Dünya Ülkeleri > Birleşik Krallık

Millerlar Quidditch Finalinde

(1/1)

Kenneth A. Miller:
-1864 sezonu son hafta maçı: Puddlemere United-Ballycastle Yarasaları -

Londra'da yaşayan biri olarak Londra'da oynanan bir maçı deplasman tribününde izlemek, bunca yılın ardından bile tuhaf geliyordu Kenneth'a. İlk defa yaptığı bir şey değildi bu. Yaklaşık on beş yıldır Yarasalar'ın Londra'daki hemen her maçına gelmişti. Her seferinde aynı tuhaflığı hissediyordu. Yine de bugün her şey biraz daha tuhaftı. Çünkü Kenneth bugün ilk kez ailesini de yanında getirmişti. Karısı Edith'le beraber sırtında yarasa kanatları, göğsünde Yarasalar'ın amblemi olan siyah cüppelerini giymişlerdi. Dokuz yaşındaki kızları Minerva Edith'ten bile daha alışkındı Yarasalar'ın maçlarını tribünden izlemeye. Büyülü bir yarasa figürünün hoplayıp zıpladığı, kanatlarını çırptığı, takım gol attığında şapkadan ayrılıp havada birkaç tur dolandıktan sonra yerine geri döndüğü kocaman siyah bir şapkası vardı. Kenneth bu şapkayı ona beş yaşındayken, onu ilk kez maça götürdüğünde almıştı ve ufaklık o günden sonra her maça gittiğinde onu mutlaka takıyordu. Beş yaşındaki kızları Roseline yarasa kanadı biçiminde bir çerçeveye sahip büyük bir gözlük takıyordu bugün. Bir eli annesinin elindeydi ama diğerinde küçük bir Ballycastle bayrağı sallıyordu. Üç yaşındaki kızları Betty ise Kenneth'ın kucağındaydı. Göğsünde kırmızı BB harfleri olan bir kazak giymişti ve yol boyunca babasının yaptığı tüm tezahüratlara coşkuyla eşlik etmişti.

İşin en zor kısmı Edith'in iyi muamele görmesini sağlamaktı Kenneth için. Sevgili karısı bir Muggle'dı ve dönem, büyücülerin Mugglelara çok da iyi davrandığı bir dönem değildi. Bu gibi durumlarda işe yaraması umuduyla Edith için de bir asa satın almıştı Kenneth. Gerçek bir asaydı, resmi denetimlerin çoğu için gayet iyi iş görürdü. Yeter ki Edith'ten bir büyü yapmasını istemesinler ya da Edith'in Muggle olduğunu zaten bilmekte olan bir büyücüye rastlamasınlar. İkinci olasılık pek olası değildi açıkçası, çünkü yeryüzünde Edith'i tanıyıp da onun bir büyücü olmadığını bilen yalnızca iki büyücü vardı: Ryan ve Ray. Kimse Kenneth'ın bir Muggle'la mı yoksa bir büyücüyle mi evli olduğunu bilmiyordu. Soran olursa Kenneth hiç düşünmeden yalan söylüyordu. Eşi için bir an bile duraksamadan canını ortaya koyardı, onun ve çocuklarının bundan daha iyi bir geleceğe sahip olmaları için zaten sıklıkla başını tehlikeye sokuyordu. Neyse ki bugün rutinin dışında hiçbir gelişme olmadı. Kenneth gişe sorumlusunu tanıdığından ve Sihirli Oyunlar ve Sporlar Dairesi'nce temin edilen hayli özel biletlere sahip olduğundan ona sorun çıkartacak kimse olmadı.

Sahaya hafif çaprazdan ve epeyce yukarıdan bakan yarı açık küçük bir locada izleyeceklerdi maçı. Ciddi bir maliyet olmuştu bu Kenneth için ama giden paraya hiç acımıyordu. Çünkü bu şampiyonluk maçıydı, Yarasalar bugün kazanabilirse şampiyon olacaktı ve en önemlisi ailesi de bugün onunla beraber olacaktı. Tabii tribünlerde baskın olan taraf Puddlemere taraftarlarıydı. Kenneth nereye baksa uzun hasır sazlar ve lacivert cüppeler görüyordu. Puddlemere'ın dört köşeli yıldızı bir o tarafta bir bu tarafta havai fişekler gibi patlayıp sönüyordu. Yarasalar'ın tribünü de ağzına kadar doluydu. En alt taraflarda küçük bir grup kendi başlarının üzerinde dönüp duran hayaletimsi yarasalar yaratmışlar, onların gölgesi altında Ballycastle Marşı'nı okuyorlardı:

Bir kez yaptık yine yapalım
Çünkü biz bunu hak ediyoruz
Haydi Yarasalar! Yarasalar yukarı!
Kara kanatlarımızla göğü kapatıyoruz

Bir yağmur gibi insin vuruşlarımız
Kaleler çöpten çubuklar gibi dağılsın
Yarasalar! Yarasalar! Haydi Yarasalar!
Bugün biz gülelim onlar ağlasın

Hayli azınlıkta olduklarından sesleri çok gür çıkmıyordu elbette ama Kenneth'ın kanını kaynatmaya yetiyordu bu sözler ve o güçlü ezgi. Kucağında Betty'le yeniden ayağa fırlayıp gruba eşlik etmeye başladı. Minerva da coşkuyla ona katıldı ama Edith, Roseline ve Betty sözleri bilmiyorlar, el çırpıp gülümsemekle yetiniyorlardı. Eğer bugün Puddlemere'a 170 sayıdan fazla fark atabilirlerse yarınki maçta Pride of Portree'nin Appleby Arrows'u yenmesini bekleyeceklerdi. Yükske bir olasılık değildi bu ama gerçekleşirse eğer, Ballycastle Yarasaları yedi yıl aradan sonra ligde şampiyon olacaktı.

Puddlemere büyük bir coşkuyla, Yarasalar'sa tabii ki ev sahibi takımın taraftarlarınca yuhalanarak çıktı sahaya. İlk on dakika tam anlamıyla bir kabus gibi geçti. Puddlemere 30 sayı atmış, Yarasalar bir de penaltı kaçırmıştı. Fakat sonra Yarasalar kendine geldi. Maçın ilk saati tamamlandığında 110-80 öndeydiler. Tam iki kere Puddlemere Arayıcısı Snitch'i yakalamak için atak yaptı. Bunlardan birinin sahte atak olduğu anlaşıldı ama diğerinde Kenneth da snitchi görmüştü. Yarasalar'ın Arayıcısı sert bir faulle engellemese Puddlemere snitchi yakalayacak ve maçı kazanacaktı. Tabii bu iki penaltı atışına mal oldu ama iki saatin sonunda hâlâ 40 sayı farkla öndeydiler. Üçüncü saatin ortalarında artık Edith bile heyecanını gizleyemez duruma gelmişti. Kenneth maçın başından beri locanın duvarından sarkıp "Faul", "Gol" ya da "Yuh" diye bağırıp duran Minerva'yı zapt etmekle uğraşan Edith'in artık ona eşlik etmeye başladığını görüyordu. Roseline her golde çılgınca seviniyordu ama Puddlemere'ın attığı her golde "Bu gol de sayılıyor mu baba?" diye sormak gibi tuhaf bir alışkanlık edinmişti. Betty ise hem Yarasalar'ın hem de Puddlemere'ın gollerini sevinçle kutluyordu.

Dördüncü saatin ikinci çeyreği maçın kırılma bölümü olmuştu. Yarasalar 20 sayı farkla gerideyken snitchi gören Arayıcıları biraz fazla heyecan yapmış, rakip Arayıcı da snitchin farkına varınca mecburen topun peşine düşmek ve rakip alamasın diye snitchi yakalamak zorunda kalmıştı. Bu, Yarasalar'ın 130 sayı farkla maçı kazanması anlamına geliyordu ama en az 170 sayı fark yapamadıkları için şampiyonluk şansının kaçması demekti aynı zamanda.

"Kazandık! Kazandık! Kazandık!" diye deli gibi sevinmeye başlamıştı Minerva. Diğerleri de ablalarının coşkusuna ortak oldular. Hatta Edith bile epey coşkuyla kutluyordu durumu. Fakat Kenneth derin bir iç çekip yerine oturmuştu. Durumu diğerlerine açıklayınca yalnızca Minerva cidden anlamış göründü ve gözyaşlarına boğuldu. Edith "Olsun, sonuçta kazandık işte" deyip duruyordu. Roseline ablasını teselli etmeye çalışıyordu: "Bir dahakinde şampiyon oluruz belki! Yarın da biz şampiyon oluruz ne belli!". Betty ise skordan tamamen bağımsız gibiydi. Hâlâ coşkuyla el çırpıp katıla katıla gülüyordu.

"Eh, doğru diyorsun, sonuçta kazandık" dedi Kenneth birkaç dakika sonra kendini toplayarak. "Hadi bakalım Miny, ağlama artık. Sen üzülünce yarasan da üzülüyor bak. Nasıl da sinmiş oturuyor orada, görüyor musun?"

Minerva şapkasını çıkartıp baktı. Gerçekten de maçın başından beri Minerva'nın coşkusuna ortak olan oyuncak yarasa başını eğmiş, olduğu yerde öylece tünemiş oturuyordu. "Onun adı Meghan" dedi Minerva babasına. "Tabii ki üzgün olacak, çünkü şampiyon olamadık."

"Ryan amcan duymasın" dedi Edith kikirdeyerek. Çünkü belli ki Minerva Ryan'ın "sevgili ikiz kardeşi"nden esinlenerek bu ismi vermişti çok sevdiği yarasasına. Kenneth Edith'le bakışıp güldü. "Hadi gidip onları görelim" dedi sonra pat diye. "Tabi Ryan oradaysa. Meghan'ı görecek kadar zamanımız yok ama bence Ray amcan bu hikayeye bayılacak."

"O hâlde hadi gidelim" dedi Edith. "Bakalım Ray amcanız bugün o müthiş makarnadan yapmış mı?"

"Pişşt" dedi Kenneth fısıltıyla. Stadyumdan ayrılıp yürümeye başlamışlardı ve Kenneth hâlâ hüzünlü görünen Minerva'nın yanına sokulmuştu. Kimsenin duymasını istemiyormuş gibi sessizce konuşuyordu kızıyla. "Ray'le biraz dalga geçip moralimizi yükseltiriz, ne dersin? Biliyorsun, Harpies bu sene sonunculuktan zar zor kurtuldu. Ona kıyasla biz daha mutluyuz, değil mi?"

Minerva birden gülmeye başladı. "Onları ne biçim yenmiştik" dedi sevinçle. "Bugün Ray amcaya Ballycastle Marşı'nı söyleteceğim."

Sonra baba-kız coşkuyla söylemeye başladılar:

Bir kez yaptık yine yapalım
Çünkü biz bunu hak ediyoruz
Haydi Yarasalar! Yarasalar yukarı!
Kara kanatlarımızla göğü kapatıyoruz

Bir yağmur gibi insin vuruşlarımız
Kaleler çöpten çubuklar gibi dağılsın
Yarasalar! Yarasalar! Haydi Yarasalar!
Bugün biz gülelim onlar ağlasın

Navigasyon

[0] Mesajlar

Tam sürüme git