17 Nisan, 2026 09:40:44 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Paraselenae  (Okunma sayısı 36 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Marcus Lloyd

  • Bakanlık Çalışanı
  • 3. Seviye
  • İleti: 6
  • 684 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Marcus Lloyd
  • Güç Puanı: 28
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: ~
  • Meslek: Vurucu Sihirbaz
  • Cemiyet: Attar Hür Kahinler Cemiyeti
  • Biçim Değiştirme Gücü: 6
  • Lanet Gücü: 18
  • Tılsım Gücü: 12
  • İksir Kabiliyeti: -
Paraselenae
« : 02 Nisan, 2022 01:01:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karanlık sokakların arasında tıpkı bir gölge gibi ilerliyordu Marcus. Üzerine geçirdiği kap kara cüppe, onu gölge gibi göstetiyordu. Tıpkı her zamanki gibi. Fakat bu sefer farklıydı. Asası elinde değildi, cebine yerleştirmişti ve kendine söz vermişti. Bugün o asa, yerleştiği cepten çıkmayacaktı. Neden böyle bir karara vardığını bilmiyordu genç adam ama iyi bir şeydi aslında. Sinirli adamdı ve bu özelliği, işi için hiç iyi bir şey değildi.

"Öfkemi kontrol etmem gerekiyor. Bunca yıllık hayatımda bir gün olsun sinirlenmediğim bir vakit hatırlamıyorum ama bugün başaracağım. Mag Mell'e gidip sakin bir gün geçireceğim. Buna eminim ve kendime söz veriyorum..." Yollarda kendi kendine konuşmayı pek severdi. Ne de olsa yalnızlık yüreğine işlemişti bu adamın. Yapacak bir şeyi yoktu bu durumda. Bu yüzden kendisini barlardan barlara vuruyordu yeri gelince. Şimdi de öyle oluyordu. Hogwarts'tan tanıdığı bir arkadaşının dükkanına gidecekti. Kendisinden üç yaş küçük olsa da iyi bir dostluk vardı iki arasında. Epey zaman olmuştu onunla görüşmeyeli. Merak etmiyor değildi.

Uzun adımlarla dükkanın önüne vardı sonunda. Gökyüzündeki Yarım Ay'ın, nadide inciler gibi beyaz ışığı üzerine işliyordu adeta. Kapıyı, sol eliyle ittirdi ve içeri girdi. Garip bir his vardı sanki. Uzun zamandır burnuna tüstü kokusu gelmiyordu. En son, kaç yaşında olduğunu hatırlamıyor, babaannesinin evinde vardı bu garip kokudan. Her ne kadar kafasının içi karışmış olsa da beğenmişti burasını. Loş ve sessiz ortamı vardı. Etrafı biraz daha inceledikten sonra barmenin olduğu masaya yöneldi. Arkasını dönmüş bir bayan, bardakları ve içkileri kurcalıyordu. "Tabiatta bir koku vardır, bilir misin? Yağmur yağmaya başladıktan sonra güzel bir koku bırakır. Yunan Mitolojisi'nde buna, tanrıların damarlarında akan sıvıya deniyor. Daha doğrusu bu kokunun ismi, o sıvıdan türetilmiş. Seni bilmiyorum ama bence o koku tıpkı İtalyan içkisi Campari kadar güzel. Söyle bakalım sende var mı bundan?" Uzun bir konuşma olmuştu onun için. Biraz garipti ama genç bayanın, kendisini tanıyıp tanımayacağını da merak ediyordu.
« Son Düzenleme: 02 Nisan, 2022 11:05:12 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Marcus Lloyd »