Karakterin Adı ve Soyadı: Qian Fenhua
Karakterin Yaşı: 25
Karakterin Temel Kişilik Özellikleri: Genel olarak oldukça kibar ve nazik biridir. Herkese ve her şeye yardım etmeye çalışır ama bunu yaparken kendini ezdirme, bu konuda dikkatlidir. Hayata olabildiğince pozitif bakmaya çalışır. Oldukça fazla çalışan bir hayal gücü ve tuhaf fikirleri vardır, davranışları ve sözlerinin insanlara grip gelmesi, hatta onun deli, olduğunu düşünmeleri nadir bir şey değildir.
Karakterin Kısaca Geçmişi: Çin'in önemli hanelerinden biri olan Qian Hanesinin en küçük oğludur. Çocukluğunu Çin'de geçirmiş, vakti geldiğinde Koldovstorerz Okulu'na başlamıştır. Binası Aristıv'dur. Buradaki eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra ne yapacağını bilmeyerek tekrar Çin'e dönmüştür. Burada bir süre kaldıktan sonra en sonunda öğrencilik yıllarından beri bir hobi olarak gördüğü bir şeyler icat etme/geliştirme işini meslek olarak edinmeye karar vermiştir. Birçok ülkeyi gezip birçok cadı ve büyücüyle tanışmış, birçok şeyi gözlemlemiş ve bunlarla beraber birçok fikre sahip olmuştur.
İstediğiniz Meslek: Mucit
Hizip: -
Büyü Yatkınlıkları:
Biçim değiştirme: 5
Lanet: 1
Tılsım: 15
İksir: 10
Örnek Rp:
[spoiler] Trenden indikten sonra bir süre uzun yolculuğun ve açlığın sebep olduğu sersemleme ile elindeki kahverengi tavşan ile dikilen kahve saçlı kız, Adam tarafından hafifçe kolundan tutularak onları Hogwarts'a götürecek olan arabalara doğru giden kalabalığa katıldı. Bir yandan yol boyunca beraber olduğu diğer ikiliyi kaybetmemek için gözlerken bir yandan da Mollis'i olabildiğince saklamaya çalışıyordu, Hogwarts'a tavşan getirmenin yasak olup olmadığı hakkında pek fikri yoktu ve eğer yasaksa da minik tavşanı eve geri yollayacak değildi, dikkatli davranıp tavşanları olabildiğince gizleyecek ve yaramazlık yapıp başlarını derde sokmalarını önleyecekti. Mollis'in pek yaramazlık yapacağını düşünmüyordu genç kız, ama minik bir kaos makinesi olan Gleoiteros'dan o kadar da emin değildi, gözünü beyaz tavşandan ayırmamalıydı.
Dörtlü bir arabaya yerleştikten sonra Melody merakla yeşil gözlü arkadaşının yanına biraz daha sokuldu ve kısık bir sesle Adam, Gleoiteros ve Mollis'i olabildiğince gizlemeye çalışalım, ya Hogwarts'a tavşan getirmek yasaksa ve onları geri eve gönderirlerse? Kurallar umrumda değil, onlardan ayrılamam! dedi, sesinde hafif bir panik seziliyordu. Her daim kurallara bağlı olan büyücü için kuralları çiğnemek zor olsa da genç kız onun iki tavşana olan sevgisini biliyordu, o yüzden bunu reddedeceğini düşünmemişti. Tahmini doğru da çıktı, Adam kafasıyla onayladı genç kızı.
Kahve saçlı kız, arkadaşına her yıl yaptığı gibi testrallerin nasıl göründüğünü soracaktı ki gelen bağırışlarla duraksadı. Dışarıya kulak kabartıp dinlediyse de pek bir şey anlayamadı, tam o sırada biri arabanın kapısını açıp arabaların nasıl ilerlediğini sordu. Bir süre sorunun neden sorulduğunu anlamlandırmaya çalışan cadı, sonunda bunu boşverdi, ama aklına minik, sinsi bir fikir de gelmişti. Kendinden emin bir şekilde arabaların kendiliğinden uçtuğunu söyledi, fakat aldığı cevap muhtemelen duyacağını düşündüğü son şeydi. Sinirle ağzını açmıştı ki bir görevli tarafından içeri itilen çocukla beraber "Belki de şu anlık sessiz kalmalıyım" diye düşündü. Konuşmalardan anladığı kadarıyla bu çocuk…. testralleri at sanmıştı!
Kahkahasını bastırmak için zorlu bir mücadeleye girişti Melody, kimdi ki bu? Testrallerin varlığını bilmediğine göre 1. sınıftan daha büyük olamazdı, ama 1.sınıf gibi de durmuyordu. Kendilerine önlerine dönmelerini söyleyip başını pencereye çeviren çocuğun sözlerinden sonra kıkırdamadan duramadı, Hogwarts'a bir delinin daha katıldığı kesinleşmişti. Büyük salondaki şöleni ve yemeklerin hayalini kurarak kucağındaki minik tavşanı okşadı.
[/spoiler]