İngiltere Büyücedünyası > 1865-1866 Eğitim Öğretim Yılı
III. Kompartıman
Rota Fortunae:
Düşerdi, herkes düşerdi zaman zaman; kimi hemen dirseklerini koyar kalkmaya çalışır, kimisi de asırlarca vurmaz bile dip tanımıyla bildiği sert zemine, ikisi de normaldir. Bazıları da vardır ki düşmeyi seçer, onların dibi uzak değildir asla, kalkamazlar da vardıklarında. Bunlardandı üç kardeş de, sadece tek bir saniye sürmüştü düşüşleri. Dikkatle tutulsa zaman, belki biraz daha sürmüştür elbet, belki bir çeyrek daha; ama fark eder mi ki bu kadar yakınken sonları? Başkası için etmese de onlar için ediyordur bir ihtimal, ikinci bir nefese dahi yetmese bile değerli olmuştur her an.
'Bir - Tik... Tak...'
Bilemeyiz ve bilemeyeceğiz ne düşündüklerini o koskoca saniyelerinde. Bulmanın sevinciyle sarhoş muydular her ne arıyorlar ise; yoksa kuşku filizlenmiş, acı tomurcuklarını açmış mıydı 'son' gelmeden... Kaçış mıydı bu karar onlar için ve güvene kavuşacaklarını mı hissetmişlerdi, sabırsızlar mıydı toprağa kavuşmak için; yoksa hiç tatmadıkları bir yalnızlık içinde miydiler o değerli saniye yavaş yavaş tükenirken, kimseye duyuracak fırsatı bulamayacakları pişmanlık çığlıkları mı atıyorlardı beyinlerinin içinde...
'Bir - Tik... Tak...'
Kaderin çarkına soğuk ve acımasızdır der âlimler, fakat zamanın dişlileri de bir o kadar gaddardır, hele ki kendisini kandırmaya çalışanlara karşı. Dişlerini geçirir kurbanına ve kilitlenir; koparmaktır amacı onu hiçe sayıp sona ulaşmaya çalışanı. Üç kardeşin saniyesi de böyle sonsuz muydu acaba, bilemeyeceğiz. Neler geçmişti akıllarından, korkmuşlar mıydı, bilemeyeceğiz. Arkada bıraktıkları kardeşlerini sığdırmış mıydı saniyesine hiçbiri, hayal etmiş miydi bu travmayla hayatının alacağı şekli, bilemeyeceğiz. Hiçbirinin içinde kalan bir şey olmuş muydu, biri bile fark etmiş miydi savrulan bedenlerinin yanından hızla geçen elma ağaçlarını? Son bir elma yemiş olmayı dilemiş miydi, bilemeyeceğiz...
'Bir - Tik... Tak...'
Onlar için belki upuzun, adeta yaşadıkları ömre denkti o bir saniye; fakat başkası için nedir ki? Tek bir şey sığmaz bile, anca bir göz açıp kapamalık süre. Öyle de oldu. İçini nasıl doldurdularsa doldurdular ve tükendi saniyeleri. Sonrasında kapandı üç kardeşin gözleri, tekrar açılmamak üzere.
'Tik, tak, tik, tak, tik, tak...'
Navigasyon
[0] Mesajlar
[*] Önceki Sayfa
Tam sürüme git