Dünya Ülkeleri > Birleşik Krallık

Nerelere geldik böyle?

(1/1)

Aldrik Solaris:
Baş dönmesi. Gelen kusma hissi. Her ne kadar kontrollü bir iniş yapabilsem de kontrol hiç de ben de değilmiş gibiydi. Oldum olası anahtarların sağladığı kolaylığı sevdiğim kadar verdikleri histen nefrette etmişimdir. Cisimlenmeyi tercih etsem de daha önce hiç ayak basmadığım bu Muggle toprağına cisimlenmem La Fay tarafından kabul edilmemişti. Bu yüzden benim için bir anahtar ve bir at ayarlamışlardı. Aynı söz verdikleri gibi bulunduğum küçük ağaçlık araziden çıktığımda kahverengi, asil bir at beni karşıladı. Bu güzel çocuğu biraz sevdikten sonra eyeri sırtına yerleştirdim ve görevde bahsedilen Sandford köyü için yola koyuldum.

Zengin bir muggle gibi giyinmiştim. Bir tüccar gibi davranıp köye girmem ve Olivia Fauns ile görüşmem gerekiyordu. Eğer ki her şey yolunda giderse başım derde girmeden edinmem gereken bilgiyi öğrenip geldiğim gibi gidecektim. Umarım…

[spoiler][/spoiler]

Köye geldiğimde karşıma çıkan ilk köylüde durdurdum. Acı çeken masum bir tüccar gibi davranarak: ”Buralarda bir şifacı olduğunu duydum. Şehir merkezine doğru giderken attan düştüm ve bileğim burkuldu. Acaba bana yardımcı olabilir misiniz?” diye sordum.

"Elbette yardım ederem. Aha şu yoldan dümdüz gidecen. Yol bitiverince koccaman bir ev var. Gir bahçesine, tıklat evin kapısını. O sana yardım eder."

Teşekkür ettikten sonra adamın gösterdiği yolun sonuna kadar ilerledim. Gerçekten de karşıma "koccaman" bir ev çıktı. Attan indikten sonra onu oradaki demirliklere bağladım. Seke seke bahçeyi geçtikten sonra -ne demişler ilk önce dediğin yalana sen inanacaksın- evin merdivenlerini çıktım ve kapısını çaldım.





Kont Sati Von Richmond:
Kapı gürültülü bir şekilde açıldığında oldukça kilolu ve bir o kadar uzun bir kadın, üzerinde basma etek ve bol bir kıyafetle çıktı karşısına. Kızıl saçları bukleler halinde omuzlarına düşüyor, yine de yaşını saklamaya yetmiyordu. Nitekim yüzünde yer eden derin kırışıklıklar ve yorgun bakan gözleriyle bir hayli bıkkın bir hali vardı. Kapısının sık sık çalındığını tahmin etmek mümkündü. Adamı boydan boya bir süzdükten sonra havada duran ayağını fark edip söze girdi.

"Herhalde burkulmuş ayağınıza derman bulmak için çaldınız kapımı bayım. Ama sizi tanımıyorum. Bu köyden değilsiniz herhalde değil mi?"

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git