17 Nisan, 2026 09:05:09 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Olmayan Ülkenin Kitaplarından Rüyalara  (Okunma sayısı 31 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Erean Harith Grinner

  • Mekan Sahibi
  • 3. Seviye
  • İleti: 6
  • 114 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Erean Harith Grinner
  • Güç Puanı: 23
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Erean Harith Grinner
  • Meslek: Books of Neverland Sahibi
  • Cemiyet: -
  • Biçim Değiştirme Gücü: 12
  • Lanet Gücü: 3
  • Tılsım Gücü: 13
  • İksir Kabiliyeti: 3
Olmayan Ülkenin Kitaplarından Rüyalara
« : 18 Kasım, 2021 21:47:57 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karanlık okuma salonunu aydınlatmak için asasını kaldırıp ''Lumos.'' diye mırıldandı. Asasından yayılan zayıf ışık hemen ayağının dibindeki sehpayı ve üstündeki şamdanla kibrit kutusunu aydınlatmıştı. diğer eliyle kutuya uzandı, içinden bir kibrit çıkartıp yanındaki taraftan yaktı. Minik alevle şamdandaki iki mumu sırasıyla yaktı. Etrafın yeterince aydınlandığına emin olduktan sonra ''Nox.'' diye mırıldanıp büyüyü sonlandırmış, asasını şamdanın yanına bırakmıştı. Şamdanı aldı, ağır adımlarla merdivenlere ilerledi. Gecenin bu yarısında elbette uğursuz bir iş için cehennem köpekleri, bansheeler ve şeytanın müritleriyle beraber ayaktaydı.

Merdivenlerden indi, indi. Yatak odasının olduğu katı geçti; bir kat daha indi. Ayaklarının bastığı koridorda ilerlemeye başladı. Bu koridorda yalnızca bir kapı bulunuyor ve o kapı da, Erean'ın ''özel koleksiyonuna'' açılıyordu.

Aslına bakacak olursanız burası öyle özel koleksiyonluk falan bir yer değildi. Kütüphanenin giriş ve üst katı mugglelar içinken alt katı büyücüler içindi. Burası yeraltı şehirlerine özenir bir biçimde genişledikçe genişliyordu. Ama gerçek şuydu ki içinde Erean'ın istediği kadar kitap yoktu. Genç adam, döneminin ne kadar büyücüsü varsa buraya gelmesini, kendi eserlerini bırakmasını ya da bırakılan eserlerden faydalanmasını istiyor, ama bunu yapamıyordu.

Işıklarla aydınlatılmayı hiç kesmeyen bu gizli bölüme vardığında parmaklarını hafifçe ıslatıp mumun fitiline bastırdı, şamdanı bulduğu ilk boş yere koydu ve önündeki kitaplardan oluşan sığ denize baktı. Bilgiye olan açlık içini kemirirken, daha öncesinde bitirme fırsatı bulamadığı kitabın başına çökmek adına en köşedeki masasına doğru ilerledi.

İşte böyleydi; Olmayan Diyarların Kitapları, bunlardı.

Sandalyesini geri çekti, oturduktan sonra kendini ileri doğru ittirip masayla buluştu. Masanın üstünde otuzuncu sayfasında kaldığı görece ince kitabı büyük bir hevesle araladı. Bu bir büyücü tarafından yazılmış, denizhalkı üstüne bir kitaptı. Genç adamın kalbi heyecanla çarparken gözlerini kelimeler üstünde gezdirmeye başlamıştı.

Gün boyunca üst katta vakit geçirip geceleri buraya inmenin tek eksisi, insana bastıran uykuydu. Denizhalkının dillerini deşifre etme çabasına girmiş bir dilbilimcinin boğulup öldüğünü anlattığı kısımda, gözleri yavaştan kapanır olmuş, adamın geride bıraktığı miraslara geçtiği zaman ise dayanamayıp başını kitaba gömüvermişti.

Rüyasında, görkemli bir meşe ağacının etrafında toplanmış yedi kişi saydı. Oldukça uzakta olmalarına rağmen hepsi de ona bakıyor ve sanki ruhunun içini dahi görebiliyorlardı. Kendini biraz çıplak hissettiğini anımsadı. Soğuk bir rüzgar sarı buklelerini dağıtırken şimşekler, sanki sözleşmiş gibi aynı yere çarpmaya başladı. Her şeye rağmen huzur getiren bir görüntüydü bu.
« Son Düzenleme: 18 Kasım, 2021 22:29:32 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Erean Harith Grinner »