıp merakla uzattı başını koridora doğru.İçeriden bir kapı sesi duyuldu ve adım seslerinden birinin yaklaştığı belli olduğu o anda karanlık koridordan koyu tenli bir kadın çıkageldi. Laurel hemen kadının yanına gidip Feanor'u işaret ederek "İşte sana bahsettiğim büyücü o" dedi. Kadın bakışlarını Feanor'un üzerinde gezdirirken genç Feanor neler olduğunu anlayamadığı için tedirgin hissediyordu. "Demek şu meşhur Feanor sensin?" diyerek yaklaşan esmer kadın elini tokalaşmak için Feanor'a uzattı ve tek kaşını kaldırıp Feanor'dan bir hamle bekledi. Feanor önce Laurel'e sonra uzatılan ele bakınca donup kaldığını fark ederek ayaklandı "Meşhur olduğumu pek zannetmiyorum ancak evet Feanor benim.." dedi ve uzatılan eli kibar bir şekilde sıktı. Esmer kadın "Laurel senden çok bahsetti, çalıştırdığı en iyi öğrencisi olduğunu söylüyor. Black ailesinden olsan bile büyük bir yeteneğe sahipmişsin." dediğinde gülümseyerek Feanor'un tepkisini inceledi, Feanor egoist biri değil aksine yerinde hareket etmeyi bilen ve kibar bir adamdı bu yüzden yüzünde sıcak bir tebessüm ile Laurel'e baktı, yanakları kızarmıştı ve "Eminim çok daha iyi öğrencileri olmuştur." diyerek alçak gönüllülük yapıyordu. Aldığı cevaptan hoşnut görünen yabancı kadın Laurel'e baktı ve Laurel ona "Gördün mü söylemiştim çok alçak gönüllü" diyerek Feanor'a sırıttı. Feanor durumdan daha da utanmış bir şekilde gözlerini kaçırdı sonra da kabalık ettiğini fark ederek "Çok kabayım adınızı sormayı unuttum.." dedi ve kadının adını öğrenmeyi ümit etti. Kadın "Mia" diyerek cevap verdi Feanor'un sorusuna. Feanor da kibar bir şekilde tanıştığına memnun olduğunu belirtti. Kısa bir süre sessizlik olduktan sonra Mia sessizliği bozdu ve burada olmalarının asıl sebebine geldi. "Laurel beni seninle tanıştırmak istedi çünkü başyapıtı olarak gördüğü şeyi biraz daha geliştirmesine yardım edebilirim.. Ayrıca ona bir iyilik borçluyum ve o da bu borcu senden yana kullanmaya karar verdi."Söylediği şeylerden Feanor hiç bir şey anlamamıştı nasıl bir yardımdan, gelişmeden söz ediyorlardı? Anlamadığı yüzünden okunuyor olduğundan Mia konuşmaya devam etti "Senin yeni bilgilere aç bir genç olduğunu söyledi ve inatçı kişiliğin sayesinde başladığın işi her zaman bitirdiğinden bahsetti. Sabırlı ve çalışkan birisinin başarabileceği bir şeyi sana öğretmem için ısrarcı oldu. Laurel'e olan borcumu ödemek için bu fikre sıcak baktım ancak benim de kurallarım var elbet.. Seni sınamadan bu eğitimi vereceğimin sözünü veremem." Feanor hala anlamamış bir ifade ile bir Mia'ya bir Laurel'e bakıyordu ancak işin ucunda yeni bir eğitim vardı bu yüzden kalbi deli gibi atmaya başlamıştı. Laurel'in suratında endişeye yada tereddüt ettiğine dair bir ifadenin kırıntısı bile yoktu. Feanor'a kendinden bile fazla güveniyordu Laurel, onu kendisinin vârisi olarak görüyordu. Feanor ise onu bir anne, bir abla kadar yakın görüyordu ancak Laurel'in kendisine bu kadar güvendiğini bilmiyordu. Kadın ayağa kalkıp Laurel'e döndü ve "Arka bahçe hazır mı?" diye sordu. Laurel yaslandığı duvardan kendini iterek uzaklaştırdı ve "Ah evet gizleme büyüsünü birkaç dakika önce yaptım" dedi. Mia "Güzel, beni takip et Feanor." dedikten sonra evin bahçesine doğru yöneldi. Eve tamamen yabancı olan Feanor hemen kadının bir adım arkasından onu takip ederken göz ucuyla henüz açılmamış kolilerle dolu evi inceledi. Çok kısa bir yürüyüşün ardından sonunda arka bahçedelerdi, Mia kıyafetinin kol kısmından asasını çekerek Feanor'a seslendi "Benimle bir düello yapacaksın.. Bir insanı tanımanın en iyi yolu onunla bir düello yapmaktır." Etrafı tatlı tatlı inceleyen Feanor duyduğu düello lafı ile kaşlarını şaşırdığı belli olacak şekilde çatıp Mia'ya baktı. Yaşça kendinden çok büyük olduğu fazlasıyla belli olan kadının söylediklerinde ciddi olup olmadığını anlayamamıştı bu yüzden içeriden yeni gelen Laurel'e baktı.Bakışlarının sebebini anlayan Laurel başını onaylar şekilde yukarı aşağı salladı böylece Feanor Mia'ya daha ciddi bakmaya başladı. "Şey tamam o zaman.." dedikten sonra belindeki asa kınından asasını çekti ve Mia'ya doğru yaklaştı. Başını 45 derecelik açı ile eğdikten sonra sırtını dikleştirdi. Mia direk düelloya girişeceklerini bekliyor olmalıydı çünkü Feanor'un bu sportmence davranışına şaşırdığı yüz ifadesinden okunuyordu elbette Feanor bu sırada çoktan arkasını dönmüş ve 10 adım atmaya başlamıştı. 10. adımdan sonra arkasını dönüp "Hazırsanız üçten geriye Bayan Mia.." diye sesledi genç adam ve tıpkı söylediği gibi geri saymaya başladı. "Üç, iki, bir.." Geri sayması bitince Mia ilk hamleyi yaptı "Everte Statum!" Asasından çıkan turuncu plazmik topa karşı Feanor basit bir protego büyüsü kullandı. Asasını yukarıdan aşağı çekip büyülü sözleri söyleyince oluşan şeffaf kalkan gelen plazmik topu adeta yuttu. Korunmanın hemen ardından sıra Feanor'a gelmişti ancak Feanor ortamı tanımak için hemen saldırmamaya özen gösterdi. "Bu düellonun sonunda ne kazanacağım bana söylemeyecek misiniz?" diye sorup arayı uzatmaya çalışırken gördüklerinden bir plan oluşturmaya başladı bile. Bahçe duvarı yüksekti ve bunu kullanabilirdi. Asasını soldan yukarı sonra sağa sonra aşağı doğru dalgalı bir şekilde sallayıp "Locomotor Wibbly!" dediği zaman tıpkı az önce Mia'nın asasından çıkan turuncu plazmik topa benzer bir büyü enerjisi çıktı. Feanor önceki büyüyü protego ile savunmuştu eğer gösteriş yapmak istiyorsa Mia bu plazmik topu protego harici bir büyü ile savunacaktır diye düşünmüştü içinden ancak böyle olacağının bir kesinliği yoktu her şey bir ihtimalden ibaretti. Sessizce "Muffliato" dediğinde asası hala Mia'yı gösteriyordu. Mia tamda düşündüğü gibi üzerine gelen plazmik topa başka bir büyü çarptırarak onu def etti."Rictusempra!" asadan çıkan gümüş renkli plazmik top havada turuncu topla çarpışında loş bahçe biranda aydınlandı, Mia'nın surat ifadesi daha seçilir bir hal aldı. Kadın yüzünü ekşitmiş sağa sola bakıyordu, kulağına baskı yaparak duyduğu sesi gidermeyi amaçlamış olmalıydı tabi bu hareketi Feanor'un başarı olduğunu fark etmesini sağladı. Vakit kaybetmeden asasını önüne yani Mia ile aralarına doğrultup "Nebulus" dedi Feanor, asasından gümüş bir renk ardından ağır bir sis yayıldı. Bahçeyi tamamen kaplayan bu sisin hemen ardından Feanor asasını Mia'nın arkasında kalan kısma tahmini olarak doğrulttu ve aklında duvarın yakınını canlandırıp sessizce "Carpe Portus" dedi. Düşündüğü gibi Mia'nın arkasına ışınlanan Feanor Mia'nın doğru düzgün duyamıyor oluşundan yararlanacaktı. Bahçe masasına doğru asasını savurdu ve sandalyelerden birinin düşmesine sebep oldu. Mia oraya dönüp rastgele büyü göndermeye başladığında Feanor da duvara aguamenti büyüsünü uyguladı. Asasını sağa yatmış S harfine benzer şekilde salladığında ve sözü fısıldayarak söylediğinde asanın ucu buz mavisi parladı ve çıkan su duvarı ıslatmaya başladı. Bu esnada Mia sisleri dağıtmak için ventus büyüsünü yapmaya yeltenmişti bunu fark eden Feanor hızla asasını kadına doğrultup "Obscuro" dedi. Sihirli göz bağı onu biraz oyalayacaktır diye düşünmüştü hemen ıslak duvara geri döndü duvarda kalan ve yerde birikmiş olan sulara asasını doğrultup "Crustulum Quod" dedi. Su birikintisi ve duvarının zemini yapışkan bir hal alınca Feanor az önceki yerine geri cisimlendi. Bu sırada Mia gözündeki bağdan kurtulabilmek için karşıt büyü yapmıştı. Gözleri açılan kadın sonunda kalan sis perdesini dağıtmak için asasını salladı. Sisler dağılınca da Feanor var gücüyle saldırmaya başladı."Expelliarmus" , "Flipendo" , "Digitus Wibbly" , "Rictusempra" , "İmpedimenta" ardı ardına attığı büyüler asasından sırayla kırmızı, turuncu, buğday rengi, gümüş ve en son turkuaz renginde plazmik toplar çıkmasına sebep olmuştu. Mia gelen plazmik topları teker teker karşılamaya çalışırken aradaki mesafeyi açabilmek adına yavaş yavaş arkaya adımlar atıyordu Feanor ise üzerine gitmeye devam ediyordu. En sonunda geri çekilecek yeri kalmayan ve sırtını duvara yaslayan kadın hareket etmeye çalıştığında üzerindeki kıyafetlerin ve ayaklarının yapıştığını fark etti. Feanor ise kadına zarar vermeden onu düello dışı bırakmayı amaçlayıp amacına ulaşmış olmanın tebessümü ile saygıyla eğildi. "Sizinle düello yapmak büyük bir zevkti." dediğinde asasını yerine yani kınına geri soktu. Mia Feanor'u hafife almıştı tıpkı Feanor'un Ares'i hafife alıp üzerine çok gitmemeye çalıştığı zamanki gibi.. Kadın duvara sanki örümcek ağına yakalanmış bir böcek gibi yapışık haldeyken kahkahalar atmaya başladı. "Laurell bu adam cidden iyi" Kadının yüzünde kaybetmiş olmanın üzüntüsüne dair hiç bir iz yoktu aksine durumdan çok memnun görünüyordu. Laurel "Sana demiştim.." dediği sırada asasını çıkartıp Mia'yı duvardan ayırmaya yardım etmek için harekete geçti. Laurel yapışkanlar ile ilgilenirken Mia "Saygılı ve alçak gönüllü, kıvrak zekalı ve pratik.. Bir düellodaki tutum kişinin kişiliğini açığa çıkarır genç adam. Sen hırsına yenik düşecek birine benzemiyorsun, durum analizi yapıp en küçük hasarla çıkmamı amaçladığını da anlamadığımı sanma." O bunları söylerken Laurel çoktan onu duvardan ayırmıştı. Üstünü başını düzeltip Feanor'a doğru yürürken konuşmaya devam etti Mia " Bir zamanlar Karanlık sanatlara karşı savunma dersinin profesörlüğünü yaptığını söyledi Laurel, şimdi ise bir Lanet Kırıcı... Agresif bir saldırma türü seçeceğini düşünmüştüm. Aslına bakarsan beni şaşırttığın için çok memnunum çünkü sıradan bir güç savaşına girmiş olsaydık bu düello çok uzardı."Sözlerini bitirdiğinde Feanor'un tam önüne kadar gelebilmişti. Büyücünün gözlerinin içine bakarak "Seni eğiteceğim.. Laurel'in kefil olduğu birini sınamaya çalışmak zaten bir hataydı.. Feanor sana.." sözlerini tamamlamadan önce sağ elini zemine yatay, avucu yukarı gelecek şekilde uzattı ve avucunda yatmakta olan asasını başka bir asa ve ya birinin yardımı olmadan havalandırmaya başladı. "İşte sana bunu öğreteceğim." dedi. Feanor'un gözleri gördüğü şeyle kocaman açılmıştı, açılan tek şey gözleri değildi ağzı da söylenen şeyin üzerine açılmış ve o şekilde kalakalmıştı. Kalbi deli gibi atıyordu sokak lambalarının, cırcır böceklerinin ve uzaktan yankılanan kilisenin çan sesleri olmasa Feanor'un kalp atışı Mia'nın kulağına rahatlıkça ulaşabilirdi. "B-ben nasıl yani ben bunu yapmayı öğrenebilir miyim? A-Asasız büyü yaptın?? Asasız büyü yaptın!" heyecandan sesi titriyor hatta kekeliyordu büyücü. Mia asayı tekrar avucuna aldıktan sonra bileğinden içeri soktu ve "Evet küçüğüm eğer sende gördüğümüz ışık bir yanılgıdan ibaret değilse sen asasız bir şekilde büyü yapmayı öğreneceksin." dedi. Feanor sevinçten daha yeni tanışmış olduğu kadına sarıldı "Çok ama çok teşekkür ederim, sizi hayal kırıklığına uğratmayacağıma emin olabilirsiniz!" Sıkı sıkı sarıldıktan sonra ellerini geri çekmeye çalışırken hala yapış yapış kalmış bir yerlere denk gelmiş olmanın memnuniyetsizliği ile ayrıldı kadından. "Kıyafetiniz için özür dilerim, size yeni bir şeyler alabilirim." mahçup bir ifade ile dedi.Bu duruma kahkahalarla gülen Mia "Bir sorun yok, bu kıyafetleri çok sevmezdim zaten. Kurtulmak için fırsat kolluyordum." diyerek Feanor'un içini rahatlatmaya çalıştı. Birlikte içeri girdikten sonra öncelikle Mia üstünü değiştirdi sonra da Feanor'a kendisinden bir mektup beklemesini, müsait olduğu ilk anda onun için bir eğitim planı oluşturacağını söyledi. Bir müddet birlikte güzel vakit geçirdikten sonra Feanor şekil değiştirerek Londra'ya doğru kanat çırptı. Mia'dan gelecek olan mektubu sabırsızlıkla bekleyecekti.

Fëanor Black:
[Kuzey İrlanda yakınları | Man Adası]

[Flashback Mia ile tanışmasından 1 hafta sonra]

Sonunda mektup almıştı Feanor, heyecanla geldi Lauren'in yeni evine. Kapıyı çalar çalmaz kapı açıldı ve Mia onu içeri aldı. "Hoş geldin Feanor, hiç oturma üstündekileri çıkart ve rahat olabileceğin bir hale gel hemen başlayacağız." dediği gibi kapıyı kapattı kadın. Feanor üstündeki ceketini çıkartıp uzun saçlarını topladıktan sonra "Ben hazırım, ne yapıyoruz?" diye sordu Mia'ya. İçeriden bir başkası geliyordu, parkeye basılınca çıkan ayak sesleri onu ele vermişti. Gelen kişinin Laurel olacağını düşünüyordu ancak tanımadığı biri çıktı karanlığın içinden. Onun kim olduğunu sorgularcasına baktı kısa bir süre ancak hareketinin kaba olduğunu düşünerek "Merhaba ben Feanor"deme gereği hissetti. Yabancı kadın başını salladı ancak cevap vermedi. Mia onun yerine "O pek konuşmaz... Boş ver şimdi sen onu bugün seninle birkaç büyü çalışacağız. Asasız büyü de diğer tüm büyülerde olduğu gibi temelini tılsımdan alıyor. Tılsım büyüleri üzerinde hakimiyetin ve yeteneğin asasız büyü yapabilme konusunda senin için kilit noktalardan biri olacak." dedi ve ardından bir defter uzattı Feanor'a. Feanor sessiz kadından gözlerini çekip uzatılan defteri aldı eline, inceledi sessizce. Bu notlar el yazmasıydı ancak bir noktadan sonrası pek okunaklı değildi ve bir kısmı da boş görünüyordu. Feanor Mia'ya baktı, gülümsedi "Tamamdır tılsım üzerine odaklanıyoruz anlaşıldı." dedi.
Kollarını sıvayıp defteri tezgaha bıraktıktan sonra asasını eline aldı ve "Neyle başlıyoruz?" diye sordu. Mia önüne bir somon ekmeği çıkarttı ve tezgaha altında ekmek kesme tahtası ile koyup "Kes" dedi. Feanor şaşırdı bu muydu zorlu eğitim? Sorgulamasına izin vermeden ekledi Mia "Pürüzsüz bir ayrım istiyorum ve otuz parçaya ayıracaksın hepsi de eşit olacak." Feanor bir an durup ekmeğe baktı. Otuz parçaya ayırmak mümkün müydü cidden o anda sorguladığı tek şey buydu. Mia son bir şey daha ekledi "Kesme tahtasında bir çizik bile istemiyorum" Diffindo tılsımını kullanacağı kesinleşmişti ancak bunu çok dikkatli yapmalıydı. Başını anladığını belli eder şekilde salladıktan sonra defteri karıştırdı içinde Diffindo ile ilgili bir şey varsa okuyup bilgilerini tazeleyebilmek için. Birkaç sayfa karıştırdıktan sonra Diffindo başlıklı sayfa buldu ve sevinçle o sayfada durup içinden okumaya başladı. Okuması bittikten sonra omuzlarını silkti, çok zor olacağını düşünmüyordu. Öncelikle otuz parça olması için matematiğini yapmaya çalışıp parmağıyla hiza aldı, sonra asasını ters N şeklinde sallayıp büyülü sözü söyledi "Diffindo" asadan kırmızı bir ışık yayıldıktan sonra dikkatli bir şekilde hizaladığı ekmeği kesmeye başladı. Ortadan diklemesine bir kesik attıktan sonra minik minik aralıklarla yanlamasına kesikler atmaya başladı. On kesik attığında ekmeğin %90'lık bir kısmı bitmişti bile. Kalan kısmı beş parçaya ayırdığında kesinlikle eşit olmayan 30 parça elde etmişti Feanor. Başarısız oluşu yüzünü kızartmıştı, dudağını ısırırken kara kara baktı ekmeklere. Mia hayal kırıklığı ile başını sağa sola sallarken Feanor çekingen bir ifade ile baktı eğitmenine. Aklına gelen ilk çözüme yöneldi ve küçük parçalara doğru asasını tutup iksir şişesi gibi salladı ve "Engorgio" dedi. Asasından çıkan buz mavisi parıldamanın eşliğinde katlana katlana büyüdü ekmek parçaları.Bu sefer de diğerlerinden büyük olmuştu ekmekler, arasını bir türlü tutturamadığı için yüzü daha da kızardı. Mia bir an Feanor'un bu hamlesinden heyecanlanmış olsa da başarısız olduğunu görünce derince iç çekti, tezgaha yanaştı ve ekmek parçalarını inceledi. "Pürüzsüz değil, elin titriyor.." dedi parçalardan sadece bir tanesine bakarak. "Reducio kullanarak aynı boyuta getirmeye çalışma bile, düzgün kesememişsin." dedikten sonra ekmeklerin hepsini bir leğene boşaltıp kesme tahtasını inceledi, görünürde herhangi bir çizik yoktu bu yüzden tahtayı tezgaha geri bıraktı ve yeni bir ekmek çıkarttı. "Kes.." dedi ve başkada bir şey söylemedi. Feanor ekmeğe kısa bir süre baktıktan sonra içinden 'Otuz parçaya bölmek mümkün mü ki bu boyutta bir ekmeği?' diye geçirdi. Ekmeğin boyutu büyürse her şey daha kolay olur diye düşünmüştü bu yüzden ekmeğe Engorgio büyüsünü yaptı. Normal boyutundan 2.5 kat daha büyük olduktan sonra büyüyü sürdürmedi, bu boyut yeterli olacaktır diye durma gereği hissetti. Daha da büyütürse işi kesinlikle daha da kolaylaşacaktı ancak Mia'nın bu durumu onaylayacağını hiç düşünmüyordu. Asasını sallayıp Diffindo demeden önce gözüyle hizaladı her yeri sonra da başladı kesmeye. Ortadan yavaş yavaş keserken elini titretmemeye özen gösteriyordu, sonuna kadar gelmişti neredeyse. Minicik bir bilek hareketinden sonra ortası neredeyse kusursuz bir şekilde ayrılacaktı yani en azından Feanor öyle düşünüyordu. Tam o sırada arkada dikilmekte olan yabancı kadın "hapşu" ve Feanor'un ürkmesine sebep oldu. Olduğu yerde sıçrayan Feanor bakışlarını varlığını tamamen unutmuş olduğu kadına çevirdi. Kadın burnunu serçe parmağı ile kaşıyordu. Kaşlarını anlık bir tepki ile çatmış olan Feanor ayıp olacağını düşünerek bakışlarını düzeltti ve "Çok yaşayın" dedi. Kadın herhangi bir tepki vermeyince Feanor da bakışlarını önüne çevirdi.Ekmeğin sonunu yamuk kesmişti ve tek sorun ekmeğin yamukluğu değildi, asasının kontrolünü kaybedince kesme tahtasında da büyük bir kesik oluşturmuştu. Bunu görünce gözleri kocaman açıldı, Mia'nın verdiği görev çok basitti yani duyduğunda öyle düşünmüştü ancak üst üste bu denli başarısız olması normal miydi? Heyecandan mı oluyordu tüm bunlar yoksa kendisini tek bir alana yönelttiği için diğer alanlarda çok mu geri kalmıştı? Alt tarafı bir kesme işlemi diye düşünüp umarsızca mı kullanmıştı bunca zaman Diffindo tılsımını? "B-ben çok özür dilerim...  Hemen düzelteceğim." dediği gibi asasını tahtaya doğrulttu ve "Reparo" dedi. Tahtadaki büyükçe kesilmiş, ayrılmış parça büyünün etkisi ile eski yerine tam oturdu ve birleşti bütünüyle. "Bunun hile sayılmayacağını ümit ediyorum ancak bir ceza alacaksam boynum kıldan ince.." diyerek başını eğdi eğitmeni karşısında. Mia Feanor'un kurallarını yıkışını ve kendince uydurduğu yöntemlerle onları düzeltmeye çalışışını izlerken ne diyeceğini bilememişti, kızmak istiyor ancak kızamıyordu, pohpohlamak istiyordu ancak pohpohlayamıyordu.. Saygısından dolayı ona kızmadı ancak sert bir tavırla "Ceza verip vermemek bana kalmış sen sana denileni yap Feanor" dedi. Feanor başını tamam anlamında salladıktan sonra ekmeğin yamuk kısmını düzeltmeye çalıştı, fazlalıkları minik mini keserek düzlemeyi amaçlamıştı, başarmış gibi görünse de başaramamıştı ama.. Kesiklerin yanları çıkıntılı girintili olmuştu bu sefer de. "Ben ben anlamıyorum, bunun bu kadar zor olmaması gerekiyor.." diye kendine kızan Feanor ekmeklerin tekrar bir leğene doldurulduğunu gördü. Ekmekler için üzülürken arkasından gelen hapşırma sesi Feanor'u yine korkuttu. Hızla başını çevirdiğinde yabancı kadın yine burnunu serçe parmağıyla kaşıyordu. İlk başta buna çok takılmamıştı Feanor ancak bu sefer dikkatini çekti.Kadına bakarak "Laurel ile akraba mısınız?" diye sordu. Kadın cevap vermedi sadece başını hayır anlamında sağa sola salladı, Mia onun yerine "Hayır birbirleri ile bir akrabalıkları söz konusu değil." diyerek cevapladı. Feanor tekrar kesme tahtasına dönüp ekmeği tekrar tekrar kesti, ancak pürüzsüz bir kesik elde edemedi. Sürekli olarak bu tılsımı kullanmak Feanor'u fazlasıyla yormuştu. "Neyi yanlış yapıyorum anlamıyorum.." diye sesli bir şekilde yakındı. O esnada arkadaki kadın bir kez daha hapşırdı evin içine bir sokak kedisi girmiş ve kadının bacaklarına sürtünüyordu. Kadın kediyi ayak ucuyla ittirerek kovmaya çalışırken burnunu yine serçe parmağı ile kaşıyınca Feanor kaşlarını çatıp kadını izlemeye başladı. Yanındaki defteri açıp karıştırırken aklında bir büyü vardı ancak defterde yazıp yazmadığından emin değildi. Hızlı hızlı birkaç sayfa karıştırdıktan sonra durdu, aradığı şeyi bulmuştu. Asasını kadına doğrulttu ve "Revelio" dedi, yaptığı büyü başarılı olmuştu asasının ucu mavi renkte parlayıp söndü. Feanor kadında bir gariplik olduğunu seziyordu ancak Mia'nın inkarları onu bu gariplikten alıkoyuyordu. Kedi alerjisi, burnunu sürekli serçe parmağı ile kaşımak bütün bu işaretler Laurel'i gösteriyordu ve haklıydı da. Yaptığı büyü sayesinde Laurel normal haline döndü. "Laurel?" diye sordu merakla Feanor, Laurel gülmeye başladı "Aptal kedi etrafta gezinip durmasa bu kadar çabuk fark etmezdi. Kış kışş" Kediyi bahçe kapısına doğru kovalamayı denese de yatak odasının camının açık olduğunun farkında değildi Laurel, kediyi ne kadar kovarsa kovsun o odadan tekrar içeri giriyordu.Feanor kediyi kucağına alıp Laurel'den uzaklaştırdı ve "Amaç neydi peki?" diye sordu.Laurel ve Mia birbirlerine baktılar ve "Üzerinde bir baskı olmasını istedik. Laurel burada olsa kendini daha güvende hissedecektin, tanımadığın garip birinin varlığı ve henüz yeni tanıştığın başka birinin yadırgayıcı bakışları altında bir şeyler çıkarmanı istedik." diyerek cevapladılar Feanor'un sorusunu. Feanor başını aşağı yukarı sallarken onlara hak vermiş gibi gözüküyordu. Kediyi yavaş yavaş severken berbat ettiği onlarca küçük ekmek parçasına baktı. Aklına bir şey gelmiş gibi görünüyordu Mia'ya "Sanırım senin alerjin yok, kediyi tutsana bi" diyip kucağına kediyi bıraktı hızla. Büyükçe leğenlerin içinde olan ekmek paraçalarına asasını doğrultup yan S harfine benzer şekilde salladı asasını "Aguamenti" dedikten sonra asasından yavaş yavaş temiz su çıkmaya başladı buz mavisi ışığın belirmesinin ardından. Leğendeki ekmekleri su ile ıslatıp şişirdikten sonra bahçeye doğru çıktı leğenlerle. Mia da Laurel de tam olarak ne yapmak istediğini anlayamadılar Feanor'u ancak onu takip edip izleyerek kafalarındaki bu soru işaretini yok etmeyi amaçladılar. Feanor bahçeye çıkınca kollarını sıvadı ve leğendeki ıslak ekmek parçalarını Laurel'in evinin çatısına fırlatmaya başladı. Mia ve Laurel'in yüzündeki anlam vermeye çabalayan ifadeler yok oldu bu hareketi görünce,Feanor ekmekleri ziyan etmeyip kuşları beslemek için kullanıyordu görünüşe göre. Çatıya ekmekleri fırlatırken birkaç kuş konmaya başladı bile, bütün leğendekiler boşalana kadar bunu yapmaya devam etti. Bitirince de mutlu bir ifade ile kuşların çatıya akın edişini izledi. Ellerini hiç bir yere sürmemeye özen göstererek havada tutuyordu Feanor bu şekilde Mia ve Laurel'in yanına gelip "Bugünkü çalışmada başarısız oldum ancak emin olun bir sonraki çalışmalarda kendimi size kanıtlayacağım efendim." dedi.Feanor kendini başarısız olarak görüyordu ancak fark etmediği birçok başarıya imza atmıştı. Mia'nın içinde Feanor hakkında herhangi bir şüphesi kalmamıştı artık, gerçekten de temiz kalpli olduğuna tüm benliği ile inanıyordu. "Çok da  başarısız sayılmazsın ekmeği kesemedin ancak ortamdaki garipliği fark edip Laurel'i normal haline dönmeye zorladın. Bunu da ilk ders için bir başarı olarak sayabiliriz Bay Black." dedi Mia ardından gözleriyle evin içini işaret edip "Hadi git ellerini yıka ve bize birer yorgunluk kahvesi yap, muggle usulü olsun." diye ekledi. Feanor gülümseyerek başını eğitmenlerinin önünde eğdi ve "Hemen efendim.." diyip içeri geçti, söylenilenleri yaptı ve birlikte güzel bir vakit geçirdikten sonra evine döndü.

Fëanor Black:
[Man Adası | Laurel ve Mia'nın evi]

Feanor sürekli olarak Regina'nın programına uygun bir şekilde meditasyonunu yapıyor ve kendisiyle barışık bir hale gelmeye çabalıyordu. Öncesine nazaran kendini daha yenilenmiş hissediyor olsa da hala eğitimlerini sürdürmesi şarttı, daha iyi daha rahat olabilmesi için... Eğitimlerini aksatmadan boş bulduğu her vaktinde hemen Laurel ve Mia'yı görmeye gidiyordu, Regina ile ise kesin bir programları vardı ve ona uyuyordu. Yine boş anında soluğu Man Adasında yani Laurel ve Mia'nın evinde almıştı. "Ben geldim!" der demez üstündeki ve ceplerindeki fazlalıkları çıkarıp portmantoya ve yanındaki sehpaya bıraktı. Laurel gülümseyerek "Hoş geldin Feanor" dedi ve Feanor'a takip etmesini ifade eden gel işaretini yaparak Mia'nın yanına doğru, arka bahçeye yürüdüler. Mia Feanor'u görünce kollarını açtı ve sarılması için işaret yaptı. Feanor koşup Mia'ya sarıldıktan sonra saygılı bir dik duruş sergileyip başıyla selamladı eğitmenini "Merhabalar efendim, sizlerle yeni bir çalışma yapacak olmaktan gurur duyuyorum." dedi ve tatlı tatlı gülümsedi Mia'ya. Mia ise Feanor'un omzuna minik minik vurup "Harika, bugünkü çalışma epeyce zor olacak Feanor" diyerek cevap verdi. Amacı Feanor'un hevesini kırmak değildi ama onu bekleyen şeyin kolay olmayacağını bilmesi gerekir diye düşünmüştü. Feanor elbette ki zor olacağını duyunca geri kaçmadı saygılı bir boyun eğme ile Mia'yı onayladı ardından "Elimden gelenin en iyisini yapacağımdan emin olabilirsiniz efendim!" diyerek bir asker ciddiyetine büründü. Mia bu görüntüye kıkırdadıktan sonra [color=green"Çok güzel, işte bu enerjini seviyorum."[/color] dedi ardından Laurel'e başıyla bir işaret yaptı ve kendisi de bahçenin duvarına iyice yanaşıp Laurel ile aynı anda bahçeye sarmalayacak bir büyü yapmaya başladı. Başkaları tarafından görülmemek, duyulmamak için alan bazlı görünmezlik büyüsü yani Cave İnimicum.. Feanor Laurel ile Mia'yı sessizce izledi.İki kadın da bahçeyi çevreleyecek şekilde büyüyü yaptıktan sonra Feanor'un yanına döndüler. "Bugün adil olmayan bir düello yapacağız Feanor, Laurel ve bana karşı sen tek olacaksın ve birde.." sözünü yarıda kesip asasını dik bir şekilde tuttu ardından "Salvio Hexia" dedi ve konuşmaya devam etti etrafta minik bir pus yarattıktan sonra "Hex türevi büyüler de kullanamazsın." Feanor'un gözleri iri iri açıldı bu sözler üzerine, çok şaşırmış ve bir o kadar da heyecanlanmıştı çünkü gerçekten zorlu bir düello olacağı kesindi. Son birkaç eğitimde sadece nesnelere uzanıp onları asasız çekebilmeyi çok istediği, arzuladığı ve bu isteğe vücudundaki büyü gücünün itaat etmesi hakkında çalışmalar yapmışlardı. Pek başarılı olabildiklerini söylemek mümkün değil masada duran bardağı en fazla 2 cm yanına çekebilmişti ve bu onun en büyük başarısıydı. Feanor bu düelloyu kaybetmek istemiyor ancak kendisini çok küçük görüyordu, kendisine güvenmesi şarttı. Derin nefesler alıp gözlerini kapattı ve içinden "Yapabilirim, yapabilirim... Düşündüğünden çok daha güçlü bir büyücüsün Feanor" diyerek minik bir cesaretlenme konuşması yaptı. Bahçe kapısının açıldığını duyunca gözlerini açıp yaptığı cesaretlenme konuşmasını kesti ve kapıya baktı, içeri giren Regina'ydı. "Çok gecikmedim öyle değil mi?" diyerek giren kadın her zamanki gibi çok şık ve zarif gözüküyordu. Mia ona "Hayır tam zamanında geldin" diyerek cevap verdi ve kollarını sıyırmaya başladı. "Regina ortamı biraz dengesiz yapmakla ve sana psikolojik destek vermekle yükümlü. Ona saldırmak veya onu yaptığı işten alı koyacak bir şeye sebep olmak kesinlikle yasak bu iki takım için de geçerli bir kural." dedi Mia ardından Regina'ya evin üst katının balkonunu işaret etti "Bizi oradan izleyeceksin" dedi. Regina başını tamam anlamında salladıktan sonra içeri girdi. Laurel muggleları uzak tutmak adına "Repello Muggletum" büyüsünü yaptı ve "Artık başlayabiliriz." dedi.Çok fazla önlem aldıklarına göre az buz bir düello olmayacaktı bu düello. Regina gösterilen balkona çıkınca aşağıdakilere seslendi "Kurallar basit, birinin hareketini kısıtlamak, daha fazla hareket edemeyecek durumda bırakmak üzerine bir düello. Sertlik ve zorluk seviyesi yüksek fiziksel saldırı serbest. Sadece asalarınızı kullanmak zorunda değilsiniz. Ortamdaki her şeyi kullanma izniniz bulunmaktadır bu yüzden kırıp dökmekten çekinmeyin. Yaralanan biri olursa durmayın, yaralanan çıkmakta özgürdür ancak kalanlar devam etmekle yükümlüdür. Şimdi yerlerinizi alın ve geri sayım için hazır olun.. Üç, iki, bir başla!" Regina başlamaları için geri sayım yaptıktan sonra asasını çıkartıp minik yuvarlaklar oluşturacak şekilde sallamaya başladı. Feanor gözlerini ondan alıp rakiplerine çevirdi, şuan önemli olan Regina değil diye düşünüyordu. Mia ilk büyüsünü yapmış ve elbette bir tılsım büyüsü kullanmıştı. "Confundo" Feanor pembe ışımayı görür görmez asasını yukarıdan aşağıya çekti ve "Protego" dedi. Confundo büyüsünden kurtulmuştu ancak hızlı davranmalıydı çünkü Laurel de bir büyü göndermek üzereydi "Ignıs Partum" Feanor büyülü sözlerin ilk kelimesini duyar duymaz sağına doğru zıplayarak takla attı ve Laurel'in asasından çıkan basınçlı ateşten bu şekilde kurtuldu. Sol tarafında mineler yanmaya başlamıştı Feanor hızla ateşin arkasına geçip asasını salladı ve "Ventus Duo!" dedi. Ateş esen rüzgar ile Laurel'in olduğu yöne doğru hızla yayılırken Laurel'in ateşi söndürmekle uğraşmaktan başka çaresi kalmamıştı. Feanor hızlı davranıp Mia'ya döndüğünde Mia'nın asasını sallamaya hazırlandığını gördü. Üzerine plazmik bir büyü gelme ihtimalini düşünerek büyüleri havada çarpıştırmayı amaçlayarak "Flipendo" dedi ve havada çentikli bir tik çizdi. Ancak tahmininde yanılmıştı Mia plazmik bir büyü kullanmadı onun yerine etrafında yeşil dumanların oluşmasına sebep olacak hapşırtma büyüsünü kullandı."Sternius" Feanor bunu ön göremediği için kendini savunamamıştı. Mia ise üzerine gelen turuncu plazmik topu bir asa hareketi ile savurmuştu. Laurel çimenleri yakıp küle çeviren ateşi sonunda söndürmeyi başarmıştı "Extunguish" büyüyü yapar yapmaz olaya dahil olmuş ve hapşırmaya başlamış olan Feanor'un dikkatinin dağınıklığını fırsat bilip asasını sallamıştı. "Rictusempra!" Feanor ardı ardına hapşırırken üzerine gelen gümüşi plazmik topa karşı koyamamış ve bedenine çarpan güçle bahçe duvarına kadar savrulmuştu. Regina Feanor'un bedeninin duvara çarpmasıyla asasını boynuna götürdü, Feanor'a sözleriyle destek verecekti "Sonorus" dediği gibi konuşmaya başladı. "Dikkatini toplamalısın Feanor! Bundan çok daha iyisi olduğunu biliyoruz, kendini bütün gücünle vermelisin. Ayağa kalk ve bize kendini kanıtla!" Feanor sırtına ve beline aldığı darbe yüzünden yerden kalkmakta zorlanıyordu. Ağrıların sebep olduğu iniltiler eşliğinde ayağa kalkmayı başardı ancak kendini hiç iyi hissetmiyordu. Regina ona "Bize kendini kanıtla" diyince işler daha da sarpa sarmıştı, şuanda omuzlarının üstünde normalde olduğundan çok daha fazla yük vardı genç adamın. Yalpalaya yalpalaya bir iki adım attıktan sonra asasına sıkı sıkı tuttu ve duruşunu düzeltti. Laurel ve Mia birbirlerine baktıktan sonra aynı anda saldırmaya başladılar. Laurel "Aqua Eructo" diyerek asasından tazyikli su çıkartırken Mia asasını bırakıp ellerini kullanarak çıkan suyu kontrol etti. Feanor sudan koşarak kaçmaya çalışıyordu ne yapmaya çalıştıklarını kestirememişti. Su Laurel'in asasının hedef aldığı yönde çıksa da havada bükülüp kontrol ediliyordu bu yüzden kaçmak normal büyüden kaçmaktan çok daha zordu. Regina bir kez daha bağırdı "Bütün gücünü kullan Feanor! Bütün yeteneklerini kullan!" Devamlılığı süren tazyikli suya karşı ne yapacağını düşünürken gözleri parladı birden bire ve havuzun kenarındaki dekor olması için yerleştirilmiş olan kayaların arkasına koştu Feanor.Tam taşın arkasına geçerken asasını Laurel ve Mia'nın olduğu yöne doğru bir şey fırlatır gibi sallayıp "Lumos Maxima!" dedi. Asasından çıkan parlak beyaz ışık rakiplerinin üstüne doğru ilerlerken birkaç saniyelik gözlerini almasını sağlamıştı. Genç büyücünün Mia'nın göremeyeceği bir açıya geçmesiyle Mia Feanor'un sonraki adımı taşın tam arkası olacağını bildiği için kontrolü altındaki suyu taşın hemen üstünden aşağıya gelecek şekilde savurdu. Feanor'un tamamen sırılsıklam olmuş olması gerekirdi, böylelikle sonraki büyüyü kullanmaya geçebilirlerdi. Mia ilk düellolarını unutamamış ve bunun öcünü almak istemişti ancak kayaların arkasından kimse çıkmadı. Mia oluşan sessizlikten dolayı oraya doğru yürürken Feanor çoktan animagus formuna bürünmüş ve göğe doğru kanat çırpmaya başlamıştı kadınların birkaç saniyelik gözlerinin kamaşmasına sebep olduğunda. Regina'nın bütün gücünü, bütün yeteneklerini kullan derken bundan bahsettiğini düşünmüştü o an. Göklerden gaga üstü dalış yaparak alçaldı, alçaldı ve tam havuzun yanında duran Mia'ya yaklaştığı anda insan formuna dönüp o an vücudunun oluşturduğu momentum ile çarptı kadına. Beklemediği bir anda gelen itme kuvvetine karşı koyamayıp dengesini kaybeden kadın havuza düştü. Feanor tam havuza bir büyü yapıp Mia'yı saf dışı bırakmak üzereydi ki üzerine gelen büyüyü fark edemedi. "Incarcerous" Laurel Feanor'u oluşturduğu halatlarla sarıp sarmalamıştı. Regina tekrar seslenmeye başladı "Dikkatini tek bir yerde toplayıp etrafta olan diğer bütün her şeyi unutuyorsun Feanor odaklan!" Feanor duyduklarıyla kaşlarını çatıp burnundan solumaya başlamıştı. Bedenini sarmalayan iplerden bedeninin yapısını değiştirerek kurtulmayı denedi ve bunda başarılı oldu. Doğan formuna bürününce üstünde bol kalan ipler yere düştüler ve Feanor dönüşümün ardından tekrar kanat çırpmaya başladı. Laurel Mia'nın havuzdan çıkmasını beklerken gözleriyle gökyüzündeki doğanı takip ediyordu.Regina'ya seslenerek "Ellerinde çalışmaya başlasın Regina!" dedi bu komutla Regina başını onaylar şekilde eğdi ve asasını sarmal şekilde sallamaya başladı. Sürekliliği olan dairesel hareketler yaparken ağzından dökülen büyülü söz "Ventus tria" oldu. Anlaşılan kadınlar kendi aralarında işleri daha da zorlaştırabilmek adına böyle bir şey konuşmuş ve kararlaştırmışlardı. Feanor'un uçarak zaman kazanmasını zorlaştırmak için kötü hava şartları eklemek çok zekiceydi. Kanat çırpmakta zorlanmaya başlayınca yere inmesi gerekecekti Feanor'un ki tahmin ettikleri gibi de oldu. İner inmez Laurel Feanor'un olduğu yöne asasını doğrultup "Sagitta Mittentivors" büyüsünü yaptı. Üzerine gelen oka asasını yan yatmış 8 yani sonsuzluk sembolü gibi sallayıp "Avifors" dedi Feanor. Havada büyünün etkisiyle kuş formu alan ok hızlı hızlı kanat çırparak oradan ayrıldığı sırada asasını aşağıdan yukarı doğru sallayıp "Ascendio" dedi. Laurel uçan kuşa bakarken gülümseme oluşmuştu yüzünde, Feanor'un hızlı bir şekilde biçim değiştirme büyüsü kullanması hoşuna gittiğinden gülümsüyordu ki Ascendio büyüsünün etkisine kapılıp zemine dik bir şekilde havaya fırladı. Tepki vermek üzereyken Feanor ikinci bir büyü kullandı "Orbis", büyünün doğru yapılmasıyla havada duran Laurel'in etrafını mavi ışıklar sarmaladı, adeta bir girdap oluşturuyordu bu mavi ışıklar ve yerdeki toprağı dışa kusup aynı anda Laurel'i toprağın içine doğru emiyordu. Laurel bu büyünün tamamlanmasıyla kendi başına çıkmaz hal alacaktı Feanor bundan emindi kalan diğer şey havuzun içindeki Mia'nın bulunduğu suyu sağlam bir yapıştırıcıya çevirip onu kudurtmaktı. Hemen arkasını döndü Feanor ama Mia yüzünde çok kararlı bir ifade ile havuzun kenarında ellerini suya doğrultup "Glacius" dedi ve bütün suyu dondurup yapıştırıcı numarasına bir kez daha düşme ihtimalini ortadan kaldırmaya çalıştı. Bu esnada etrafta sürekli dengesiz bir rüzgar akışı varlığını koruyordu.Mia "Şu yapışkana bulama numarasını yapacaktın öyle değil mi? Buna izin vermem..." dedi ve arkasında bulunan koca kayayı kaldırdı zorlukla. Kadının kol damarları adeta şişti bu hareketi yapmasıyla, kolunda büyük bir yük var gibi görünüyordu. "Waddiwasi" sözleri söylediği gibi havaya kalkan kaya Feanor'un üzerine doğru hızla fırlatıldı. Feanor'un gözleri bir anda kocaman açıldı, ne yapacağını o an düşünememişti ancak bedeni bir anda motor hakimiyeti bir başkasının eline geçmişçesine bir cevap verdi bu harekete asayı refleks gibi köşeli zigzag şeklinde salladı ve "Defodio" dedi. Büyüyü yapamamış olsaydı koca bir kayanın altında kalabilirdi ancak başarılı olduğu ve tam taşın ortasından sağlam bir oyuk attığı için kaya birçok parçaya ayrılıp bahçenin her tarafına saçılmıştı. Mia etrafa saçılan parçaları birer birer alıp Waddiwasi büyüsüyle Feanor'un üzerine atıyordu Feanor ise bunlara tek tek farklı şekillerle karşılık veriyordu. İlk önce üstüne gelen taşa "Reducto" büyüsünü uyguladı ve o parçayı toza dönüştürdü. Üzerine gelen bir sonraki taşa "Evanesco" büyüsünü kullanıp onu yok etti etti, bir sonraki taşa "Depulso" attı bu şekilde geri itilen taş havuzun içine düştü ve havuzun üstündeki buz kısmın kırılmasına sebep oldu. Feanor bunları iyi karşıladığı için kendini iyi hissediyordu ancak birden beklemediği bir şey oldu: Mia taşları atmayı kesip ona "Expelliarmus" büyüsünü yaparak asasının elinden kayıp bir kaç metre öteye uçmasını sağladı. Ellerinin arasından asasının kayıp gitmesiyle Feanor şaşırıp kaldı. Mia hemen bir taş çekip Feanor'a atmak üzere hazırladı. Feanor'un bu taşların bir şekilde ıska geçmesine sebep olmalıydı ancak nasıl diye düşünürken Mia bağırdı "Asasız karşılık ver!" Feanor korkuyordu, yapamazsa yaralanabilirdi bu yüzden bağırdı "Yapamam!" Mia taşı hızla Feanor'un üstüne fırlattı, Feanor kendini sola atarak taştan kaçabilmişti ancak ayağa kalkasıya Mia yeni bir taş parçası kaldırmıştı."Çok iste, odaklan ve yap!" Feanor'un ayağa kalkması için bekledi kadın, ayağa kalkar kalkmaz da fırlattı taş parçasını ona. Feanor tedirgin bir şekilde "De-depulso" dedi ancak yapamadığını anladığı gibi bir kez daha attı kendini yere. Taş parçası üstünden geçip duvara çarptı o sırada Mia başka bir taşı çekti. Feanor "Yapamıyorum!" diye bağırdı ve ayağa kalktı zorlukla ancak Mia'nın durmaya niyeti yoktu. Feanor yine kendine güvenemiyordu, yapabileceğine inanması şarttı ancak o hala kendini bir kabuğun içine çekiyordu. Regina bunun farkında olduğu için bağırarak konuşmaya başladı "Kendini olduğun gibi kabullen ve geçmişinle barış.. Olan hiç bir şey senin yüzünden değildi her şey kaderde var olan şeylerdi. Yapamayacağını düşünmeyi kes, olduğunu düşündüğünden çok daha güçlüsün bunun sadece ben değil Laurel de Mia da farkında. Seni çok az tanımama rağmen içindekileri görebiliyorum, ruhunun ve zihninin temizliğini görebiliyorum Feanor aydınlığı içinde taşıdığını görebiliyorum bunu hepimiz görebiliyoruz. Yoksa seni eğitebilmek için bu kadar uğraşır mıydık? Sana ihtiyacımız var, kendinin farkına var ve potansiyeline ulaşacağın yolunda önüne taşlar koymayı kes! İnan, kendine güven, en derinden arzula ve yap!" Mia konuşmadan heyecan duymuş olmalı ki göğüs kafesinin iniş çıkışları hızlandıkça hızlandı. Kaldırmış olduğu kaya parçasını hiç bir şey demeden fırlattı Feanor'a, Regina'nın sözlerinden sonra başka bir şey söylemeye gerek yoktu onun için. Feanor taştan bir kez daha kaçtı çünkü düşüncelere boğulmuş durumdaydı. "Regina haklı, bunlar benim suçlarım, benim günahlarım değiller...Kaderi değiştirmeye gücüm yetmeyecek yaştaydım ancak artık değil, artık kadere karşı koyabilirim. Güçlüyüm, yapabilirim, yapmak istiyorum ve de yapacağım!" İçi umutla dolmuştu genç adamın, kanı bedenine hızlı hızlı pompalanmaya, avuçları terlemeye ve hatta nefes alış verişi artmaya başlamıştı.Gözlerinde kararlı bir bakış oluştu Feanor'un Mia'nın bir sonraki hamlesinde kaçmayacaktı, kendine güveniyordu, yapabileceğine güveniyordu. Yapamazsa da yaralanacak hatta çok canı acıyacaktı ama bunu sorun olarak görmüyordu şuan, acıyacaksa acısın, izi kalacaksa kalsın.. Ne olursa olsun o taşı iradesiyle durduracaktı. Mia taşlardan bir tanesini çekti ve Feanor'un üzerine doğru hızla fırlattı ve Feanor bu sefer kaçmayıp elini kaldırdı taşa doğru, taşa durmasını işaret edercesine dikleştirdi avucunun içini ve "Depulso!" diye bağırdı. Üzerine gelmekte olan taş Feanor'un avucundan çıkan büyülü enerji ile adeta bir darbe almış gibi ters yöne savruldu bu bağırmayla ve ardından derin bir sessizlik oluştu. Regina oluşturduğu sürekli rüzgarı yavaş yavaş azaltırken Feanor'un başarmış olmanın heyecanıyla dona kalmıştı.

Fëanor Black:
Gözlerindeki donuk bakış olayı anlamasıyla yavaş yavaş yok oldu ve yerini büyük bir parıltı kapladı, başarmıştı aylardır üzerine çalıştığı şeyi sonunda yapabilmişti. Yüzünde minik bir gülümseme oluşmaya başlarken elini yavaş yavaş indirmeye başladı Feanor. Gerçekten de sorun kendisine güvenmemesi ve olan şeyleri kabullenememesi ile mi alakalıydı? Laurel dirseklerine kadar toprağa gömülmüş olmasa şuanda alkışlamaya başlardı ancak bunu yapamadığı için "Vuhuuuğ!" diye bir bağırma nidasıyla tezahürat yaptı. Mia gülümserken gözlerini yavaşça kıstı ve arkadan yeni bir taş daha kaldırdı. Feanor düellonun hala devam ettiğini fark edip kendini toparlayıp üzerine tekrar fırlatılacak olan kayaya hazırlıklı bir hal aldı. Kaya fırlayınca Feanor'da az önceki gibi "Depulso!" büyüsünü yaparak taşı itti. Bu şekilde sonsuza kadar devam edemezlerdi bu yüzden gözleriyle elinden kayıp gitmiş olan asasını aradı ve bulunca da büyük bir heyecan ve inançla elini ona uzatıp "Accio!" dedi. Asa bir mıknatıs tarafından uyarılmış gibi önce yavaş yavaş hareketlenmeye başladı ardından Feanor'un eline doğru çekildi.


Asasını eline alınca üzerine tekrar gelecek olan taşa "Reducto" büyüsünü kullandı ve taşı parçalara ayırdı ardından ekledi "Oppugno" Taş parçaları bu sefer Mia'nın peşine düşmüştü, kadın taşlarla uğraşırken Feanor onun dikkatinin başka yerde toplanmasını kullanıp havuza asasını doğrulttu "Crustulum Quod" büyü ile havuzun içindeki su güçlü bir yapışkana dönüştü.Feanor'un aklında bir fikir vardı bu yüzden gülümsemesine engel olamıyordu. Taşlardan kurtulan Mia Feanor'a saldıracakken Feanor hızlı davranıp "Ebublio" dedi ve asasını e harfine benzer şekilde salladı. Mia ebublio büyüsünü beklemediği için hiç bir şey yapamadı ve büyülü bir baloncuğun içine hapsoldu. Feanor odağını korumaya dikkat ederek Mia'nın yanına doğru ilerledi, asasını kınına soktu ve balon içindeki kadını yavaş yavaş yuvarlamaya başladı.

Mia tıpkı bir hemster gibi topun içinde ayakta kalabilmek için çabalıyor ancak hareket etmeyi denedikçe Feanor'un itişinden dolayı ayağı kayıyor ve bu da düşmesine sebep oluyordu. "Feanor ne yapıyorsun?" diye endişeli bir şekilde sordu kadın, Feanor ise hiç bir cevap vermeden baloncuğu ite ite çevirmeye ve ilerletmeye devam etti. Havuzun kenarına geldiklerinde Mia suyun yerini yapışkan bir maddenin adlığını görünce "Hayır, hayır sakın aklından bile geçirme.." dedi çünkü bu numaraya bir kez daha düşmek istemiyordu, Feanor ise gülmemek için dudağını ısırarak bakıyordu Mia'ya. Balonu son bir hamleyle havuzun üstüne itince yapışkanın üzerinde kaldı Mia, ayaklarının altında o güçlü yapıştırıcıdan vardı yine tıpkı ilk düellolarındaki gibi yapışkana bulanması an meselesiydi. "Üzgünüm, kazanmak için hareketsiz kalmanın şart olduğu söylendi." dedikten sonra gözlerini kapatıp odağını tamamen dağıttı ve baloncuğun yok olup Mia'nın yapışkana düşmesini sağladı. Regina  tamamen Ventus büyüsünü kesti ve yavaş yavaş alkışlamaya başladı. "Tebrik ederim Feanor, kazandın." diyerek Feanor'u kutladı. Aşağı inmek için evin içine girince Feanor da Laurel ile Mia'yı sıkıştıkları yerlerden çıkarttı. Üç kadında Feanor ile gurur duyuyordu, Mia yapışkana bulandığı için biraz mızıksa da içten içe Feanor  için mutluydu. "Sonunda başardın." dedi Laurel ve Feanor'a sarıldı. Üzerinde kalan toprakları silkelemek için kollarını ondan çektikten sonra Regina Feanor'un karşısına geçip "Kendini affedebildin.. Ayrıca yapabileceğine güvendin. Kendi kendine tıkadığın çakraların sonunda tam anlamıyla açıldı. Seninle gurur duyuyorum Feanor." dedi ve yumuşak bakımlı ellerini genç adamın yanağına koyup şefkatli bir şekilde okşadı.
Sıra Mia'ya gelmişti ancak Mia gözlerini kaçırıyordu, Feanor "Üzgünüm seni bir daha yapışkana bulamayacağım.." dediğinde Mia gıcıklık yapmak için kolalrını açtı ve genç adama sıkı sıkı sarıldı. Hala üzerinde kalan yapışkan madde Feanor'a da bulaşmıştı şimdi "Ahh tamam tamam sanırım ödeştik." diyerek Mia'nın sarılışına karşılık verdi Feanor ve üçü de etrafı düzeltip evin içine geçtiler, güzel güzel duş alıp temizlendikten sonra olanları konuşup bir sonraki hamlelerinin ne olacağına dair bir plan yaptılar.

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git