İngiltere Büyücedünyası > Sihirsel Yasal Yaptırım Dairesi

[Cadı Avcıları Soruşturması] André Harris Sorgusu

<< < (2/2)

André Harris:
[justify]Öyleydi gerçekten. Aklından bunu daha önce geçirmişti ama inanmamayı, ikna olmamayı tercih etmişti. Başkaları bu konunun üzerinde zerre durmuyordu, belki de düşündüğünün aksine durumların farklı olabileceğine inandırmıştı kendisini. Lakin karşısındaki adam da bu düşünceleri sesli dile getirmişti, o kilisedeki çocukların beyni yıkanmış büyücüler olabileceğini. "Eğer o çocuklar büyücü ise..." Anın içerisinde çok da düşünmeden söze girdiği için cümlelerini tamamlayabilmek adına bir anlığına duraksadı düşünmek için ve devam etti: ...Hogwarts mektuplarının ellerine ulaşmaları bir şekilde önlenmiş yahut daha önceden zihinleri yıkanmış olsa gerek. Ama zihin üst düzey legilimens dışında nasıl manipüle edilebilir ki? İnanmayı mı seçtiler... Çekinceyle karşısındaki daire başkanına baktı. Bu düşünceleri ilk defa sesli dile getiriyordu, duraksamadan, kekelemeden. Karşısındaki adamın da benzer dile getirmiş olmasından aldığı cesaret ve düşünce halinden mütevellit olsa gerekti.

Konuşma devam ederken ise kendisine yönelen son soruyu cevaplamayı tercih etti ilk olarak: "Gümüş ve işlemeli idi... İşlemeyi ama hatırlamıyorum ne yazık ki. Boyutu yaklaşık avuç içim kadardı. Hissiyatı ise... Devasa bir köstekli saatin ortasına oturtulmuşum gibiydi... Çünkü madalyonun dakika başına hemen hemen 47 tur attığına eminim." Emin olma sebebini açıklamasının da önemli olabileceğini düşündü verdiği bilginin güvenilirliği adına: "B-Belki tanıyorsunuzdur, babam Arthur, Arthur Harris de..." diye ekledi zira resmi bir ifadede kişilerin soyismini vermeyi ilk başta unutmuş olması, üstüne şimdi soyismi kendisininkiyle aynı olan birisininkini ifade etmesinin gereksizliğini fark etmiş olması biraz utandırmıştı kendisini. Hafiften kızarmış yanaklarla sözlerine devam etti ufak ara sözünden sonra: "...Bir seherbaz. Bana her sayının ardından 'yüz bir bin' eklersem saniyeyi hemen hemen isabetli ölçebileceğimi öğretmişti, bazen görevlerde kritik olabiliyormuş sanırım. Ama fazla odaklanamadım da. Madalyona fazla bakarsam uykum geliyor gibiydi ve dersler sırasında uyursam çok, çok ağır cezalandırılabileceğimden korkuyordum..."

Cezaları düşünmesiyle duraksaması gerekmişti. Bardağında kalan suyu dikti önce ve sürahiden tekrar doldurup onu biraz daha usulca yudumladı bir süre. Dalmış bakışlarını toparlayıp kendisine sorulan bir önceki soruya geçiş yaptı. Şimdi diyeceklerini söylemesi suç sayılır mıydı? Çekiniyordu ama karşısındaki adamın tavırları şimdiye kadar bir hayli güven vermişti kendisine. Yine de yutkunma ihtiyacı hissetti iricene ve ağzını araladı: "Ş-Şey efendim... Evangeline Orpington, sonrasında Hogwarts kütüphanesinden de kontrol ettim, 1855'e kadarki sihir bakanımızmış; Kellington'dan iki önceki. M-Muggle Britanya'sının kraliçesi Victoria ile yakın arkadaş olduklarını iddia eden bazı kaynaklar gördüm ve... Osmanlı ile Rusya arasındaki Kırım Savaşı'nı Britanya'nın çıkarları için büyülü yollarla başlatmış. S-Savaşta ise... 670,000 c-civarı kişi ölmüş efendim. Galiba bu sebeple zaten yerine Priscilla Dupont seçilmiş bu olayların ardından."

Ağzını konuşmaya devam etmek için araladı fakat daha çok suya ihtiyaç duydu. Sonra dudaklarını birbirine bastırarak, çekinceyle karşısındaki iyi giyimli daire başkanına döndü tekrar: "B-Belki b-bunu söylemem h-hadsizlik olacak ama... T-Tarih en hakim olduğum konu değil ama s-son zamanlarda... N-ne kadar incelediysem m-muggle'lara iyi davrandığımız bir d-dönem göremedim efendim... D-Dupont dönemi d-daha da kötü m-mesela... D-Doğrudan m-muggle başbakanını d-düşman edinmiş... H-Haklı olma ihtimalleri b-beni korkutuyor efendim..."[/justify]

Seth Carter:
Soruşturmanın bu bölümü bittiği için, André Harris'in sorgusunu geç de olsa kapatıyorum. Kendisi arkadaşları ile birlikte Hogwarts'a geri yollanmış sayılacaktır.

Navigasyon

[0] Mesajlar

[*] Önceki Sayfa

Tam sürüme git