Esen rüzgar parmağının olması gereken yere taktığı gümüşten yapılmış parmağı titretti. Saçlarını rüzgarda dans ettirdi ve Seth'in ağzından düşen sigaranın küllerini dağıttı.
Sevmek, özlemek, birilerini kaybetmek. Cwenhild Muirgheal bunları yaşamıştı. İşte şimdi ona doğru gelen adamı kaybetmişti. O adamdan olma canını, çocuğunu kaybetmişti. Bütün arkadaşlarını, sevdiği herkesi, mesleğini her şeyini kaybetmişti. Hayır dedi Cwenhild derinlerden. Kaybetmediğini söyledi. Başkaları kaybetmesin diye o şeyleri feda etmişti, kendini feda etmişti.
Adam geldi, Carmilla tetiklenmedi, gerek duymadı. Kör kütük aşık bir adam, bir çocuk kadar zararsızdı. Omzunu ıslatan göz yaşları ve ettiği teşekkür. Aşk, insanı gerçekten bitap bir hale getirebiliyordu. Belki de bu yüzden ömrü boyunca kaçındı bu tür duygulardan.
Bir gözüyle Hoffman'ı keserken lafa girdi. " Seth Carter. Onu zaten kaybettin. O artık bizimle değil. Benimle ve bende onunlayım. O benim ve bende oyum. Bu beden, bu çehre senin aradığın insan değil. Cwenhild Muirgheal o gece cadı avcılarının elinde can verdi. Üzgünüm."