17 Nisan, 2026 09:42:16 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866
Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Gönderen Konu: Aforizmalar  (Okunma sayısı 56 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Cecilia Mae Lacroix

  • Hayalet
  • 2. Seviye
  • İleti: 3
  • 69 Galleon
  • View Inventory
  • Send Money To Cecilia Mae Lacroix
  • Güç Puanı: 0
    • Profili Görüntüle
  • Oyuncu Adı: Işık
  • Meslek: Hogwarts V. Sınıf
  • Hogwarts Binası: Slytherin
  • Biçim Değiştirme Gücü: 3
  • Lanet Gücü: 6
  • Tılsım Gücü: 2
  • İksir Kabiliyeti: 1
Aforizmalar
« : 09 Ekim, 2021 21:35:46 - Kurgusal Tarih: Ekim 1866 »
"Ruhum, riske girecek misin yine?
Tam da böyle bir bahiste
Yüzlercesi kaybetti -
Ama onlarcası kazandı her şeyi -
"

Kelimeler amaçsız bir girdaba tutulup ondan uzaklaşmıştı. Odağının dairesel hareketlerle elindeki kağıttan her şeye dağıldığı bir dikkat dağınıklığıydı o anda deneyimlediği; ucunu kaçırdığı bir uçurtma gibi havada süzülmesini, sonunun güneşin yakıcı ışığına vereceği teslimle olacağını bilerek de olsa ondan uzaklaşmasını izlediği ufak bir aldatmacaydı. Emily Dickinson ve onun caydırıcı kelimeleri halıyı boylarken kendini alt kattaki kız kardeşlerinin çığlıklarıyla titreyen soğuk zemine bıraktı; göz kapakları kapanmak için hızlı bir inada girse de kovdu o isteği ve lekelerle kaplı tavana çevirdi bakışlarını.

Kendini nefes alan ve düşünen, var olmaktan öteye gidebilen her insandan üstün hissettiği o tuhaf moda girmişti yine; fırındaki kekin hazır olup olmadığını tadarak anlamak isteyen ablası ve ona mantıksız davrandığını ispatlamaya çalışırken keke bıçağını sokan diğer ablası başta olmak üzere herkesten akıllıydı sanki, kendini anlamsız kavgalara kaptırıp gitmeyecek, ayaklarını her daim yere sağlam basabilecek kadar daimi hissediyordu.

Yıkıcı bir şangırtının peşinden gelen Lorraine'in çığlığı ve küçük kardeşinin gördüklerinden zevk alan kahkahasıyla beraber bu bencil düşüncelerin dağıldığını hissetti; dikkati yine görülmekten ziyade sezinlenebilen toz bulutlarına, pencerenin kırdığı ışığın onları nasıl da parlattığına kaydı. Kulaklarını dolduran hafif bir şapırtıyla gözleri balık fanusunu aramak üzere odada dolaştı; ancak birkaç saniyelik bakıştan sonra hatırlayabildi balık öldü öleli geçen zamanı, kardeşinin o zamanlar saçma bulduğu yasını. Yıllarını aynı odada geçirdiği bir canlının yokluğuna bu kadar kayıtsız kalabilmiş miydi cidden? Kardeşi onu bulduğunda göz yaşlarına kapılır ve ablalarına haber verme görevi kendisine düşmüşken bu ufak duyuruyu yüzünde üzüntünün zerresi bile olmadan, sakince nasıl yapabilmişti?

Odasında bir ayna bulunmasa kendini ağladığına ikna etmesi daha kolay olurdu; ama biraz başını kaldırmasıyla göz göze geldiği yansıması ona hala aynı duygusuz piç olduğunu gururla kanıtladı. Bu düşünce de dudaklarını biraz bile aşağı çekmez, kaşlarını çatmasından ileri bir tepki alamazken ayağa dikildi, ileri geri odasını arşınlamaya başladı.

Öleli ne kadar olmuştu? İki ay? Üç ay? Hala yaz mıydı? Okuldan ilk geldiklerinde geçirdikleri ağır yaz akşamlarında, gördüğü her şeyin tutamadığı yasını hatırlattığı tuhaf dönemde mi kaybetmişlerdi onu? Neden şimdi umursuyordu, neden o zaman umursamamıştı? Ve lanet olsun, yere kek düşürdüklerinde ablaları ne yapılacağını bilmiyor muydu?

"GÜLÜŞMEYİ KESİN!"

Ufak bir sessizlik ve ardından gelen daha da kuvvetli kıkırtılar kanı beynine sıçratırken baş ağrısının da peşi sıra yükseldiğini hissetti. Eli alnını ovuşturmaya başlarken yalnızca bir balık olduğunu hatırlattı kendine, yalnızca bir balık.

Kendini yeniden halıya bıraktı ve fırlattığı kitabı eline aldı. Birkaç cam parçasını toparlamaya çalışırken gülme krizine giren kardeşlerinin sesini bastırmak için sesli okumaya başladı şiirleri, ölüm ve yaşamın komik dansı hakkında yapılan sükseleri seslendirdikçe kendisine de bir rahatlama geldi, bastırmaya uğraştığı sakin bir neşeyle sarmalandı çevresi. Odanın duvarları ona işkence eden dönüşlerini fiyakalı bir kapanışla (ani bir duruş, baş döndüren bir varlıkla) sona erdirdi, birkaç cümle sonra oturmaya bile dayanamayan kız da böylece ayağa dikildi.

"Melekler oy kullanırken nefes nefese
Seni kaydetmek için oyalanıyor -
Hevesli küçük şeytanlar parti toplantısında
Ruhum için çekiliş yapıyor!
"

Nefes almak için duraklamasıyla birkaç dakika önceki şapırtıdan çok daha gerçek bir ses kulaklarına ulaştı; avucundan damlayan kanı görmüş kardeşinin telaşı. Bunlar şimdi yarayı sarmayı da beceremez, tarzı sevecen düşüncelerle yatağına fırlattı kitabı, son bir bakış da meleklerin hatırı için attı ve çikolatalı kekle başlayan ve iki yaralıyla (saklamaya çalışsa da ablasının işaret parmağından bir damla kan süzülüyordu) sonlanan kaosa bir dur demek için mutfağa doğru acele etti.