17 Nisan, 2026 09:26:30 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Douglas Noe Birthstone  (Okunma sayısı 49 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Douglas Noe Birthstone

  • Hayalet
  • 4. Seviye
  • İleti: 11
  • 0 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Douglas Noe Birthstone
  • Güç Puanı: 23
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Nisa Ş.
  • Meslek: Antik Rünler Profesörü
  • Cemiyet: -
  • Biçim Değiştirme Gücü: 10
  • Lanet Gücü: 10
  • Tılsım Gücü: 14
  • İksir Kabiliyeti: 6
  • Özel Yetenek: Asasız Büyü, Seviye 1
Douglas Noe Birthstone
« : 07 Ocak, 2022 16:05:21 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
Karakterin Adı ve Soyadı: Douglas Noe Birthstone
Karakterin Yaşı: 45
Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Kırk beş yaşında olmasına rağmen arada çocuksu davranışlara sahip bir kişilik. Küçüklüğünde amcası dışında hiç kimseden sevgi görmediği için sevgiye muhtaç, kendi halinde bir insan. Konuşacak kimse bulamadığından genelde kendi kendine konuşur. İnsanlara karşı ilk bakışta soğuktur, ama ona normal yaklaşan insanları çok sever.
Karakterin Kısaca (!) Geçmişi: 1822 yılında gözlerini onun için yaşaması çok zor olacak dünyaya açmıştı 'Douglas Noe Birthstone'. Doğduğu andan itibaren babası için şanssızlık eseri olmuştu sadece. Annesi oğlunu kucağına alamadan vefat etmişti. Noe altı yaşına kadar hizmetçiler tarafından büyütülmüş,Babası küçük çocuğun yüzüne hiç bakmamıştı. Çünkü hiçbir suçu olmayan minicik çocuğun katil olduğunu düşünen, hastalıklı bir babası vardı küçük Noe'nin. Douglas Noe büyüdükçe ailesinden gördüğü psikolojik şiddette katlanarak büyüyordu. Babası onu her gördüğünde 'Katilsin sen!' temalı tonlarca şey söyleniyordu daha yedi-sekiz yaşlarındaki oğluna. On bir yaşına geldiğinde hep olumsuzluk dolu olan hayatına ufak da olsa olumlu şey girmişti. Hogwarts'a kabul mektubu! Bunu babasına söylediğinde yüzüne bakmamış, çok sevdiği baş hizmetlisi Harlow'a alışverişe gitmelerini söylemişti. Onlarla birlikte yaşayan amcası buna itiraz etmiş ve Noe ile beraber alışverişe gitmişti. On bir yaşındaki Douglas Noe babasının onu dışlanmasına alıştığı için hiçbir şey söyleyememiş, amcası onunla beraber gitmeyi kabul etse de babasının kırıcı davranışı yüzünden kafası eğik bir şekilde odasına gitmekle yetinmişti sadece. Hogwarts'a başlayan Noe'Herkes bana kötü şeyler söyleyecek, herkes beni dışlayacak!' diye düşündüğü için insanlardan uzak durmayı tercih ediyordu. Onunla konuşmaya çalışan biri olduğundaysa ters ters bakışlar atıyor ve cevap vermiyordu. Kafasında ailesi yüzünden oluşmuş hastalıklı düşünceler yüzünden hiç arkadaş edinememişti kendisine. Büyüdükçe psikolojisi bozulmaya başlamış Noe, üçüncü sınıfa geçtiğinde ileride hayatındaki tek aşkı olacak olan Antik Rünler ile tanışmıştı. Sınıftaki çoğu öğrenci derste uyuklasa da Noe profesörün gözlerinin içine baka baka dinliyordu dersi. Değişik harflerin anlamlarını ve sihirli güçlerini öğrenmek çok hoşuna gidiyordu. Hogwarts öğrencilik yıllarında Antik Rünler harici dersler çokta iyi olmayan Noe mezun olduktan sonra çok istemese de ailesinin yanına geri dönmüştü. Onun hiçbir derste başarı göstermediğini bilen ve bunu yüzüne vurup, onu üzen babasından uzak duruyor, odasında çalışmalarına devam ediyordu. Aylar birbirini kovalarken Noe'nin üzerindeki aile baskısı gittikçe büyüyordu. Her ne kadar duymamaya çalışsa da babası oğlunun inadına onu üzecek şeyler söylemeye devam ediyordu. Yirmi beş yaşlarındayken artık dayanamamış ve babasından habersiz İzlanda'ya seyehat etmişti. Burada üzerinde sürekli araştırma yaptığı antik Rünler ile ilgili daha fazla bilgi bulacağını biliyordu. Amcasının yardımıyla gittiği İzlanda'da kaldığı süre içerisinde ormanlık alana kurduğu büyülü çadırında kalan Noe, oradaki yaşayan küçük kasabaları ziyaret ederek bilgiler topluyordu. Bu süre içinde babası ona bir sürü mektup gönderse de o hiçbirini umursamamıştı. Babasından uzak, gayet rahat ve bol bilgiler edindiği on yılın ardından hapishane olarak gördüğü evine geri dönmüştü. Babası oğlunu görünce sinirlerine hakim olamamış, ona ceza vereceğini söylemişti. Tabii bunları söylerken oğlunun artık otuzlu yaşlara geldiğini unutmuştu. Babasıyla ettiği yaşlardan sonra Noe otuz dört yaşında amcasının ona desteğiyle kendi kendine yaşamaya başladı. (Amcası Noe'ye yardım ettiği için, Noe'nin babasıyla arasının bozulduğunu ekleyeyim.) Amcasından çok pahalı bir ev istemediğinden dolayı eski bir eve yerleşmiş ve orada çalışmalarına devam etmişti Noe. Şu anki hayali kendisine ait kitabının olmasıydı. Üç sene sonra İzlanda'da edindiği bilgileri kullanarak koskoca ailesinde ona destek olan amcasının yardımıyla Rünler hakkındaki ilk kitabını çıkardı. O yıllarda Rünler hakkında çok fazla kitap olmadığından Noe'nin çıkardığı kitap Noe'nin beklediğinden daha fazla ilgi görmüştü. Üçer yıl arayla iki kitap daha çıkardı. Bir yandan bu kitap işiyle uğraşırken bir yandan da düzenli bir para kaynağı olsun diye iş arayışı içindeydi. Bir gün amcasıyla çay içerlerken Noe bu konuyu açıp amcasından yardım istemişti. Amcası birkaç saniye yeğeninin yüzüne bakmış ve birden "Öğretmeyi sever misin?" diye sormuştu. Noe Kendisine yöneltilen soruyla kaşlarını kaldırdı ve düşünmeye başladı. Daha önce kimsr ondan bir şey anlatmasını istememişti . Hayatında iki-üç kişi vardı ve onların da yeni bir şey öğrenmeye ihtiyacı yoktu zaten.
"Bilmiyorum amca hiç denemedim." Amcası gülümsemiş ve Noe'ye ş"O zaman senden Futhark alfabesini anlatmanı istiyorum." demişti. Noe hafifçe eğdiği kafasını kaldırdı ve amcasının gözlerinin içine baktı. Adamın ciddi olduğunu anlayınca gülümsedi ve amcasına sanki ders anlatıyor gibi Futhark alfabesini anlatmaya başladı. Anlatması bitince amcası 'Hah' lamış ve aklında Noe'ye uygun bir mesleğin olduğunu söylemişti. Noe amcasının ağzından 'Hogwarts Profesörlüğü' lafını duyunca kaşlarını çatıp 'kesinlikle olmaz' demişti. Profesörlük çok ciddi bir meslekti ve Noe bunu yapabileceğini düşünmüyordu. Noe'nin bu tavrına karşılık amcası elini yeğeninin dizine koymuş, onun için en iyi mesleğin profesörlük olduğunu ayrıca antik Rünler konusunda oldukça iyi olduğunu söylemişti. Amcasının uzun uzun dil dökmesi sonucu Noe profesörlük mesleğini yapabileceğine ikna olmuştu. Amcasıyla konuştuktan iki gün sonra bu alanda neler yaptığını vs. İçeren bir başvuru mektubu hazırlamış ve göndermişti...

İstediğiniz Meslek: Antik Rünler Profesörü
Karakterinizin (varsa) Mensubu Olduğu Hizip:-

Büyü Yatkınlıkları
Biçim Değiştirme Gücü: 10
Lanet Gücü: 10
Tılsım Gücü: 14
İksir Gücü: 6

Örnek RP: (Başvurduğunuz karaktere ait olmayabilir) Michael Throd ve Einar Melker'in rolleri. Eskiden yazdığım iğrenç bir ders rolüm de var.

[spoiler]Şu koskoca sınıfta -nadiren- sevdiği öğrencilerden biri olan Wendy'e baktı. Kızın yapamadığı ortadaydı ve herkes kıza gülüyordu. Sinirle SUSUN! SANKİ SİZ ÇOK İYİSİNİZ. diye bağırdı. "İlk baş yapamayabilirsiniz. Hiiiç önemli değil. Bende sizin yaşınızdayken yapamıyordum. Bu zamanla gelişen bir şey sonuçta." Derin bir nefes aldı ve konuşmasına devam etti. "Çenenizi sıkmamaya özen gösterin. Rahat olmalısınız. Dilinizi nazik bir şekilde üst dişlerinizin arkasına yerleştirin. Başınız dikkatinizin dağılmasını önlemek için hafif bir şekilde eğik olmalı. Gözlerinizi yarı bir şekilde kapalı tutarak ta odaklanmanıza yardımcı olabilirsiniz. Ancak gözleriniz tamamen kapalı olmamalı. He eğer 'ben yaparım ne olacak' diyorsanız yapın. Bu sizi ya uykuya sürükler, ya da zihninizin sersemlemesine sebebiyet verir. Son olarak omuzlarınızı hafif dik tutmalısınız ve dirsekleriniz vücudunuzdan biraz uzakta olmalı." Pozisyonu aldı ve nefesine odaklanmaya başladı. Annesinin ölümünün aklına gelmesinden korkmuyor değildi. Bir sürü öğrencinin karşısında bunu yaşayamazdı çünkü. Tamam sakinim diye düşünerek şimdi ne yapacaklarını anlatmaya başladı. "Bundan sonra yapacağınız tek şey nefesinize odaklanmak. Vücudunuzun doğal tepkisi olarak hızlı ve sığ nefes alacaksınız. Bunu kontrol etmeniz gerekiyor. Merak etmeyin bu meditasyonu yapa yapa öğreneceksiniz. Aldığınız nefesi karnınızda hissetmeye çalışın.Nefesinizi verirken tüm boş düşüncelerin..." Gözlerinin önüne birden annesinin gelmesiyle irkildi ve etrafa bakmaya başladı. Şimdi olmaz. Sakin... Nefes alıp-verişini düzeltmeye çalıştı ve pozisyonunu yeniden alarak anlatmaya devam etti. "Nefes verirken boş düşüncelerin vücudunuzdan çıkıp gittiğini düşünmeniz gerekiyor. Mümkün olduğunca zihninizin boş olması gerekiyor."


[/spoiler]

[spoiler]yazdığım tanıtıma güvenmiyorum ama bakalım [/spoiler]
« Son Düzenleme: 08 Ocak, 2022 00:30:41 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 Gönderen: Douglas Noe Birthstone »